işletme derslerine konu olması gereken kulüp.
"başarısız yönetici nasıl olur, yönetim felsefesi oluşturamamak, stratejik hata nedir, karizmatik lider nasıl olunamaz, bir liderde olmaması gereken özellikler" gibi konularda çok güzel örnek gösterilebilir beşiktaş yönetimi.
yahu ben anlamıyorum. artık birilerinin çıkıp bu rezalete dur demesi lazım. bir kulüp başkanı düşünün;
- bir gün biz pafla sahaya çıkıyoruz diyor ertesi hafta lafını yutup as takımla sahaya çıkıyor.
- yönetim olarak teknik direktörümüz arkasındayız yalanını tam 5 defa söylüyor.
- sadece teknik adam kovmada uzman. tazminat ödemekte kraldan kralcı...
- bu hakemlerle bu lig bitmez edebiyatını bıkmadan usanmadan yapan bir anlayışa sahip.
bugünlerde gene aynı senaryo. ertuğrul sağlam gitse arkasında durmam diyor ama kovmuyor. gidip o sırada başka bir teknik direktör ile konuşuyor resti yiyor. son bir şans veriliyor ertuğrul'a. ulan aklım almıyor ya!..
seni uefa dan eleyen takım çok mu güçsüz sanki. ukrayna üçüncüsü olmuş adamlar. ukrayna deyip geçme adamlar son dünya kupasına katıldılar. schactar ve dinamo kiev in avrupa da haspelkader başarılı oldular. fc metalist kharkiv'i şimdiden yazın bir kenara. bu takım bir bellizona, tromso falan değil. taş gibi bir takım ve gördük ki hem takım hem de kadro olarak beşiktaş'tan üstün.
lige kırk yılın başı iyi başlamış bir takım var. rakiplerin kötü gidiyor. sen kalkıp teknik direktörü kovuyorsun. kovmakla tehdit ediyorsun. kovamıyorsun.
lan de get allaseven yıldırım demirören. bu kulüpteki tek sorun sensin. malesef milyon dolarlık bir sorun olduğundan istifa da edemiyorsun. benim beşiktaş taraftarına bir çağrım var. 15-18 milyon taraftar hepiniz 1 milyon verin bu adamın borçlarını ödeyin. bir galatasaraylı olarak bende size yardım etmezsem şerefsizim!..
bir grup bebenin harflerle, rakamlarla oynayıp adını karalamaya caliştiği güzide kulübümüzdür.
benim anlamadığım, haftalardır ortaya futbol namına bir bok koyamayan bazı kuluplerin taraftarlarının alınan ilk yenilgide -ki istersek 50 tane yeriz, yenilgi de bizimdir galibiyet de- neden bu başlığa üşüştüğüdür.
ismini yüce semtimiz beşiktaş'tan alan kulubümüzün adı latin harfleri ile yazılır. ilkokul bebelerinin kendince ürettiği kuş dili misali alfabelerle degil!
algıda sıçıcı bazı bireyler için tekrar kodlamak gerekirse;
büyük erdemli şerefli istikrarlı kudretli taşkın akıllı şanlı
besbelli ki bazı arkadaşların rüyalarına giren, kabusu olan takımdır. yiyoruz işte kardeşim fark, sana ne oluyor ? çık dışarı gez, bi hava al gel. hayatını, tutmadığın bir takımın avrupa kupaları'nda aldığı farklı mağlubiyetlerin istatistiğini çıkarmaya mı adadın ? aferin sana. hadi araştır durma o zaman. çünkü koskoca 105 yıllık bir tarih seni bekliyor daha. ama dikkat et.. bu şerefli kulübün tarihini okurken mustafa kemal'lere, fuat balkan'lara, şeref bey'lere, ilk hava şehidi fethi bey'lere, süleyman seba'lara rastlayacaksın. o zaman bir kulübü büyük yapanın, bir meşin yuvarlağın 90 dakika içerisinde çizgiyi kaç kere geçtiği olmadığını anlayacaksın.. umarım..
