seçim heycanını tam anlamıyla yaşayan semt. dışarıya çıkıyorsunuz, adeta kafanız s.kiliyor. her yerde ayrı bir parti. insanın sağlığına zarar veriyorlar.
sevgi nedir tanımını bütün gerçek beşiktaşlıların kartaLım diyerek yapabileceği.
iyi gün de kötü gün de desteklediğimiz.
uğruna göz ya$ları döktüğümüz.
aynı anda sevinip 2 dk.sonra yenilen golden sonra tutarsızca küfürlere boğduğumuz.
türkiye'de futbol oynunun sadece saha içindeliğiyle değil sosyal olaylarıyla da muhteşem taraftarıyla dile getiren.
türkiye'nin 3 büyük takımından birisi.çok severiz uğrunda canlar veririz, arada tüm yönetime ve kişilere küfür ederiz ama yine de vazgeçmeyiz!
son maçlarda savunma oyuncularının kendini aşan, ekstra performanslar gösterdiği cağnım kulübümüz.
özellikle ibrahim toraman, tomas sivok, ibrahim üzülmez ve gökhan zan'ın itici gücü, yeni transferimiz fabian ernst ile birleşince bu durum rakip hücum hattı için kabusa dönüşmüştür. hepsinin hata yaptığı ekstra durumlarda ise kalecilerimizin yıldızlaşması biz taraftarlarımıza yüksek seyir zevki vermektedir.
lakin aynı şeyleri nobre dışında savaşan bir oyuncumuzun olmadığı hücum gücümüz için söyleyemeyecegim. fakat delgado ve bobo gibi yıldızlarımızın, ilerleyen haftalarda attıkları kaliteli gollerle daha etkili olacaklarına inanmaktayım.
holosko driplingleri ile adam eksiltmeye başlar ise bu ligin tozunu attırmamamız için bir sebep yok. yeter ki denizli hatalı kadroda ısrar etmesin. bakın "hatalı kadro çıkarmasın" demiyorum. ısrar etmesin yeter! bir de erkan zengin'e kupa maçlarında şans tanısa tadından yenmeyecektir.
şu aşamadan sonra bu takımı budayacak tek olgu yine kendisi ve hakemlerdir.
istanbul büyükşehir belediyespor'u mağlup edememiş, siyah beyazlı kulüptür. lig tv'nin sitesinde okudum lan; tarihinde ibb'yi bir kez olsun yenememiş. ilginç. an itibariyle 80. dakikası oynanan maç da 0-0 devam etmekte zaten.
en son şampiyon olduğu 2002-2003 sezonunda 33. hafta galatasaray'la inönü'de oynamış ve maçı 1-0 kazanarak şampiyonluğu garantilemiş takım. sezon 2008-2009... 33. hafta inönü stadı'nda rakip yine galatasaray...
bağlantıyı kurdum, totemimi yaptım, bekliyorum. hadi hayırlısı!
gaziantepspor deplasmanında alınan 3 puanla çok çok kritik bir virajı dönmüş, önümüzdeki haftalarda şampiyonluk için çekiştiği rakiplerinin birbirleri ile oynacak olması göz önüne alındığında mustafa denizli'nin 26. hafta kehanetini gerçekleştirmesi gayet olası görünen takım.
lisanslı ürünlerini tabiri caiz ise sik gibi yapan. dünyanın en güzel renklerini kullanamayan, forma kalitesini umbro gibi ingiliz soğukluğu ve zevksizliğine bırakıp üstüne cola turca gibi saçma sapan reklam alıp forma satı$ı bekleyen kulübüm. ne güzel beko yazardı göğsünde senin.. senle özde$le$en, omuzundan a$ağı 3 $erit inerdi kollarına kadar.. bide arkasında sergen yazardı falan. ah be.. çok deği$tin. çok.
