Diziyle birlikte özellikle çocuk karakterlerinin büyümesine tanıklık ettiğimiz, herşeyiyle bu ülkenin dizisi. 90'larda yaşayıp da izlemeyen yoktur herhalde diye düşünüyorum.
uydudan yayın yapan tr1 adlı kanalda hafta içi her akşam üstü tekrar,bıkmadan,usanmadan,keyifle ve yüze farkında olmadan yerleşen bir gülümsemeyle izlemek mümkün bu efsane diziyi.
kalitenin bir başka anlatım şekli olan dizidir. sıkıcı pazar akşamlarında ertesi gün okula gitmek üzere erken kalkmak zorunda olmanın, yatmadan önce son izlenen dizi olarak eğlendirmesinin yanı sıra sıcacık bir aile toplantısına da vesile olmuştur zaman zaman. hatırlandıkça insanı hüzünlendiriyor. çok klişe olacak belki ama o zamanlar biz daha mı çok tat alıyorduk acaba her şeyden yoksa zaten her şey şimdikinden daha mı güzeldi?
oyuncularının yarısı vefat etmiştir. türkiye'de yapılan en güzel aile dizilerinin başında gelmektedir.
şu unutulmaz karakterler bu dizi sayesinde var olmuşlardır.
(sadece bazıları)
şükrü
nazan
ali
bilge
horozcu yavuz (katil)
kapıcı cafer
sabri bey
dunkof
taktak sedat
benim adım cemil (sarhoş)
sabriye
ayla hanım
alman ulrike
davut usta
yandan çarklı (halil pazarlama)
ergun
çaycı abbas
yengeç hüseyin
tertip (galip)
tahta kafa raşit
mine
şevket
keşke pazar günleri birdaha yayınlansa eski bölümleri tekrar hatırlasak ertesi gün okul olduğunu unutulan ödevi gizli gizli yaptığımızı ve ardından banyo yapmayı dediğim efsane dizi.
pazar akşamları annemin patlattığı mısırlar ve sıkılan portakal sularının eşliğinde (şimdiki diziler gibi 90 dakika yerine 50 dakika süren) tadına doyamadan çabucak biten çocukluğumdan hatırladığım en güzel sahneler.
2000'li yılların dizileri gibi zenginlerin, köşklerde, konaklarda yaşayanların hayatlarını anlatan dizilerin aksine daha çok içimizden biri olan bir diziydi. bu kadar çok sevilmesi ve bilmem kaç yüz hafta yayınlanıp her bölümünde ekran başına büyük bir kitleyi toplaması da bundandır.
yayınlandığı dönemde çok fazla tv dizisi olmamasından mütevellit bütün oyuncuları birer yıldızdır dizinin.
şimdilerde tekrarlarına rastlandığımda onca göçüp giden oyuncusu olduğunu farketmek bana hüzün verir. nerdeyse karakterlerin yarısı aramızda değiller artık. allah kalanlara uzun ömür versin.
bizim tek kanal çeken grundig tv cuma akşamı "bir başka gece" başladığı sıralarda bozulurdu. abim sigara folyosuyla sigortasını, orasını burasını sararak pazar akşamına yetiştirirdi ve diziyi izletirdi ev ahalisine. cumaya kadar kör topal idare eden alet cuma akşamı yine su koyuverirdi. bu olay abartısız her hafta olurdu taki babam omzunda caanım yeni televizyonu getirene kadar. anlıyacağınız bizim ev bu dizi sayesinde çok kanalı çeken televizyona kavuştu.
tek sevilmeyen karakter yandan çarklının karısı ve kayınıydı . horoz dövüşünüde o diziden öğrenmiştim.