2006 dünya kupası, bu lig için dönüm noktası olmuştur. yıllardır bayern munich in domine ettiği lig, 2006 yılından itibaren franz beckenbauer in almanya futbol federasyonu içerisindeki görevinin önem kazanması ile bavyera devinde yaşanan değişim, gazprom un schalke 04 e sağladığı büyük mali kaynak, borussia dortmund un, jürgen klopp önderliğindeki çıkışı, felix magath ın önce stuttgart ardından da wolfsburg daki etkisi ile, kendi içerisindeki rekabeti kızışmış, statların mükemmelleştirilmesi ve tribün gelirlerinde avrupa nın mali açıdan en güçlü ligi haline gelmeleri, bugünlere gelmelerindeki en önemli sebeplerdir.
özellikle doğu avrupa ülkelerindeki scout ları ve altyapıya verdikleri önem, meyvelerini vermeye başlamış ve bundesliga yı '70 lerdeki ihtişamını tekrar kazandırmıştır. izlemesi en zevkli liglerden birisidir
şu ligler var ya, 5 tane... hah. ben bunları hiçbir şeye değişmem lan. sevgilim terk etsin, eşim boşasın. tabi ki "sikimde değil yea siktir git" demem de, "bundesliga'yı benden çok seviyosun meister" deyip terk edecek olursa birisi, bozuk atarsa... peşinden gitmem lan.
maçın 24. dakikasında edin dzeko'nun attığı golle wolfsburg 1-0 öne geçti. 27. dakikada yine dzeko'nun golü geldi ve skor 2-0 oldu. 30. dakikada ise wolfsburg'un juventus'tan yeni transfer ettiği diego skoru 3-0'a getirdi. maçın 39. dakikasında morten rasmussen'in golüyle skor 3-1'e geldi ve ilk yarı bu skorla bitti. 48. dakikada ise elkin soto'nun attığı golle fark 1'e indi: 3-2. 58. dakikada ise andré schürrle'nin attığı golle skora eşitliği getirdi mainz 05. adam szalai ise 86. dakikada attığı golle mainz'a 4-3'lük üstünlüğü getirdi ve maç da bu skorla sonuçlandı. 3-0 yenik duruma düşmesine rağmen 4-3 galip gelmeyi başardı mainz 05. gerçekten büyük bir başarı.
bu maçta 9 gol vardı. 20. dakikada patrick herrmann perdeyi açtı ve mönchengladbach'ı 1-0 öne geçirdi. 24. dakikada eren derdiyok'un attığı golle skor 1-1'e geldi. 40. dakikada roel brouwers'ın golüyle deplasman ekibi 2-1 öne geçti tekrar. 44. dakikada patrick herrmann'ın golüyle fark ikiye çıktı. 56. dakikada juan arango'nun golüyle skor 4-1 oldu. 58. dakikada arturo vidal'in penaltıdan attığı golle skor 4-2'ye geldi. mohamadou idrissou'nun 60. dakikada attığı golle mönchengladbach 5-2 öne geçti. 69. dakikada marco reus'un golüyle 6-2 oldu skor. 70. dakikada ise maçın son golü geldi: stefan kiessling. maç skoru: 6-3. kazanan ise borussia mönchengladbach.
çocuklara, hangi kanalda hangi maçları izleyebilecekleri söylenmeli. ligde hangi takımların yer aldığı, kimin düştüğü kimin çıktığı, lig tarihçesi, önemli kişiler ve kulüpler... alman insanının bundesliga'ya bakışı, stadyumlar, oyun anlayışı... hepsinin öğretilmesi lazım. bu eğitimin 6. sınıfta başlaması, yeni yeni "erkek"leşmeye başlayan sevimli veletlerin ilgisini çekebileceğinden, en iyisidir. kapaktan vazgeçip beden hocasından futbol oynamak için top isteyebilen her çocuk, okulunda bundesliga'yı öğrenmelidir.
milli eğitim bakanlığı bu entrymden feyz alacak olursa, ilk öğretmen olarak beni atasın. evet böyle bir isteğim var. bu gerçekleşirse, eğitim sistemine sövmekten bile vazgeçeceğim. zaten öyle çok anarşist bir insan değilim. haydi bakalım, şimdi diğer bölüme geçelim...
2. haftası, bugün oynanacak maçlarla geride kalacak ligdir bu. favorilerin tel tel döküldüğü, puan alması zor görünen takımlarınsa çılgın attığı bir hafta oynanmıştır. gelelim maçlara,
ve şu sıralar bayer leverkusen ile borussia mönchengladbach arasında oynanan maç, deplasman ekibi olan borussia'nın 3-1'lik üstünlüğüyle devam ediyor. ilk yarı böyle bitti.
trt 3 bu sezon biraz daha dikkatli hem yayın hem spiker konusunda. bu da harika olmuş. haftada hiç değilse 3 maç izleyebiliyoruz. ve istisnasız hepsi inanılmaz eğlenceli maçlar oluyorlar. dünyanın hiçbir yerinde böyle stadyumlar, böyle seyirci, böyle futbol yok. bundesliga'nın aslında favorisi yok. şampiyonluk için 10 takım mücadele verebilir. bu sezon da bu olacak sanırım. premier ligden farklı olmasını sağlayan nokta da bu... premier ligin kalitesine kimsenin diyeceği yok. fakat bundesliga sürprizlerle doludur, futbol kalitesi olarak premier ligle yarışır ve "artistik" bir lig değildir.
stadyumlar her zaman tıklım tıklım doludur, ki bu stadyumlar 10 bin kapasiteli göt kadar yerler değillerdir.
muhteşem taraftar, muhteşem futbol, muhteşem puan tablosu.
