Bursa'nın tarihi dokusu, doğası ve havası o kadar birbirine karışmıştır ki ahmet hamdi'nin de dediği gibi zaman algısı yekparedir adeta. Bu şehrin gerçek dokusunu yakalayan için geçmiş, gelecek veya an yoktur. Parçalanmaz bir zaman algısı sarar sizi. Çünkü 600 yıllık ulucami ile 80 yıllık Atatürk heykelini yadırgamaz aynı bursa ruhu ile kabul edersiniz.
Hatta bu şehrin öyle mistik bir atmosferi vardır ki yine ahmet hamdi'nin dediği gibi ölüm bile bu topraklarda tatlı bir uyku gibi gelir.
Velhasıl kelam "Billur Bir avizedir bursa'da zaman"
Kızları genelde türkiye ortalamasının üstünde olan şehir.ayrıca türkiyedeki geniş kalçalı ve koca memeli hatun popülasyonunun yarısından fazlası burda diye düşünüyorum.kötümü bu tabiki değil.
Henüz tam anlamıyla geç kalınmamışken acilen radikal bir şehir planlamasına gitmesi gereken şehir.
Bu planlama yapılırken şehrin merkezi belirlenmeli. Heykel,yeşil,Tophane, muradiye,setbaşı, fomara, çekirge, Altıparmak ve Yıldırım'ın bir bölümü şehir merkezi kabul edilmeli.
Bu kabul edilen şehir merkezlerinde trafiği minumum düzeye indirip metro çalışmaları yapılmalı. Tarihi dokuyu korumak adına tarihsel binalar ve Mahalleler tekrar elden geçirilmeli ve en kısa sürede bir açıkhava müzesi oluşturulmalı. Bunu yaparken de bol bol ağaç dikimi yapılmalı.
Bu saydığımız merkez dışında kalan yerlerde yerleşim site tarzı olmalı. Özellikle kuzeye doğru giden ovalardan yerleşim değil; tarım desteklenmeli.
Doğal güzelliklerin olabildiği kadar reklamı ve bakımı yapılmalı.
Acil bir uluslararası havaalanı yapılmalı.
Sanayi kuruluşlarına çok sert çevreci önlemler getirilmeli.
Bursalı ünlülere ait evlerin müze haline getirilmesi.
Eğer bursa'yı tarihin yüklediği Misyonla yeşil-beyaz yapmak istiyorsak bu şehri açıkhava müzesi haline getirmeliyiz. Çok daha fazla geç olmadan.
Kaplıkaya civarından terminale gitmek için 1.5 saat önce yola çıkmama rağmen anlamsız trafiği yüzünden 16:00 otobüsünü kaçıracağım sanırım. Saygılar recep altepe bey.
türkiye'nin en kötü belediyesine sahip şehirdir. ulaşım, su türkiye'nin en pahalısı olmakla birlikte hizmet 0'a yakındır. bir tane adam var başta ''benim çocukluk hayalim tramvay yapmaktı'' diyor. çat yapılıyor. sonuçta trafik felç.
lan belediyenin araç kiralama servisi, deniz otobüsü, deniz uçağı var. sanırsın belediye değil, ulaşım firması. metro konusu var mesela, o aptal makinaları koydular. para üstü vermiyor bir şey yapmıyor. metro yapıyor yol üstünden geçiyor. lan gittiler şehrin ortasına toki yaptılar. şehrin tüm büyüsü bozuldu amk.
mesela bir başka örnek seçimlerden önce bunlar havuz falan açtılar, uygun fiyatlı. seçimden sonra o havuzlar boşaltıldı. kimse çalışmıyor, kaldı lan bildiğin öyle. sonra biz stad yaptık. banane abi staddan, ben ulaşıma bakarım ucuzluğa bakarım. ha ben nilüfer'de yaşadığım için daha rahatım tabi. bozbey başgan sağ olsun.
evet yalova yolu çevresinde oturuyorsanız 1 otobüsle heryere gideceğiniz şehir. zaten bir tane otobüs geçiyor oda şehrin başından sonuna kadar gidip geliyor. Lakin şehir içinde oturuyorsanız en az iki vasıta kullanarak bir yere ulaşabiliyorsunuz. Ulaşımıda en yavaş olan şehirdir. Hazır yazmışken şunu da ekleyeyim o tokileri şehrin ortasına dikenlerin allah bin belasını versin
Araplarca kuşatılmış zavallı şehir. Her yer Suriyeli, arap marap gululu lululu konuşan insanlar. Her yer kara çarşaf dolu. Benden kalın kaşlara sahip bombacı kılıklı çarşaflılar. Tahran gibi her yer.
Kampüs imam hatip gibi. insan istemsizce ilahi söyleye söyleye yürüyo.
3-4 kere geldim, bu son gelişim de iyice dumur oldum vallahi de billahi de.
Neyse ki görükle diye bi yer var da gözüm kafe gibi de olsa bar gördü.