Şeftali ağaçları çok güzel çiçek açar.
Çiçeklerin renginde gençliğin özlemi var!
Pembe kağıt üstüne yazılmış mektup gibi
Şeftali çiçekleri mutlu günler muştular!
Üç cemrenin ardından gelen yeşil baharı
Bursa'da,
ağaçlardan,
şeftaliler karşılar!
Tıpkı tarihim gibi her yerdedir kökleri
Bu yüzden Bursa kokar,
.......................................şeftali bahçeleri!
Şeftaliler açınca renkleri yola taşar!
Bursa toz-pembe olur
Gönüller pembe bakar!
Anlatmak ister gibi Bursa'nın kokusunu
Şeftali çiçekleri caddelerde tur atar!
Ne
Hacivat-Karagöz!
Ne Uludağ
Ne parklar!
Bursa'da köşe-bucak
Yazın şeftali kokar!
Hava şeftali eser!
Kızlar şeftali bakar!
Bahçelerde şeftali,
Şeftali, Bursa kokar!
Seyyar satıcıların
meyve tezgahlarından
Bursa sokaklarına
en çok şeftali bakar!
işte bizim okulda
böyle bir bahçe vardı;
Şeftaliler,
dallardan
Bursa Bursa sarkardı!
Şeftalinin kokusu bir türlü dalda durmaz
Okulun ta içine, sınıflara akardı!
ilk kez bu bahçelerde şeftaliyi sevmiştim.
Temmuzda, ağustosta..
................................ne şeftali yemiştim!
Bu yüzden yazlarına;
...............................'şeftali ' dedim,
.................................................... Bursa!
denize kıyısı olmasına rağmen uludağ'ın eteklerine kurulmuş güzide şehirdir.
25-b, 25-a, 38, s-2, s-1 gibi belediye otobüsleri vardır ki, üç adet s-2 peşpeşe gelir ancak 25-b yarım saatte bir geçer. sinir bozucudur. terminal otobüsleri ise sadece bursa'yı değil tüm dünyayı dolaşarak herkesi duraklarına bırakır. 20 dakikalık yol 1 saatte tamamlanır.
her şehirde olduğu gibi kaldırımları beş senede bir sökülüp tekrar yapılır.
uludağ'ın doruklarına ulaşım teleferiklerle de sağlanır ve bu araçlara binildiğinde şehrin tüm güzelliği ortaya çıkar.
liseler arası kavgaları meşhurdur, iki grup karşılaşır ve iki gruptan tanıdık çıkan arkadaşlar işi bağlar, binlerce kez buluşan gruplar bir kez bile kavga edemez.
genellikle muhafazakar bir halktan oluşur.
otobüslerde yaşlılara yer verilir. uyuz yaşlı teyzelerin bahsettiği ''yer vermeyen genç'' yoktur.
şampiyonluk kutlamaları genellikle heykel'de yapılır.
canımızı yakan şehit haberleri her seferinde sitem dolu yürüyüşlere neden olur, halk her şeye tepki koymasını bilir.
bir sene yaşadıktan sonra acayip bağlanırsınız. çok acayip bi şehir. seviyelilikle seviyesizlik iç içedir bu ilde. yıldırımı bok götürürken nilüferde sosyete hayatı vardır. nilüferde kimse selam vermezken yıldırımda akraba gibi olursunuz insanlarla. osman gaziyse ikisinin ortasıdır. ve işin güzel tarafıysa bu 3 ilçenin yani yıldırım, nilüfer ve osmangazinin üçünün birden bursa-merkez olarak geçiyor olması. manidar değil mi? her şeyi özetliyor. keşke lafı bu kadar uzatmasaydım esen kalın.
15 dakikada mudanya da denizle buluşturan 20 dakikada dağ yoluyla yeşil bir şenlik sunan muradiye de osmanlı dönemine götüren heykel de kalabalığa karışılabilen içinde yaşadığım için çok mutlu olduğum memleketimdir. evet istanbul'un yanında köydür ama bursa'da yaşamak da ayrı bir zevktir.
dolmuş olayının istanbuldaki gibi ford transitler ile yapılmadığı şehirdir. dacia logan ile yapılır daha çok. arada 1-2 tane fiat albea ve şahin gözükür. bu dolmuşlar yüzünden sarı taksilere çok nadir rastlarsınız. eskiden merkezi olan ama şimdi ara sokaklarda kalan hamamları vardır. merkezde neredeyse her sokak başında ufak bir mezar ya da türbe vardır bu şehirde. telefirik altında çay bahçeleri vardır. istanbul ve ankara gibi şehirlere göre otobüs garı biraz şehir dışında kalmıştır. istanbuldan araba ile gidilecekse illa ki eskihisar topçular arasında çalışan feribotlara binilir.