Uluslararasi Mali Denetim Şirketi Deloitte'ın her yıl yaptığı Yıllık Futbol Finansmanı Araştırmasının sonuncuna göre; Bundesliga, ingiltere Premier Ligi'ni geride bırakarak Avrupa'da kulüplerinin en çok kar ettiği lig oldu.
Araştırmaya göre, 2008-2009 sezonunda Bundesliga takımlarının toplam karı 205 milyon doları aştı.
Aynı sezonda ingiltere Premier Ligi takımları yaklaşık 2,8 milyar dolar gelir elde etseler ve bu alanda Avrupa'da ilk sırada yer alsalar da, toplam işletme karları yüzde 50'den fazla alarak 114,6 milyon dolara geriledi.
turkcell süper lig listede sekizinci sırada yer aldı.
son 2 haftayı ** 2-1'lik yenilgilerle kapatan bayern münih'in liderliği bayer leverkusen'i kuzey ren vestfalya derbisinde 2-0 yenen schalke 04'e bıraktığı lig. bu ligin bir de avusturya versiyonu vardır ve almanya kadar zevk vermez.
trt denen dandik kanal yüzünden bu sene yazık olmuş ligdir. hamburg-werder bremen maı dururken gidip de ligin en kötü takımlarından ikisinin maını vermesi de bunun göstergesidir. kardeşim madem önemsemiyorsunuz bırakın başka bir kanal yayınlasın. almayın ihaleyi. adam gibi izleyelim şu ligi ya.
trt'nin saçmasapan tercihleri nedeniyle doğru dürüst izleyemediğimiz ligdir. yayın hakkını hiç satın almasalar daha iyidi. şu maçları canlı yayınlayın kardeşim, hüseyin başaran'ın sesinden de olsa izlemeye razıyız.
ülkemizde yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşun* elinde sayamadığım kadar kanal olmasına rağmen, cuma akşam maçlarını canlı yayınlamak yerine banttan golf müsabakası yayınlamayı tercih ederler.
28 kasım 2009 günü 16.30 maçlarının tamamı ki 5 adettirler ilk yarı sonu itibariyle 0-1 olan ligdir. toplam da bire 4 milyon tl verebilecek bu durumu bochum savcılarının insiyatifine bırakıyorum.
gollerin neredeyse tamamının ikinci yarıda atıldığı bir ligdir.
bahisseverler ya da ondan önce futbolseverler, ilk yarısını izledikleri bir bundesliga maçında heyecan yapmamalıdırlar. ilk yarıda 4 gol barajı aşılmışsa muhtemelen o maç 7+ olur. onun haricinde, ilk yarısı 0-0, 1-0, 1-1 gibi skorlarla tamamlanıp da 5-4, 4-0, 5-0 biten maçlar çoktur.
harika bir lig. her sene farklı bir takım şampiyon olur. her sene çekişme olur. liderlik koltuğu sürekli değişir. her takım birbirine denktir. hamburg, stuttgart, schalke 04, werder bremen, b.dortmund, wolfsburg, leverkusen, hertha berlin. bu saydığım takımlar arasında en iyi takım hangisi diye sorsam kesinlikle kesin bir sonuca varamayız. çünkü takımların arasında uçurum yok. akıllı transferler yapılıyor ve büyük ihtimal bu ligdeki bu durum bir kural gibime geliyor. transfer sınırlaması yani. kimin ne yapacağıda hiç belli olmuyor. hertha geçen sene şampiyonluğa oynarken bu sene küme düşmeme mücadelesi veriyor. bu sene yine farklı bir takım ön planda görülüyor. leverkusen, 11.hafta itibari ile 23 puanla lider görülüyor. fakat 8. sıradaki takımın puanı ise 18. 1. ile 8. arasındaki puan farkı sadece 5. bu sene kim şampiyon olacak kesinlikle kestirilemiyor. ve bu almanya ligi her sene böyle. stadlar muhteşem, hep tıklım tıklım dolu. hiç bir olay çıkmıyor. insanlar akşam gezebilsin diye yanılmıyorsam cumartesi ya da pazar maçların akşam oynanması yasak. ingiltere ligi'nden sonra zevk aldığım 2.lig. tek olumsuz birşey söyleyebilirim, alman takımları avrupa kupalarında başarılı olamıyorlar, werder bremen geçen sene uefa'da final oynadı fakat onlar için başarı bu olmamalı.
italya ligi, ispanya ligi, fransa ligi.. bu liglerden kesinlikle zevk almıyorum. lyon bir ara ambargo koymuştu şampiyonluğa. şimdi biraz daha iyi gibi lig ama tat vermiyor. ispanya zaten çekilmez bir hal aldı. takımlar arasında inanılmaz bir uçurum var. ayrıca stadlarıda çok kötü ve çok eski. bizim ligdeki stadlara kötü diyorduk, bunların stadlarıda en az bizim lig takımlarının stadları kadar var. nou camp ve bernabau hariç tabi. italya'daki futbolda zevk vermiyor açıkcası. çünkü ırkçılıkla, siyasi çatışmalarla sürekli geriye gitti bu lig. buradaki stadlarda ispanya'dan daha beter. çok ama çok eskiler.
ve son olarak bundesliga ve premier lig'de futbol izliyorsunuz. gerçek bir futbol.
tribünlerde bile meşhur alman disiplininin görüldüğü alman 1. ligi. bizde ki gibi, merdivenlere adam oturmaz. staddan çıkmak isteyen adam merdivenlerde insanlar oturduğu için mahsur kalmaz.
2008-2009 sezonunda toplam 13,013,422 kişi stadyumlardan izleyerek rekor kırmışlardır kendileri. ortalama seyirci ise 42,528 dir. en fazla seyirci ortalamasına sahip klüp ise 74,830 ile signal iduna parkta oynayan borussia dortmund tur.