ifmsa adlı dünyadaki saygın tüm tıp fakültelerinin dahil olduğu kuruluş yardımıyla brezilya'nın espirito santo eyaletinin vitoria şehrine 2015 yılının temmuz ayının başında gittim. kadın doğum stajı amacıyla güney yarım kürenin en güçlü ve en çok merak edilen ülkesine gitme fırsatım oldu. brezilyanın gördüğüm naçizane özelliklerinden bahsetmek isterim sizlere: gittiğim yer italyan kökenlilerin yoğunlukta olduğu refah düzeyi yüksek bir kentti. ülkede her renkten insanın (ülkemizdekinden çok daha keskin çeşitlilikten bahsediyorum) birarada refah içinde birbirlerinin kökenlerine renklerine takılmadan insanına kişiliğine göre değer vermesini gıpta ile izlediğimi söyleyebilirim ve ayrıca çocuklara hem anne hem de babanın soyadı veriliyor ve reşit olunduğunda birey iki soyaddan birini kendi rızasıyla öncelikli olarak seçebiliyor ki bu ata erkil toplum yapımızın farklı olan özelliklerinden biridir. para birimleri hemen hemen tl ile aynı olan brezilya reais'idir.güzel sahilleri ortalama olarak türk kızlarından çok daha güzel olmaları etin, benzinin ülkemize göre çok daha ucuz olması avantajlarındandır. temmuz ayı kış olmasına rağmen sıcaklıkları ortalama 24-25 santigrattır.stajımda ise gördüğüm tıp anlamında daha detaylı bir eğitim aldığımızdır brezilya'ya nazaran belki de bu benim okulumla staj yaptığım üniversiteye bağlı bir şeydir.stajımın son haftası rio ve sao paulo ya yaptığım gezi ile de söylemek istediğim tek şey fırsatınız varsa dünya gözüyle rio de janeiro yu görmeniz gerektiğidir.
kitap okuma oranını arttırmak için çok başarılı bir projeye imza atmış ülkedir. dünya kitap gününde kitaplara barkod yerleştirerek bilet yerine kullanılmasını sağlamışlar. taşıması kolay olması amacıyla küçük kitaplar tasarlanmış.
böyle güzel fikirler inşallah bizim ülkeye de nasip olur. tabi okumak istemeyen elbette okumaz; oranlar artar mı bilinmez ama bunun adına gerçekleştirilen bir çaba bile benim gözümde çok değerli.
1979 yılında, bir çiftçi arazisinde bir altın külçe bulmuş ve daha fazla olup olmadığını araştırılmak için bir jeologla anlaşmıştır.Bu haber bir kaç gün içinde Brezilya basınında yayıldı ve bölgeye altın hücumu başladı. 5 hafta içinde yaklaşık 10 bin madenci toprağı kazdı. 6 kilogram ağırlığında külçeler buldu.1980 yılının Mayıs ayına gelindiğinde yaklaşık 4000 madencinin her biri 2-3 metrelik araziler satın aldı ve derine doğru kazmaya devam etti.Maden ocağının dibine doğru ahşap merdivenler kurup birkaç yüz metre yükseklikte çalışmalarına devam etti. Her çantada altın bulma umuduyla elenmiş 20 kilogramlık toprak doluydu. Bir süre sonra maden yaklaşık 100.000 işçinin istihdam edildiği bir alana dönüştü.Kazılan madenin yerinde oluşan dev çukurun etrafında ayda 60-80 cinayetin işlendiği gecekondu mahallesi ortaya çıktı.Geride kalan 6 yıl içinde madenciler 44.5 ton civarında altın üretti. Altının yüzde 90'ı karaborsada satıldığı için bu rakam, gerçek verileri yansıtmadığı tahmin ediliyor.Madende çalışan işçiler bir günlük çalışmalarının karşılığında 2-3 dolar kazanabiliyordu.
polisin, hastaneden kaçan bir uyuşturucu kaçakçısını yakalamak için Rio de Janeiro'nun kenar mahallerinde dokuz gündür düzenlediği operasyonlarda 10 kişi hayatını kaybettiği ülke. http://www.gazetevatan.co...cti-10-olu--962127-dunya/