şimdiler de varoşların hakim olduğunu, kurtlar vadisinden çakma tiplerin egemen olduğunu önceleri belirtmiştim. ulu orta, hatta hiç eleştirmemek lazım bunları. en azından ailenize sövebiliyorlar çünkü. kendi tribününde gencecik çocuğun bıçaklanmasına göz yuman, kendi içinde ölümlü hesaplaşmalara giden bu yeni nesil kitleye temkinli yaklaşmak lazım ey sözlükçü.
elindeki yabancıları mümkün olduğunca oynatmaya çalışan takım.
yabancı oyuncu kulübede otursun diye mi transfer edilir diye sormak lazım bazılarına. 6+2 diye bir kural var 6 tane yabancıyı aynı anda oynatabilirsin, +2 de kadronda bulundurabilirsin kurallarda orta sahan ve hücum hattın tamamen yabancıdan oluşamaz diye bir mevzu mu var?
ayrıca sen önce kendi takımına bak demek istiyorum bazı arkadaşlara. linderoth'un göt kemiğinde problem çıkar 2 senedir oynamaz ama parası tıkır tıkır ödenir, lincoln'ün durumu ortada, nonda bekliyor falan fıstık. paralar tıkır tıkır ödeniyor sahada ne veriyor? meçhullerde.
Beşiktaş'ın ilk renklerinin kırmızı beyaz olduğu taraftarlarının çoğu tarafından bilinen kulüp.Çeşitli hakaretler edip, sonra üste çıkıp, başlık yönlendirmesi yapan, ayar vermeye çalışan kişilerin çekemediği muhterem camia.Bakalım;
(bkz: daha neler gorecegiz)
takımının tarihçesini de, maçlarını da, ilgili belgelerini de bilen taraftara sahip kulüptür.
ilk renkleri kırmızı beyazmış. wow dostum mısır piramitleri'nin son sırrı bu demek? vay anasını sayın seyirciler. ankaragücü'ne karşı edilen galiz küfürü tüm ankara'ya etmiş saymak üstelik devlet erkanını da ekleyerek belirtmek. uvvv dostum etkilendim, kekelemeye başladım bu müthiş bilgilerden sonra.
delikanlı adam renkli takım tutmaz diye edebiyat yapar taraftarları ama ilk renkleri kırmızı-beyaz'dır, bilmezler. balkan savaşının ardından dedeleri kulübün renklerini matemi ifade etmesi için siyah beyaz'a çevirmişlerdir. siyah ulan dediğiniz siyah o işte. takımının tarihini öğrenmek, altı dolgulu bilgiyle edebiyat parçalamak gerekir yani.
önceden de belirttiğim gibi varoşlardan gelenler teslim almadan önce çok muhterem bir camiaymış beşiktaş.
ankaragücü maçlarında cumhuriyetin temellerinin atıldığı, atatürk'ün yattığı, devlet kurumlarının merkezlerinin yer aldığı, milyonlarca insanın yaşadığı başkent ankara için "sikilmiş ankara" diye bağıran taraftarlara sahipler. yeni nesilleri çok yaratıcıymış, arkadaşlar öyle diyo.
elin siki ile gerdeğe giren takımların hakkını - hukukunu zerre kadar sallamayan takımımızdır. bu sene 4 büyükler içerisinde en iyi futbolu oynamış ve oynamaktadır. ama şampiyonluk yolunda pes etmek bilmeyen bir sivasspor'un 4 puan gerisindedir. beklemekteyiz.
mesnetsizce sallayanlara lafı dolandırmaksızın en net şekilde cevabı veren taraftara sahip takımdır.
sen eğer üzerinde taşıdığın formayı kamufle ederek içindeki nefreti mesnetsiz iddialarla sivasspor ve bursaspor üzerinde kusarsan, senin kamufle ettiğin formanın deşifre edilmesinden gocunmayacaksın kendi çapında sızlanıp "x hakkında x başlığına gidin" deme kuderetini el cisnel organı ile gerdeğe girmeden düşüneceksin hani bunu yaparken bile zerre bilgi sahibi olmadan sırf konuşmuş olmak için konuşursan sızlanmayacaksın.
