lodos, bursa için sessiz ölüm demek. hatta bursa için bir kabus demek. türkiye'de lodosun başkenti bursa olmuştur. lodosun şiddetinden habersiz olanlar soba yakıp gaz içeri dolunca karbonmonoksit zehirlenmesiyle yaşamlarını yitirirler. genç yaşlı demeden yaşamdan koparan sessiz bir katildir. lodosun estiği gecelerde de 112 ve hastane acil servisleri mesai yapar. yüz civarında zehirlenme olayı yaşanmıştır. bursa'nın olumsuz taraflarından biri de şiddetli lodos ve soba zehirlenmeleridir. çatıları ve izolasyon malzemelerini söker, etrafa savurur. trafik ışıkları, elektrik direkleri yıkılır, ağaçlar kökünden sökülür. uçan işyeri tabelaları ve çinko çatılar araçların üzerine düşer, camlarını patlatır. daha da ilerisi, akaryakıt istasyonlarının yüksek ve kocaman tabelaları bile yıkılır, yıkılmamışsa da yıkılmaya ramak kala sallanır. kaba inşaat iskelelerini yıkar, inşaat kalasları ve montajı iyi yapılmamış tabelaların tehlikesi büyüktür. küçük segment otomobilleri sallar ve yalpalamalarına yol açar. elektrikler gider gelir, alarmlar ötmeye başlar ve lodosun uğultusuna eşlik eder. metro ve tramvay seferleri aksar. gerekli olunmadığı sürece sokağa çıkılmaması konusunda uyarı yapılır. bursa'da lodos, lodos olmaktan çıkıp adeta kasırgaya dönüşür.
insanda dışarı çıkma isteği uyandıran lodostur. Dışarısı esiyor esiyor birden duruyor sonra yine başlıyor. Bursa lodosu bu her şeyi gibi o da ayrı güzel.
şu anda eseni, geçen seferkinin (hani şu elektrikleri kesen, yeni stadın vincini yıkan lodos) ile karşılaştırılınca "fırtınanın karşışında osuruk" kalan lodostur.
an itibariyle bulunduğum evin camlarındaki baskıyı alenen hissettirerek çığırından çıkacak gibi kuvvetlenip saniyesi dolmadan hiçbir şey yokmuş gibi tekrar sükun etmektedir.
pencerelerin contalarından böcek gibi ses çıkmasının nedeni, nice ocağa incir acağı dikip karbonmonoksit zehirlenmesinin sebebi, çatıları havalandırıp, tuğlaları savuran, ağaçları kökünden söken rüzgardır bursa lodosu. yolda yürürken esse, yerden havalanacağını sanırsın. o derece...