galatsaray ın chelsea dan falan yediği farkla beşiktaş ın metalist kharkiv den yediği farkı karşılaştıran taraftarlara sahip enteresan takım. e güzelim bi çıksaydın da maçlardan önce birader "metalist kharkiv" diye bi takım var. kimdir nedir bunlar biliyor musunuz? diye bi sorsaydın bari. kaç kişi cevap verirdi acaba? bi de hiç sıkılmadan gelip buraya bayerne munich falan koymuşlar. ki benim beşiktaş ın yediği farklar için koyduğum liste son 7-8 yıla ait bir listeydi. araştırsam daha ne hezimetler çıkar ortaya. anladım kuyruk acınız çok derin de komik duruma düşüyorsunuz!
her maç sonrası sevinmek için sevmedik tek aşk beşiktaşk tarzı ezik entrylerin gırla gittiği 3. büyük. bi kere de özeleştiri yapın be kötü oynadık, ezildik deyin. zapo elli tane de hata yapsa ee şey abi yani gökhan zan'ın yanına puyol'la nesta'yı koysan 10 gol yeriz biz derler. zapo dün 2 tane golde 1. dereceden suçlu gökhan zan kazma da o süperman değil. anadolu kulüplerine karşı iyi oynamış olması mükemmel yapmaz onu zaten öyle olsaydı udinese'den milan, inter ya da juve gibi bi takıma giderdi.
kendine acı çektirmeden zevk alan insanların, taraftarı olduğunu düşündüğüm jimnastik klübünün futbol takımı. inadına seviyormuş gibi bir halleri var beşiktaş taraftarının.* 6 sene edecek diş kovuğunu dolduracak başarı elde edemeyişleri,cidden zor iş olsa gerek beşiktaş sevgisi.
o diil de yıldırım demirören'de epey senedir başkanmış,iyi dayanıyor kongre.
avrupa'da alınan her 3 farklı mağlubiyetten sonra "maç hakları" * devredilecek olsa avrupa kupaları'nda oynayabilecek hiçbir türk kulübünün kalmayacağının farkında olmayan arkadaşların varlığını hatırlatmış takımdır.
metalist maçından sonra bir anlık sinirle öyle bir yorum yazdik özür dileriz. Siyahı ölüm beyazı yaşamdır. Bir haykırıştır siyahımız, çökünce üzerimize gecenin matemi, sarılırız beyazına sevdamızın. Bir duruştur,direniştir. Aslolan hayattır hayat da beşiktaştır. Amblemindeki Türk Bayrağı ise Türkiye Futbol Federasyonu'nun hediyesidir. Bu hediyeyi Yunanistan milli takımı ile oynanan bir maçta Türk milli takımını temsil ettiği için almıştır.Ayrıca ilk ve tek namağlup şampiyon olan takımdır.
kadro kalitesine göre kendisinden 1 gömlek üstün bir takıma elenmiş takımdır. işin tuhafı millet şeker gibi lokum gibi kura derken, mircea lucescu lokum gibi değil kolum gibi kura diyordu. kimse umursamadı.
adam kuradan sonra çok açık ifade etti. beşiktaş istanbul'da minimum 2-0'ı bulamazsa metallist karşısında ukrayna'da şansı yok diye. ama biz insanları kandırmayı seviyoruz. işin aslı şu metallist'in kendisinden çok daha üstün olduğu bir takımdır.
kadro kalitesine oranla düşük bir takıma farklı yenilerek elenmiş, kalbi türkiye ile atan herkesi üzmüş değerli ekip. yapılması gereken, belli başlı futbolculara çemkirmeden önce sistemdeki genel arızaları tespit edip gidermeye çalışmaktır. eğer bir arıza, bir olumsuzluk varsa, futbolcudan çok sistemdedir.
beşiktaş büyük bir kulüp ve camiadır, zor günleri, zamanında tanı ve tedavi ile rahatlıkla aşabilir. bir galatasaraylı olarak, galatasaray' ın amatör ruhlu bir takımı zor yendiği, fenerbahçe' nin gücü tartışılır bir ukrayna ekibiyle yenişemediği bir avrupa serüveninde, beşiktaş' ın aldığı sonuç ne yazık ki üzücü olduğunu düşünüyorum. beşiktaş da diğer büyük ekiplerimiz gibi son maçında zorlandı. umarım en kısa sürede bir iyileşme söz konusu olur, sadece sistemsel anlamda, sadece beşiktaş' ta değil, fenerbahçe ve galatasaray' da da. öyle ki alınan ülke puanıdır ve her puan faydalıdır.
edit: bu skorlar kesinlikle diğer iki takıma bok atmak amacıyla ya da beşiktaş'la karşılaştırma yapmak amacıyla yazılmamıştır. sadece entrynin daha sonraki bölümlerinden de anlaşılabileceği üzere, daha önceki entrylerde sorulan bir soruya cevap olarak yazılmışlardır.
