gece çöker, sigaralar yanar, ciğerime duman dolar, muhabbetler öksüz ağlar neredesin brell babuş. *
gece 3 ve sigara denilince aklıma düşen yazardır. her gece birer nefesi tüm uludağ için içeceğimiz adamdır.
gece 3 te ateşlenen sigarayı bu gece kendi mıntıkasında, nickaltında tüttürecek tirko. gelmek isteyene sandalye var, buyrun burda ateşleyin. "Adamları nickaltına çağırıyosun oturtacak sandalyen yok" dedirtmem.
florya da havuz kenarında oturmakta suda yüzen ördekleri sakin bir havada seyretmektedir. Bazen karaya vuran gemilerini düşünür, Askerden getirdiği künyesini parmaklarına dolayıp sallar felan. Böyle serin takılır arada işte.
yarın doğum gününü yine kutlamayacak yazar. Bu yaşına kadar rengarenk pastalara gömülmüş yekpare mumlar üflememiş, doğum gününde özel mesajlar, arkadaşlarından sürpriz hediyeler almamıştır. Fakat insanın kafasındaki rakamlar, tarihler önemlidir. Kendini çok seven, aynanın karşısında yanaklarını mıncıran bir insan olmamak da o kadar önemsiz. Dedim ya rakamlar önemli, bir anısı, izi olmayan rakamlar, tarihler. Kimse için bu tarihin ya da diğerinin önemi olmaz, olamaz- belki sadece tanrının kutladığıdır-. Bazı adamlar, gerçekten kendi eğlencesini ve kendi kutlamalarını yaratır. Onun için kurulan Birkaç cümle alâdır. Bu yüzden ben her gece yatmadan önce benim için kurduğun cümlelerin tanrının bir tebriği olduğunu düşünüyorum...
bizim evin en uykusuz doğum günü çocuğu. Mum üflemedi ama sigara içecek. Pasta yemedi ama çay içecek. inşallah güzel ve sağlıklı günler görecek. Doğum gününü kutlayan herkese kuru kuru teşekkür edecek. Elimizdeki imkan bu.