tüpçü'nün rezaletlerine en sert ve en net sözleri bu taraftar etmiştir her zaman. kongre üyesi olmadıkları için daha doğrusu kongre üyesi olacak şekilde her yıl aidata ayıracak bütçeleri olmadığı için, sadece tepki koyarak tüpçü'den rahatsızlıklarını dile getirebilmektedirler. ha tüpçü yüzsüzdür o çok ayrı konu.
samsun maçı davası konu edilmiş, beşiktaş aleyhine atıp turarken bile bilgisizliğini göstermeyeceksin, sağlam şekilde bilgi ver ki, en azından bir tarafından tutabilelim. ilgili maç 4-1 bittiğinden beşiktaş'ın golü iptal edilmiş ve 4-0 bitmiştir. ha şimdi çıkar "ha 3-0, ha 4-0" dersin eminim ama bilgisizsin işte açık net. ilgili maçla alakalı 5 kırmızı kartın 4'ünün arkasındayım. karşı çıktığım tek kart ahmet yıldırım'ın kartıdır. pancu ve ilhan ise bilerek atıldılar maç çığrından çıktıktan sonra. ha cem papila'ya tepkimiz neden? maçta çifte standart uyguladığı için. bir ara verip yakına dönmek isterim, deniz çoban bursaspor maçında toraman'ı atarken, toraman'ın atılmasını çoğunluk doğru buldu ama aynı çoğunluk benzer pozisyonlarda bursaspor'a kart çıkmamasını yadırgadı. konuya dönersek, samsun maçında ceasar beşiktaş kontraatağa çıktığında üzülmezle yan yana koşarken 2 defa dirsek atıyor o maçın kale arkası görüntülerinde bu net şekilde görülebilir. tabi olay topsuz alanda, üzülmez de 2 defa dirseği yiyince dönüp vuruyor. kırmızı kart mı? evet ama ceasar'ın kartı nerede? aynı ceasar ahmet yıldırım'ın topa vuruşu sırasında atıyor kendisini yere ahmet dışarda ama ceasar yine orada ne anladık bundan? ha cem papila'nın olayı buysa, mizacı buysa 2004-2005 sezonunun 16. haftasında galatasaray-fenerbahçe maçında millet birbirini biçerken "sakin" uyarısı yapması nedir? beşiktaş samsun maçında kartvizit çıkarır gibi kırmızı kart çıkaran papila, kart kullanımında neden cimriydi bu maçta? milletin birbirini biçtiği koca maçta 88. dakikada luciano'yu son adam olduğu için "lütfen" attı oyundan. beşiktaş-samsun maçındaki cem papila mı gerçek cem papila, yoksa galatasaray-fenerbahçe maçındaki cem papila mı gerçek cem papila? hangisi doğru, hangisi standart?
ağzından tükürükler saça saça sonuçlar üzerinden kulaktan duyma şeylerle gidersen sana kendi maçını da örnek göstererek veriler sunarım! bunlar ezber değil, yaşanmış gerçek olaylardır.
velhasıl bu bilgileri verirken maksat toplumun ve kulaktan duyma sallayanların bilgilenmesini sağlamak. bir şeyi söylerken arkasının boş olmaması önemlidir. bir şey konuşurken arkasını doldurmanı bu yaştan sonra ben mi öğreticem? arkasını boş bırakırsan, biri gelir arkasını doldurur. bu da benden sana nasihat olsun gözüm.
hunlu gibi bitirirsem, akşam akşam sizlere birkaç tümce söyledim, kusuruma bakmayın. *
fenerbahçe'lileşmeye başlayan takım. fenerin eskilerini kadrolarına toplamasından bahsetmiyorum.
süleyman seba döneminde bile daha oturaklı bir taraftar kitlesi vardı. daha beyefendilerdi. oturup iki kelime edebiliyordunuz. pantolun derinliklerindeki pipiler, hayvani his yaşatmalar gibi iğrenç muhabbetlere girmek şöyle dursun, sizin kişiliğinizi hedef alan en ufak laflardan sakınırlardı.
sonra medya egemen oldu, internet yaygınlaştı bu çoğalan varoş kitle bir ur gibi beşiktaş'ı sardı. vur, kır, parçalaya döndü iş. sesi çıkmaya başlayan kitleye baktığımızda; seviyeleri düştükçe düştü, ortalama fenerliden farkları kalmadı.
