Enlerin şehridir. Enlerin demişken kötü yònleride uç noktada iyi yönleride. Doğal güzellik olarak eşine kolay rastlanmaz. abant gölcük yedigöller mudurnu göynük kartalkaya bunlar sadece bildiklerimiz . Büyük sehirlerden geleni oksijeni carpar ozellikle kampuste. kotu yonleri insan yapisiyla basliyor. hem boludakiler hem disardan gelen vr bir sure sonra bisey oldum sananlar sayica fazla. kisacasi bolu burda her sey olu.
Ortalama rakım 1000 m., merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır. Matematiksel konum açısından 30 derece 32 dakika - 32 derece 36 dakika Doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika - 41 derece 01 dakika Kuzey enlemleri arasındadır.
Karadeniz Bölgesinin batı bölümündeki illerimizden olan Bolu, Karadeniz Bölgesinde, yalnızca Zonguldak iliyle komşudur. Öteki komşuları iç Anadolu ve Marmara bölgelerindedir. Bolu ili, 30 km.lik bir kıyı boyunca Karadenizle de komşudur. Yüzölçümü 11.051 m.
dün gece 4.8 şiddetinde deprem yaşamış olan bir ilimiz, memleketim. dün gece pek çok kişi korkup sokaklara çıkmış ***, 99 depremini hatırlatmış olabilir. çünkü o zamandan beri şiddetli deprem olmamıştı.
geçmiş olsun hemşerilerime.
Kısa kalsanızda bu kış zamanı havasından suyundan kendinize gelmenizi sağlayan şehirdir. Ama o beş yıldızlı otelleri hiç tavsiye etmem onlardan her yerde var zaten. Alın dürbününüzü pusulanızı dağlarına çıkın.
Abant'ı ile meşhur olsada, en güzel yeri Gölcük olan şehir. Gece vakti nereden aklıma geldi bilmem ama; hafta sonu mangal ve rakı yapacağım manzarana karşı. Bekle beni bolubeyi, bekle beni Köroğlu. Nigar'a da selamlar.*
bir yere oturup happy moons tan daha pahali fiyatlari gormemle beni saskinliga ugratmis sehirdir. bir tek golu var kimse de hergun gole gezmeye gitmedigine gore onun da bir anlami kalmiyor.
doğasına, havasına eyvallah ama...
göle git, dağa git, e sonra? tamam piknik yaparsın ama herkes de doğa sevmiyor ya? bırakın artık şu herkes iyi olacak ayaklarını. kimisi her gün içer, bu ona göre olması gerekendir, başka kimseyi bağlamaz. ''karıyla kızla'' da eğlenir. bu da seni bağlamaz.
insanı hakkında bir kaç söz etmek gerekirse, hala köy zihniyeti taşıyorlar. ''öğrenci niye geliyo?'' ''huzurumuzu bozuyor'' kafasındalar. üniversitenin ve dolayısıyla da öğrencinin hala ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
baksana eskişehir'e. neye yatırım yaptılar? öğrenciye. sonuç? eskişehir en başında ''barlara gitmek isteyenler gelmesin'', ''karıyla kızla eğlenecekler başka yere gitsin'' dese, şu an bu durumda olur muydu?
demek ki neymiş, insanların inancına, yediğine içtiğine, tercihlerine karışmayacaksın. herkes senin gibi olmayabilir.
demek ki neymiş, senden olmayana tahammül edip, onunla da yaşamayı öğrenirsen büyükşehir olursun. bence büyükşehirden önce adam olman lazım.
son söz de burayı yazanlar veya yazmayı düşünenlere gelsin;
yazdıysanız, geçmiş olsun. yazmayı düşünüyorsanız, hiç düşünmeyin.