Şarttır, kendisine erkek sıfatını layık gören her erkeğin silahı olmalı, silahı olmayan adam değildir, net, silahtan kasıt su borusu çifte ve pompalı tüfek değil tabi.
Türkiye'de artık ciddi ciddi düşünmeye başladığım durumdur. insanlar barut fıçısı gibi. Her an patlamaya hazır bomba gibiler. Trafikte her gün kavga var. Haklı olan zaten savunuyor kendini ifade ediyor. Peki ya üste çıkmak isteyenler. Bir iki ay önce birini öldürdüler. Biraz sonra oradan geçtim. Geçen hafta cezaevi firarisi üç kişiyi kurşunladı. iki sene önce art arda üç cinayet gerçekleşti. Bir tanesi yine yakınında oldu. Esnaf sıkıntılı. iti kopuğu kimin geleceğini bilmiyorsun. Alacaklarını tahsil edemeyenler var. Hapçı, tozcu, balici, madde bağımlıları, alkolikler her tarafta. Bir parkta bir anda gençler birbirine girdi. Her şey an meselesi neyin, ne olacağını bilmiyorsunuz. Can güvenliğini sağlamak gerçekten zor.Artık kendi güvenliğinizi sağlamak için olması gerekir mi diye düşünmeye başladım.
herşeye rağmen hayır denmelidir. önemli olan şu an milyonlarca evde bulunan ruhsatsız silahları toplamanın bi yolunu bulmaktır.
bu işin sonu yok, her trafikte küfür edene, her laf atana, her ters bakana silah çekersen, ona güvenirsen bu işin sonu yok... hele ki bu ülke bir ortadoğu ülkesi ise..
bireysel silahlanmadan çok, koca bir siyasi erk'i koruyan kollayan kolluk kuvvetlerinin gücünün, halkı korumaya yönlendirilmesi.
çalışan kolluk personelinin %kaçının sadece "siyasi koruma" amaçlı istihdam edildiğini görünce problemin nerede olduğu daha iyi anlaşılır.
Mevcut kanunda silah taşıma hakkı kamu görevlileri haricinde yalnızca zenginlere tanınmıştır. Silahla işlenen suçlarda olaya karışan silahların %90'ı kayıt dışıdır. Yani normal vatandaşın kendini savunacak silahı yoktur. Normal vatandaş da kendisini savunabilecek araçlara yasal yoldan ulaşabilmelidir. Tüm komşu ülkelerde vatandaşın bu hakkı ya engellenmemiş ya da ülke genelinde bunu sağlayacak sağlıklı bir otorite bulunmamaktadır. Yani ülkece batısından Doğusuna tüm komşularımız silahlıdır. Tüm bu nedenlerden dolayı bireysel silahlanmaya karşı çıkmak artniyetli değilse ağır bir saflıktır.
Benim anneme ruhsat verildi anneme. Üstelik sağ kolu eski bir kazadan dolayı yamuk, güç kaybı var. Onca muayeneden geçiyor ve buna rağmen verilmiş ruhsat tombalağıma. Arada vuruyor masaya ruhsatını. Gülüyoruz.
gereklidir. 15 temmuz günü olanları hepiniz gördünüz ve şahitsiniz ben görmedim çünkü uyuyordum o aralar ama konumuz bu değil ne kadar gerekli olduğunu anlamışsınızdır.
türk milleti'nin 3 olmazsa olmazı vardır.
"at, avrat, silah..."
bu tarihsel bir gelenek, alışkanlık, olmazsa olmaz bizim için.
lakin türk milleti'nin doğuştan sahip olduğu savaşçı özellikleri, askeri kabiliyetleri son 50-60 yıldır bilerek ve sistemli bir şekilde köreltiliyor.
bugün bir yivsiz tüfek ruhsatı vermek için bile devlet bin dereden su getiriyor.
oysa, bulunduğumuz coğrafya, ülkemizin dört bir yanında bizi tehdit eden unsurların varlığına bakacak olursak türk milleti için bireysel silahlanma olmazsa olmazdır...
neden?
çünkü israil bireysel silahlanma ve savunma hakkına önem veren bir ülke.
bakın el kadar çocukları daha ufak yaşta nasıl eğitiyorlar; https://galeri.uludagsozluk.com/r/1597871/+
peki ya bizde?
silah ruhsatı alacak adama tank kullanacak, f-16 kullanacak muamelesi yapılıyor.
iç savaş denen şeye psikoloji hazırlığı mı yapıyorsunuz napıyorsunuz siz ya.
Zaten fikir olarak bölündük. Karşıt görüşten birini dinlemeye bile tahammülümüz kalmadı. Silahlar gelince bir de birbirimizi vuralım da başka ülkelerle savaşmaya gerek kalmasın.
Amerika'da Anayasal bir haktır. Peki bu Amerikalıların savaşçı bir millet olduğunu gösterir mi? Hayır. Sadece ülkelerinin kodlarında yer alan zorbalığa, şiddet yanlılığına bir delalettir bu.
Türkiye gibi çocuklarını militarist kültürle yetiştiren (bkz. beden eğitimi derslerinde uygun adım yürüyüş, sağa çark sola çark, kıt'a dur muhabbetleri) ülkelerde bireysel silahlanmayı talep edenlere şaşırmamak lazım.
Amerika'da sadece 2016 yılında 11.000 ölüm gerçekleşmiştir bu mavra yüzünden. Türkiye gibi infial ve cinnet toplumu haline gelmiş bir ülkede bireysel silahlanma intihardır. işgale falan gerek kalmaz.
Ohhh ne güzel valla simit alır gibi silah alınsın sonra biri diğerine uyuz olsun o silahla vursun oldursun. TrAfikte korna çaldı diye biri diğerinin bacağına sıksın, boyle daltonlar gibi gezelim etrafta tam vahşi bati olalım. iyi de güzel kardeşim sen neden vergi verip asker polis besliyorsun o zaman? Yazık değil mi onca paraya? Sakası bile korkunç bireysel silahlanmanın bu ülkede nasıl bir felakete yol acagini ongoremiyor musunuz?
devlete ödediğimiz vergiler, bizi iç ve dış tehditlerden koruması, güvenliğimizi sağlaması içindir.
oysa bireysel silahlanma yasallaşınca, tekrar darbe olursa tabancasıyla tankı imha edebileceğini düşünüyor bazı mal vatandaşlar.
abd'deki bazı ergenlerin lise basıp, onlarca çocuğu katlettiği ve türkiye'nin abd'den hiç de azımsanmayacak kadar geri zekalı barındırdığı hesaba katılınca tehlikeli girişimdir.
güvenlik için ihtiyacımız olan silah değil, tc devletine ve yaslarına bağlı, kula kulluk etmeyen, şerefli kolluk güçleri yetiştirmek.
bireysel silahlanma taraftarıyım. lakin bu silah, içine barut doldurulmuş mermilerden oluşan bir makine değil. cehalete ve yozlaşmaya karşı, ilimle; iffetsizliğe, terbiyesizliğe ve kötü huylara karşı ahlakla; bencilliğe, insanın tanrılaştırılmasına ve egoizme karşı ibadetle; küffarın mazlum üzerinde kurduğu sömürü düzenine karşı enfal suresi 60. ayetle silahlanma taraftarıyım.
“Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın. Savaş atları yetiştirin ki bu hazırlıkla Allah’ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve onların ötesinde sizin bilemeyip de ancak Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup yıldırasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, onun karşılığı size eksiksiz ödenir, size asla haksızlık yapılmaz.”(Enfal, 8/60)