(g.saray hakkında atıp tutmak isteyenler için doğru başlık burası değil hatırlatayım. kaç yıllık yazarım diye geziyorsunuz, onu da ben mi öğretecem.)
edit: örneklendirme dediğiniz bir cümleyle hadi en fazla iki cümleyle sınırlı kalır. örnek sandığınız şey özneyle konu içinde eşit ağırlığa sahip olursa, o karşılaştırmaya; başlı başına örnek dediğiniz şeyle ilgiliyse, diğer konuya girer. g.saray'la karşılaştırma yapmak için: (bkz: galatasaray ve besiktas arasindaki farklar). beşiktaş'ı boşverip, g.saray hakkında sallamak için: (bkz: galatasaray). ayar üstüne ayar vermek gibi niyetimiz olduğu sanılmasın. maksat toplumun bilgilenmesi.
beşiktaş bir tepki takımıdır. başkaldırıdır. bunu anlamak zordur. beşiktaşlılık bir duruş'tur. "o duruşa vuruş kaç kuruş" şeklinde tepki gösterme seviyesindekilerin bunu anlaması da zordur. bunu ancak ve ancak inönü'ye en az bir kez bile olsa gitmiş olan herhangi bir takım taraftarı hissedebilir. "kartal gol gol gol"deki asabiyet, "istersen eğlenelim davullarla zurnalarda" kısmını bile beklemeden "eeeeee" demek bunun sonucudur. bu da futbolculara yansır.
nasıl ki galatasaray'da top oyanamaya başlayan her futbolcu [misal baros] hemen elle gol atmaya çalışıyorsa veya her pozisyonda kendisini yere atıyorsa [misal lincoln] [kurum/kulüp kültürünün aşılanması] beşiktaşlı futbolcular da asabi olur.
edit: "hırçın" olmak, "hırslı" olmak sportmenliğin önüne geçen etkenler değildir. "başkaldırı" demek, önüne gelen futbolcuya tekme atmak demek değildir. bunu herkes çok iyi biliyor. birbirimizi kandırmayalım böyle laf oyunları, laf çevirmeler, adhominem'ler falan. tribünlere oynamaya gerek yok, biz bizeyiz.
yakışmıyor.
öğreti: bir entry'de, başlıktaki konudan alakasız bir konuyla ilgili bilgi verilebilir. eğer ki o bilgi başlıktaki konuya bağlanıyor ise. evet, kaç yıllık yazarım ve galatasaray'a hakkında söylediğim şeyler beşiktaş için bir örnektir. neyse öğrettim sonuçta.
(bkz: ayar verilmez alınır)
sahadakilere gelince, bir maç içinde oyuncularının 5 tanesi kırmızı kart görerek maçı hükmen 3-0 kaybeden tek 1.lig-süper lig takımı olma özelliğine sahipler. diğer maçlarda gördükleri kartların haddi hesabı yok. türkiye ortalamasını her daim sıçratıyorlar.
sorsanız hakemlerin cinsel tercihinden, federasyon üzerindeki fener, g.saray etkisinden falan bahsederler. sanırsınız armalarında türk bayrağı taşıyan, her sezon milyonlarca dolarlık bütçesi olanlar anadolu takımları.
fener-g.saray senin gibi kollanmasına rağmen kendi arasında oynadığı derbiler harici bu kadar kırmızı kart görmüyosa, öncelikle bunun mantıklı açıklamasını kendinde bulabilmelisin ey beşiktaşlı futbolcu.
edit:
+ taraftarı için centilmenlik, sporda dostluk boş kavramlar. futbol bir savaş, başkaldırı onlar için. sahadakiler de onlardan etkileniyo yaa...
