bir duygudur kimsenin tadamayacağı beşiktaş, galibiyet bile veremez o hazzı insana, zaten bir beşiktaşlı nın aradığı şey galibiyet olsaydı bu kadar uzun zaman şampiyonluk sevinci yaşayamamanın bedeli boş tribünler olurdu elbette, beşiktaş ve içinde ihtiva ettiği tüm herşeye karşı duyulan his sevgiden ve taraftarlıktan öte birşey;
"yağmurlu bir günde görmüştüm seni
üstünde çubuklu formalar vardı
bir anda vuruldum aşık oldum ben
hayatın anlamı siyah beyazdı..."
ufak hesapların takımı olduğu, bizzat yöneticileri tarafından onaylanmıştır. yıllardır içinde bulundukları küçüklük, büyüklük kompleksinden kurtulamadıkları da ayrıca kanıtlandı.
En büyük aşktır. Her şeyden vazgeçme nedenidir. Uğruna ölünesidir. Hakkında kötü bir söz söyleyen kim olursa olsun tanımam hatta babamı tanımam derecesinde sevgidir.
cisse ve diatta transferleriyle bu sezonki kadrolarında farnsız ekolünü benimsediğini ortaya koyan futbol takımı. fransız ekolü tercihllerini hoca değişikliği konusunda da göstermiş olup takımın başına fransız ekolünden ertuğrul sağlam'ı getirmişlerdir. jean tigananın gönderilme sebebi olarak da bu ekole uygun olmaması gösterilmektedir.***
hasretle beklenen. aşkıyla delirten. sırf o nu göremedigimiz için haziran ve temmuz aylarından nefret ettiren. Mutlulugunu ayrı acısını çok ayrı özledigimiz. siyah ve beyaz kadar net. aşk.
Beşiktaşlı olmayanın anlamayacağı kadar büyük bir aşktır beşiktaşlılık az mı ağladık hep beraber stad çıkışı ha sevinçten ha hüzünden fenere son kaybettiğimiz maçtan sonra küfürler arasında hıçkırmadık mı? şampiyon olduğumuz gün sergen o topu kaleye yolladğında nutkumuz tutulmadı mı? şampiyonuz lan diye bağarmadık mı? sabahlara kadar kutlamadık mı? feneri kadıkoyde dağattığımızda golllll gol ulan diye bağarırken kendimizi kaybetmedik mi? şuurumuz açıldığında maç çoktan bitmemişmiydi?
biz hep beraber ağlayıp beraber gülmedik mi? bunu yazarken bile gözlerim dolmadı mı?
Aşk Değil Sevgi Değil Beşiktaş'ım Delilik Bu
(bkz: işte böyle birşey)