13.
kfc'nin âlâsını yaptığı, popeyes'ın bir türlü adamakıllı yapmayı beceremediği, kfc'ye gitmek için yeterli sebeplerden biri olan tereyağlı ekmek benzeri bir atıştırmalık.
12.
Sevdiğim bir yazardır.
imkanım olsa kendisine galata kulesine giden bir tır içinde 3 tane fil hediye ederim.
Fillere sadece o dokunabilecek.
Sıkılmaz ama eğer sıkılır diye bilardo masası getirtiyorum hemen fillerin arka tarafına.
iyi yazmalar dilerim.
11.
portishead'dan mükemmel bir gazel.
bir şarkı bu kadar sarar-etkisi altına alır-uyuşturur.
linkini de verelim tam olsun ;
10.
iki ahşap parçasını içten ve gizli bir şekilde birbirine bağlamak için kullanılan küçük ahşap parça.
8.
portishead şarkısı..
Rüyasında işeyen bir çocuğun aslında yatağa işemesi gibi gövdeden kafaya doğru bir serinleme yaratan eşsiz parça..
7.
bir kfc klasiği. klasik ekmekle aranızı bozar.
6.
püsküvüt olarak telaffuz edenler de vardır.
4.
portishead' in güzide şarkısı.
sözleri :
i'm lost, exposed
stranger things will come your way
its just i'm scared
got hurt along time ago
i can't make myself heard no matter how hard i scream
ohh sensation
sin, slave of sensation
full fed yet i still hunger
torn inside
haunted i tell myself, yet i still wander
down, inside, its tearing me apart
ohh sensation
sin, slave of sensation
[instrumental]
ohh sensation
sin, slave of sensation
at last, relief
a mothers son has left me sheer
the shores i seek
are crimson tastes devine
i can't make myself heard, no matter how hard i scream
ohh sensation
sin slave of sensation
3.
kfc ile tanıdığım, hafif böyle şekerli gibi çörek kıvamında ama ekmek tadındaki harika hamurişi.
2.
bisküvi'nin ingilizcesidir. 14. yüzyıllarda ortaya çıkmakla beraber çörek, pasta gibi anlamları da vardır.
1.
* dilimizdeki bisküvi kelimesinin, ingilizce meali. :)