Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları,
Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları,
Sararıp dökülürken güz rüzgarlarında
Ardında savrulsunlar, unut yaprakları.
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar
Seninle yeşerdiler, seninle soldular..
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları.
Evet sevgili dost kar çok güzel yağıyor. iste sırf bu yüzden(!) sana bir kutlama yapıyorum yoksa yeni yıla gireceğimizden değil. Kutluyorum seni dost ve bir dilek bırakıp kaçıyorum:
Sen dur. inşallah seni kovalarlar.*
Yaptığı bazı tespitler zannımca yanlıştır. Kadınlar erkeklerden daha az yer. Yemek zorundadır. Cünkü bu onların yapısında var. Bir adam günde sadece bir lahmacun yiyip doyuyorsa gerçekten büyük bir sorun var demektir.
Ha birde dua et kadınlar az yemek yesin. Şimdi beddua falan güzel degil yanisi.
"gitsen gidemiyorsun, bekliyorsun sevdiğin de gelmiyor. o boşluk dolmuyor. iki günlük aşk değil ki dolsun lan zaten. ellerin kolların bağlı duruyorsun. düşünmek en kötüsü. düşündükçe insan kafayı yiyor. hele başkasıyla olduğunu düşündükçe, delirdiğimi hissettiğim günler oldu."
oldu kardeşim, delirdiğimi hissettiğim günler oldu...
yazılarının bir kısmına bakınca tanınamayacak yazar. doğrudur elimden sigara düşmez, tesbihimde var ama 1 milyoncudan aldım malesef babamdan yadigar kalan tesbihi kaybettim, arabeski müslüm ve gayrımüslüm diye ikiye ayırırım. birini sevdiğim ama sevilmediğim için doktora gitmedim, hapla, ilaçla unutmaya çalışmadım; tedaviye ihtiyacı olanlar sevdiğimiz için bizi suçlayanlardır. bu yüzden ahlakçı toplumun iki yüzlü bireylerinden biri değil, ahlaklı toplumun mutlu ya da mutsuz insanı olmakla yetindim. onların yerine bazen utandım. ama bir şeyi çok istemek her zaman başıma dert oldu. hayatta bir kişiden acayip biçimde nefret ediyorum(sen değilsin) ama birçok kişiyi çok seviyorum. kendi halinde biriyim. ilerde kitap yazmayı düşünmüyorum. daha çok zaman bulup daha iyi resimler yapmak istiyorum. öyle.
doğum gününde kendine bir behçet necatigil şiiri armağan eder. o da zaten birçok şeye bedel... iyiki doğmuşum yoksa kim anlatacaktı karasevdayı buralarda.