1 ve 2. sezon pek türkiyede tanınmayan 3. ve 4. sezonlarda izlenme oranı artan ve 5. sezonda her türkün ağzına sakız olmuş ve çoğu bireyin izlemiş olduğu şaheser dizi. ve böyle bir diziyi ilk sezon ve ilk bölümünden beri haftalık takip ettiğimden dolayı ayrı bir yeri vardır bende.
gelmiş geçmiş en iyi dizidir. senaryo, çekim teknikleri, detaylar, karakterlerin işlenişi ve özgünlüğü, oyunculuk her şeyiyle enfes. dizide çekilen bir sahne dahi vakit doldurmak adına çekilmemiş. yani övecek kelime bulamıyorum bu dizi için. ne dersem diyeyim bir önemi yok.
Ölmeden önce izleyin. çünkü insanlar ikiye ayrılır: breaking bad izlemiş olanlar ve izlemeyenler.
iki gün evvel bitirdiğim ve dizi aleminde özel bir yer edindiğini düşündüğüm. kısaca tanımlayacak olursak; kanser teşhisi konulmuş bir adam, bu kanseri yenmek için giriştiği mücadelede bambaşka bir hayata savrulması ve kanserin fiziksel olmakla kalmayıp ruhsal olarak da benliğini mutasyona uğratması.
sağlam bir senaryo omurgası, her bölümde şaşırtıcı bir başlangıç ve sürprizler, makul bir düzeyde gerçeklik, eleştiriye mahal vermeyen oyunculuk performansları...
Sıradan insanların ne kadar uç noktalarda bir yaşam sürebileceğini ve kötülükle iyilik kavramlarının ne derece muğlak, müphem olduğunu görüyoruz hikayenin akışında. Sırların, hırsın, intikamın, gücü ele geçirenin hikayesi bir yerde.
bittiğine en çok üzüldüğüm dizidir. bir çılgınlık yapıp yeniden mi başlasam diyorum çünkü hem güldürdü hem hüzünlendirdi hem nefreti bir kez daha hissettirdi. sonunda biraz üzdü ama walter reyiz istediklerini tek tek yaptı bu kadar çok duyguyu biranda hissettiren bir diziydi. dizi efsanelerim arasına girmiştir ve arşivimde yerini almıştır.
(bkz: walter reyiz)
(bkz: kemçük ağız)
bitmesini istemediğim nadir dizilerden biri diyeceğim ama başka bir dizi gelmiyor aklıma izleyipte keşke bitmeseydi dediğim. Çogu kabak tadı verdiği için bitmeliydi. kimisi de hikayenin tamamlanması için. ama breaking bad bitmemeliydi.
izleyici ile arasında farklı bir bağı olan her karakteri ayrı bir havada takılan muhteşem ama bitmiş dizi. oturup baştan izlemeyi bile düşünüyorum şu sıralar.
Televizyondan ve müzik dünyasından isimleri birer The Simpsons karakteri olarak çizdiği serisi Simpsonized ile internet ünlüsü haline gelen illüstratör Adrian Noterdaem, Breaking Bad karakterlerini de Simpsonize etmek için doğru zaman olduğunu düşünmüş olacak ki aşağıda linkte bulunan çizimleri bizimle paylaşmış... http://www.buzzfeed.com/r...ers-drawn-as-the-simpsons
dizi tarihine altın harflerle yazılacak dizi. bir kimya öğretmeni ve normal bir yaşamın nasıl adranelin dolu olacağını gösteren yapım... bu diziyi şu anda izslememiş olanları o kadar kıskanıyorum ki... tekrar baştan hiç izlememiş olarak bir daha baştan izleseydim keşke.
bildiğim en kaliteli dizi. 5 sezon da hep aynı heyecanda giden başka dizi yok. dizinin arka planında bir girişimcilik ruhu var. uyuşturucu işine girip o işi büyütmek bir girişim süreci. iki kişinin sarsılmaz dostluğu da dizinin temelini oluşturuyor.
--spoiler--
dizinin en takdire şayan yanı da 5. sezon 4. kadar güçlü ve şaşırtıcı olarak bitti. olması gerekenler oldu hep aslında. ikilinin giderek daha kötü kişilerle karşılaşmaları olması gereken bişeydi. oldu. uyuşturucu işinde iki kişiden birinin diğerini satması normal bişey. oldu. bütün olanlara rağmen walter white gene sevdiklerini kurtaracaktı kurtardı. kötü adamlara haddini bildirecekti. bildirdi. 5. sezon benim beklediğimden daha abartısız, daha lezzetli olmuş.
--spoiler--
bu diziden türk yapımcıların öğrenmesi gereken iki şey: 1) müziği bangır bangır bağırtmadan da dizi yapılabiliyor, 2) adamlar amerikanın en ücra şehirlerinden birinde, o şehri tamamen sergileyerek, başrole koyarak, 5 sezon dizi çekiyorlar. biz de olsa ilk bölüm sivas'ta sonraki bölümler istanbul'da olurdu.