şansı varsa haftaya trabzon'a kaybeder, lge havlu atar, dertsiz tasasız bir 2008/ 2009 sezonunu geride bırakır. hal böyleyken yusuf da her maç göze hoş gelen iki bilek hareketi yapar, oh, mis gibi. ne güzel senaryo oldu.
fabian ernst gibi bi topçuyu takıma getirmesi bende büyük hayret yaratmış olan takımdır. sağa erkan zengin i , alternatif oyun kurucu olarakta yusuf şimşek i alması basının ve spor camiasının tamamında olumsuz değerlendirilmesine rağmen hepsinin gerekli olduğu aşikardır.
bir galatasaraylı olarak imrendiğim bir taraftar grubuna sahip, lige renk katan takımlardan birisi. bu aralar yıldırım demirören'in şeriat rejimini andıran "ben bilirim" manifestoları ile ziyan olan takım. umarım yakın zamanda kendisinden kurtulur bu taraftarlar.
taraftarı'nın başarısız olmak için elinden geleni yaptığı klüp. eğer başarı istemiyorsanız, önce klüp, sonra aşk, sonra olmasa da olur başarı, istiyorsanız; kazan'da biranızı içip, atatürk fotoğrafları altında, stada yürüyüp, tribününüze girip, boğaza karşı sigara içebilirsiniz. bunları yaparsanız, başarılı olamazsınız. türkiye dereceleri olan, avrupa'ya oynayan bir klüp değil. şehrinizdeki alternatif, futbol eğlencesi olursunuz. zaten beşiktaş taraftarı, alternatif futbol eglencesi takimi olmayı seçmiştir, 21 yaşında olan ben, beşiktaş'ın sadece -1- yüzüncü yıl şampiyonluğunu gördüm, avrupa'da hiç bir başarısını görmedim(hımm chealsea maçı vardı). basarili olmanin yolu, stadin her tarafini localarla doldurmaktan gecer. halkla ilişkiler uzmanları ile çalışmak, psikolog önerilerini dinleyip, merchandising'ler açmak*, maç günlerinde, stada yürüyüş yolu olan bağdat caddesi'nde takım bandosu yürütmek gerekir. benim kendi takımımda, maddi durumunun kötü olduğu günlerde, 11 metin-11 turk-tek bayrak-tek millet gibi gudikliklere girsede, kısa zamanda doğru yolu bulmuş ve bir avrupa futbol klubugibi çalışmalara başlamıştır. bugün ali sami yen'de kapalı alt tribün'ün bulunması, galatasaray'ın neyin doğru neyin yanlış olduğunu gördüğünü gösteriyor. okula başlayalı 3 yıl oldu, her gün inonu stadyumu numarali dis cephesi'ni görüyorum, böyle bir rezillik olmaz, sıvası nem tutmuş, siyaha yakınlaşmış, burası deniz'den etkileniyor olabilir ama iç taraftaki pvc kapıların üstündeki tozlar, dışarıdan gözüküyor, sevenler ayrılmıyor ama beşiktaş'ın kirlilik'le bir bağı olduğunu sanmıyorum. ben şahsen girmem, kapalı alt tribün'den sonra beşiktaş'ın numaralı tribününe, gidenlerde klup aski'ndan gider. klüp aşkının nelere kadir olduğunu da, ben 21 seneden beri gözlerimle gördüm. bir tarafta, avrupa'nın sayılı stadlarından ikisini inşa etmiş, fenerbahçe ve galatasaray. diğer tarafta inonu nun dis cephesi. bir tarafta uefa ve süper kupa sahibi, cl çeyrek final oynamış galatasaray, çeyrek final oynamış ve gelecek yıllarda daha büyük başarılara imza atması muhtemel, fenerbahçe. diğer tarafta, haydi cocuklar dayanin..
ama yinede, düşünülecek belli, uzerinde kartal amblemi olan bir bicaklaoldurulmek belki de olumlerin en guzeli zihniyeti iş başında olacak. çok da umrumda değil. galatasaray ve fenerbahçe avrupa arenasında, gerek stadları ile gerek başarı potansiyelleri ile bu ülkeye yeter. beşiktaş'da avrupa klübü olma yoluna girse, ülkeye puanlar kazandırsa sevinirim ama, çarşı için, sevgi, başarıdan önce geliyor, başarısızlığı sineye atıncada, durum ortada. rakamlar konusuyor;ben degil.