o, işçi bir babanın 14 yaşındaki oğlu,
o, ise ulkenin en güçlü adamının...
birisi ekmek almaya sokağa çıktığında başına gelen kapsülle yere yığıldı.
o ise evinde kalan son 30 milyon euroyu ne yapacağını düşünüyordu.
o, daha ortaokul öğrencisi, sevdiği kıza sitem ediyordu.
o, ise amerikada burslu(!) okumuş, gelince babaasının şefkatli kollarında en iyi yerlerde iş bulmuştu.
o, hastanede 269 gün kalıp 30 kilo kaybetti
o, ise babası iktidara geldiği günden beri göbek yapmıştı.
onun babasını aramak için 269 gün beklemişti cumhurbaşkanı;
onun nikahının şahidiydi, koşa koşa gitmişti.
o, hayatını kaybetti daha 14'ünde;
o, ise hayatına babasının aldığı paraları nereye koyacağını düşünerek devam ediyor.
hiçbir şeyden çekmedi dünyada
oğlu bilal'den çektiği kadar
muhalefetin söylediklerinden bile
o kadar müteessir değildi
evde para yokken
anmazdı ama bilal'in adını
çok da dindar sayılmazdı.
yazık oldu tayyip efendiye.