önce galatasaray:
galatasayay - chelsea, chelsea 5 atmış
bayern münchen - galatasaray 6 - 0, bayern 6 atmış
ac milan - Galatasaray 5 - 0, milan 5 atmış
bayer leverkusen: 5 - galatasaray: 1, leverkusen 5 atıp 1 yemiş, 4gol farkı var
sonra fenerbahçe:
sl benfica - fenerbahçe 7 - 0
sigma olomouc - fenerbahçe 7 - 1
psv eindhoven - fenerbahçe 6 - 1
fenerbahçe - milan 0 - 4
bunlar diğer iki takımın aldığı mağlubiyetler. bakın bakalım geçiyo mu geçmiyo mu? demek ki neymiş; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın sonuçları pek bir acıymış değil mi genç çağanos seni.
bazı çağanoslar bundan sonrasını okumasa da olur artık kanımca:
yukarıdaki maç sonuçları, kesinlikle dalga geçme amaçlı yazılmamıştır. kaldı ki bence utanılacak olan şeyler, futbol konusunda çığır açmış, belli bir futbol kültürüne sahip bu takımlara karşı alınan mağlubiyetler değil oynanan kişiliksiz futboldur.
sizin milyonlarca taraftarınız var, o kadar geliriniz var işiniz ne gidin başarılı olun demek, futbola ne kadar kıt bakıldığının da bir göstergesidir kanımca. futbol paradan ve pahalı transferden önce bir kültür işidir. mesela karşımıza bir italyan takımı çıktığında; abi bu adamlar defansif buldu mu atan adamlar, bir ingiliz takımı çıktığında, abi bunlar çok tempolu, hızlı oynayan adamlar ya da bir ispanyol takımı çıktığında, abi biz bu adamlardan top alamayız, acayip iyi pas yapar bunlar diyebiliyoruz. çünkü bu adamların uzun seneler ve doğal olarak tecrübeler sonucu ortaya çıkmış bir futbol kültürleri var. misalen lyon da porto da ajax da futbolcu satmanın haricinde bizim büyük takımlarla kıyaslanınca pek bir fakir bulunurlar *. ama bu takımların ciddi tecrübeler sonucu elde edilmiş bir futbol kültürleri , futbol anlayışları vardır. henüz ciddi anlamda avrupa mazisi 10 15 yıl olan bizim takımlarımızın daha yolun başındayken böyle sonuçlar almalarında da hiç bir gariplik yoktur esasında. ama işte bir maçla şişirme ve indirme amacıyla yazılar yazan gazetelerimizin sonucunda, bu basit gerçekleri bile göremeyen insanlar türemiştir ülkemizde.
"bizim kulübümüz o uefa elemelerini daha önce geçti bi kerem yaaa" şeklindeki ağlamalara ise gülüp geçerim. o fark yediğimiz takımları, biz öyle ya da böyle yenmişizdir. ama doğruya doğru; siz değil daha maç yapmak o stadların olduğu şehirlere bile gitmemişsinizdir. bardağın hangi tarafına bakacağın sana kalmış gari.
beşiktaş 3 - barcelona 0
beşiktaş 2 - liverpool 1
chelsea 0 - beşiktaş 2 ***
ayrıyetten bizim gelirlerimiz hayvan gibiyse, bu kulüplerin acilen futboldan men edilmeleri gerekir. ee ne de olsa bir tekel karşıtı yasa bulunur her ülkede.
ayrıca;
(bkz: bir tarihi hezimet olarak 4-1 lik sonuç) zihniyetindeki insanlara tavsiyem gidin bir psikoloğa görünündür. 3 golde tarihi hezimet aramak ancak ezik kalmanın doğurduğu bir psikolojik travmanın sonucudur.
