Kötüye kullanılabileceği çok sayıda fırsat olsa da bilim yeni uluslar için yoksulluk ve gerilikten çıkışı gösteren altın yol olabilir. Bilim ulusal ekonomileri ve küresel uygarlığı ayakta tutar. Bilimsel gerçekler yerleşik inançlara meydan okuyabilir. Ürünleri siyasetçilerin ya da sanayicilerin ellerine teslim edildiğinde, kitle tahrip silahlarına ya da çevre için ölümcül tehditlere dönüşebilir. Bilimin doğrudan gözlenir başarısı, aklın yolundan gelir. Bilim gerçek konusunda TEKEL dir.
Bilim bizi, önceden bildiklerimiz ya da sandıklarımızla uyuşmasa da gerçekleri kabul etmeye çağırır. Alternatif hipotezler geliştirip gerçeğe en uygun düşenleri belirlemeye yönlendirir. Rahatımıza düşüp eleştiriden kaçındığımız, umutlarla gerçekleri birbirine karıştırdığımız her defa da sahte bilim ve batıl inanış çukuruna yuvarlanıyoruz. Bilimin en önemli kurallarından biri, otoriteden gelen açıklamalara güvenmemektir. Bilimde yasaklı sorular, incelenmeyecek denli hassas konular, kutsal gerçekler yoktur.
bilim, neşv-ü nemasını doğmaya borçlu olmasından öte, kendi içerisinde aksiyom diye tabir edilen doğmalara sahiptir. aksiyomları ispatlayamazsınız ama sezgisel olarak doğru olduğunu kabul eder ve bilmi bu aksiyomlar üzerine inşa edersiniz.
felsefenin ekürisidir. felsefe "düşünür", bilim "yapar". bazen felsefe bilimin olmadığını yaptıklarının yanlış olduğunu düşünür, bazende bilim felsefenin düşündüklerini yanlış çıkartır ama genelde birbirini tamamlarlar.
çoğu bilim adamı aynı zamanda iyi birer felsefecidirde. yaptıklarıyla yetinmezler aynı zamanda yapılabilecekleri bir felsefe olarak ortaya atar ve ilerisi için açık kapı bırakırlar
bilimde bir şeyin "kanun" olarak adlandırılmasının zorluğunun nedeni de felsefeyle sahip olduğu birlikteliktir.
felsefi olarak inkârdan geçen bir algısal yaklaşımdır.
akıl ve neden tabanlı bir farkındalık "algısı" olan bilim, kuramsal ya da deneysel olarak gözlemlenemeyen hiç bir şeyle ilgilenemez. gerçekliği önceden doğaüstü olarak telakki edilen şeyleri nedenler ve sonuçlar olarak ayırır ve bilimsel açıklamalarını getirir.
bilimin başlangıç noktası "sıfır"dır. herhangi bir takım dogmalar değildir. dogmalarla başlayan bilim, bilim değil ancak ve ancak laf salatası, lakırdıdır*.
bilim, ancak felsefenin bir alt kolu olarak mesru varligini devam ettirebilecek bir alan olmasina ragmen, bircok noktada ancak teorilerle destekleniyor olmasi sebebiyle felsefenin tersine spekulatif bir kurumdur.
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.