sigaradan bile daha çok sağlığa zararlı olan ''unlu ve şekerli gıdalardan'' biri..içindeki un ve şekerin yanında katkı maddelerini saymıyorum bile..
yiyin kardeşim unlu ve şekerli gıdaları...arttırın kan şekerini..zıplatın insülini..
insülin de ıgf-1 hormonunu arttırsın..sonra insülin ve igf-1 birarada canınıza ot tıkasın..
insülin ve igf-1 ''mitojenik etkileri'' ile ''kontrolsüz hücre büyümesini'' situmule ederler..
kontrolsüz hücre büyümesi kanser demektir..
daha çok unlu ve şekerli gıda daha çok kanser daha çok diyabet ve daha çok kardiyovasküler hastalık demektir..
unlu ve şekerli gıdalar ilk başta dişlerinizi ve saçlarınızı mahveder daha sonra zaman içinde tüm vücudunuzu harap eder..bu yüzden 1000 sene önce esamesi okunmayan kanser,diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi insanlığı tehdit eden sorunlar,günümüzde neredeyse salgın haline gelmiştir..
bu yüzden çocuklarda bile kanser ve diyabet görülmeye başlamıştır..ortada ''sigaradan bile daha zararlı bir sorun'' var ancak sözkonusu ''hazır gıdaların pazarı'' trilyon dolarlar ile ifade edildiği için bu gerçekler hasıraltı ediliyor maalesef..
prof.dr.ahmet aydın gibi sosyalist ve değerli bilimadamları dışında ''bu gerçekleri haykıran'' kimse yok..
(( canınızı sıktı bu ileti biliyorum ama varsın canınız sıkılsın..şimdi canınızın sıkılması günün birinde kendi ölümünüze şafak saymaktan daha iyidir..))
yani şimdi reklam çok iyi. kurgu çok iyi, konusu çok iyi, çekim çok iyi, sonunda çıkan kız çok tatlı. ama o reklamda oynayanlar yok mu? onlar var ya bir içim su.*
abazan kızların tek gıdası, yemeyin bu hamur işlerini ha yemeseniz de koca poponuzla sizi tınacalarını pek sanmıyorum da bir umut. salyalarınızı da silin kızlar, kuduza benziyorsunuz.
kadın figürünün reklamda kullanılmasından bıkmış biri olarak şahane bir reklam diyebilirim.Ayrıca nerden bulmuşlar bu kadar güzel adamı.Gerçi bizim Türk erkekleri bu adamlara top onlar top diyerek kendilerini avutmaktadır.
ürünün reklam filminde vücutları taş gibi olan adamlar vardır ama çoğunun suratları çirkindir. ayrıca ibnemsi gülümsemeleriyle de iyice iticilerdir.bu reklam çıktığında öff, oyhş, adama bak diyen kızları, televizyonda adriana lima, kim kardashian görünce ağızları sulanan adamlarla evlendirmek istiyorum. hiç değilse birbirlerine varıp, bizlerin akıllarını karıştırmaz.hı hı evet.
gece gece sevgilimin bana trip atmasına sebep olmuştur. telefonda sesini hiç bu kadar şuh ve seksi duymamıştım. aslına bakarsanız 4 yıldır beraberim ama yanında uyurken de hiç bu kadar şuh olduğunu hissetmedim. önceleri çikolatadan sandım sonra düştü lanet jeton reklamdan kaynaklıymış.
o oyş uvvv gibi arzu dolu kelimeleri tükettikçe arkası gelir umuduyla sorular sordum. oysa ben trip atıyorum sanıp kendi trip attı. açıklama olarak bokunu çıkaracam demesi ise cabası.*
velhasıl telefon kapandı, bana sevgilinin şuh sesi ona reklamdaki erkeklerin adonisleri kaldı.
sana versinler şuh sesi bana adonis kası hesabı.
yazardan öz eleştri: yat zıbar lan sana yaramadı bu konuşma bir dahada elin heriflerinden açma konuyu yat..
akşam eve yorgun argın gidiyordum. yol boyunca kitap okumaya çalıştım ama o lanet olası zibidinin son ses dinledi rihanna şarkısına eşlik etmekten aynı sayfayı tekrar tekrar okuyordum.sonunda gelmiştik, trenden indim istanbul un o buz gibi havası yüzümü yaladı atkımı biraz daha yukarı çektim. cebimden çıkardığım sigaramı saydım. bu gün çok içmemişim dedim kendi kendime böyle durumlarda sigarayı bırakmış kadar seviniyorum. iş stresi yüzünden az içtiğim günler çok fazla olmaması bunun nedeni olabilir. evi aradım gelirken almam gereken şeylerin talimatını aldıktan sonra hızlı adamlarla eve yürümeye başladım.
kısa bir süre sonra sıcak marketteydim artık, rafların arasında yürümeye başladım kola, tereyağ, derken abur cubur alayım dedim.işte o anda gözüme ilişti biscolata starz, reklamdaki kas yığını, terli erkekleri düşündüm. kimsenin bana bakmadığı anda hemen sepete bir tane attım. kasiyer kız biscolata nın barkotunu okuturken manasız bir gülümseme ile yüzüme baktı. alay mı ediyordu yoksa. aldığım gıda ürünlerini hızlı hızlı poşete doldurdum.
tekrar evin yoluna koyuldum. yolda bir anda aklıma biscolata reklamı çıktığı zaman yaptığım eleştiriler aklıma geldi yol üzerindeki parkta mola vermeyi düşündüm soğuktu ama olsun hemen kalkacam dedim ve parka yürümeye başladım. karanlık çökmeye başladığından dolayı park boştu bir banka oturdum. biscolata yı poşetten çıkardım. seri bir şekilde kabını açtım. bir tane ağzıma atmamla tükürmem bir oldu.o kas yığını erkeklerin leş gibi teri kokusu vardı üstünde. bir dahada yememeye karar verdim o lanet pisküviti.