evet, avrupa kupalarında başarısız takımdır. takımını belki de gereğinden fazla seven biri olarak ben bile kismseyle bunun polemiğine girmek niyetinde değilim. kimseye beşiktaşın olmayan avrupa başarılarını "biz de chelsea'ye koyduk, barcelona'ya nasıl çakmıştık ama" gibi salak saçma cümlelerle kanıtlamak gibi bir yanlışa düşmeye de niyetim yok. türkiye'de mantığı olan, futbolu bilen ve takip eden herkes zaten beşiktaş ve fenerbahçe'nin türkiye'den dışarı çıktığında aslında pek başarılı olamadığını bilir. ve evet katılıyorum; türkiye'nin avrupada en başarılı takımı galatasaraydır.
ama bu entrynin konusu başka. haddini ve çapını bilmeden, birilerine ayar vermeye çalışan sivilceli ve heyecanlı bazı yazarlara iki çift sözüm olacak. hatta iki çift de değil ulan, tek sözüm olacak:
entry girilmeden yapılan edit: galatasaraylılar alınmasın. yazının üstünü okuyan benim ne düşündüğümü anlar. bu skorlar sadece "kapak varmı abi" diye soran birine yardımcı olmak için yazılmıştır.
daha "kulüp" sözcüğünü doğru yazamayan arkadaşların gelip nefret kustukları takım olmuştur. arkadaşım sana ne oluyor beşiktaş avrupa'da yenilmişse ? sanki galibiyetleriyle gurur duydun veya tebrik ettin de şimdi gelmiş mağlubiyetinde hesap soruyorsun.. sana ne??? istersek 10 yeriz, istersek 20. bu ne çekememezlikmiş, bu ne nefretmiş arkadaş ya.. hadi bu arkadaşları geçtim, belli ki beşiktaş'la ilgili kötü anıları var, besbelli orası.. onun için fazla kurcalamıyorum. basına ne demeli? "işte beşiktaş'ın yediği muhteşem gol", "o nası goldü", "90'a taktı" diye manşetler, videolar.. ulan o golü fenerbahçe veya galatasaray yese yine koyacak mıydınız ana sayfanıza "işte bomba gibi gol" deyu.. helal olsun hepinize..
bırakın da hezimetimizi de yaşayalım kendi kendimize, bi defolun ya..
şimdi gel de bunların üstüne çıkabilecekn sayıda farklı mağlubiyet almış bir türk takımı göster bana da kapak olsun. eğer yapabiliyorsan tabi.
senin klübünün milyonlarca taraftarı varsa ve bundan mütevellit de eşşek gibi gelir kaynağı varsa avrupa da başarılı olacaksın arkadaşım! hala utanmadan kendi klübünü bir anadolu takımıyla mukayese edip "biz gidiyoruz siz evinizde izliyorsunuz hahaha" diyorsan ben en azından naiflik ararım sende. ki o anadolu klübü daha önce uefa ön elemesini falan geçmeyi de başarmış bir anadolu klübüdür. senin bu yıl adı sanı duyulmamış takımdan 4 yeyip başaramadığın şeyi onlar başarmıştır yani zamanında. anladın mı genç kartal?!
o kadar vazgeçilmez olabiliyor ki bazı insanlarda; yaptıklarını, çektirdiklerini, yaşattıkları hayal kırıklığını, hüznü, acıyı unutturuyor.. anına değil de anısına taptırıyor.. hala yaşayamadığımız o muhteşem üçlünün sergilendiği yılların acısını yaşatıyor..
yüzümüzü bazen beyaza genelliklede siyahına sürdürten kulubüm.. bana mıras bırakılıp benimde devredeceğim miras..
tüpçü başkan, stajyer hoca, saçma sapan idari tercihler nedeniyle tam bir mahalle takımına dönmüş takım.
farklı bir takımı tutmama ragmen saygı göstermişimdir hep beşiktaş'a. süleyman seba'yı titreyen bakan istemiyoruz diye gönderenler şimdi ne yapıyor merak ediyorum? niye sesleri çıkmıyor?
liverpool'dur 8 normal dediler göndermediler ertuğrul'u dün 4 yedikleri mahalle takımında kim vardı da 4 yediler?