burjuvalar için jimnastik kulübü olarak kuruldu. zamanla varoş ağırlıklı, varoş söylemleriyle ayakta duran, varoş hareketleri sergileyenleri kendine kahraman belleyen bir futbol takımına dönüştü.
kimbilir 106 yıl sonra nasıl olacak? ya da hala var olacak mı?
ne mutlu ki sadece aldığı kupa sayısıyla [17-17-12] eleştirilen takımım.
adı ne şikeye karışmıştır, ne haksız galibiyeti vardır ne de ezilerek maç kaybetmiştir. [liverpool maçı'nı hatırlatacaklara selam ederim]
oysa diğerleri? şike mi dersin, şaibe mi, kalecisiz kazandığımız maçları mı? eh toplamda herkesin herkesi hemen hemen aynı sayıda yendiği bir tarihte, varsın fark 5 şampiyonluk olsun. 1'i bu sene gitti, kaldı 4. hehehe
diyorum ki, 2002-2003 sezonunda son hafta ersun yanal'ın başında bulunduğu gençlerbirliği bursaspor karşısına 8 eksikle çıktı ve bursaspor maçı 3-1 kazandı. altay ise tam kadro çıkan aykut kocaman yönetimindeki istanbulspor ile 0-0 berabere kaldı. altay 35 puanla küme düştü, bursaspor 36 puanla ligde kaldı!
diyorum ki, bursaspor küme düştüğü 2003-2004 sezonnda 29 haftada 2 maç üst üste kazanamadan toplamda 5 maç kazandı! ilginçtir son 5 maçını ise kazandı üstelik bu maçlardan 1 tanesi de rizespor'un ilk yarısını 2-0 önde kapayıp devre arasında rizesporlu futbolcuların tartaklandığı, tehdit edildiği maçta ikinci yarı 4 gol yiyerek 4-2 bursaspor kazanıyordu, maç sonu rizeli futbolcular "ilk defa kaybettiğimiz için mutluyum" diyebiliyordu!
bunlar mı ezber ha? sen gerçeklere tahammül gösterebiliyor musun ki? eleştiriye lafımız yok! iş mesnetsiz saldırılara dönüştüğünde cevabını en gerçekçi şekilde alırsın.
yok klavye delikanlılığıymış.
sizin gibi deliğikanlı olacağımıza, klavye delikanlısı oluruz. gerektiğinde istediğiniz yerde, istediğiniz mekanda ilgili konuları kanıtlarıyla, belgeleriyle de koyarız! delikanlılığı sizin gibilerden öğrenecek kadar küçülmedik.
hatırladığım kadarıyla bundan 4 sene önceydi,kadıköy de fener beşiktaş maçı vardı.
fener tribünleri "rıza efendi iki ekmek bir süt" diye bir pankart hazırlamışlardı.
fener tribününe zamanında çok takıldığım için fener taraftarının az çok yapısını bilirdim, o yüzden pek şaşırmadım.
o maçı beşiktaş 4-3 kazanmıştı ve bu galibiyete bir fenerli olarak çok sevindim,ertesi hafta inönü ye maça gittiğimde rıza yı bağrına basan beşiktaş seyircisini gördüğümde "halkın takımıyız hepimiz kapıcıyız"pankartını gördüğümde ve "türkiye uyuma hepimiz kapıcıyız"diye bağıran trübünleri gördüğümde onca zaman fenerli olduğumdan ve fenerliyim dediğimden beni utandıran takımdır.
ne vardı önemli olan çok şey vardı elbette futbolun içinde olan ama bir o kadar da dışında kalan ama beşiktaş ın yapısı itibari ile bu gerçekleri gözümüzün içine sokan çok şeyler vardı.
herşey futbol değildi carlos gelsin kıçıyla gol atsın çok ta.... derler ya hani!
ama güzel olan şunları görmek:"şerefli ikinciliklerin takımıyız" sinan engin e yapılan protestolar.
bunları türkiye de bize gösteren tek takım beşiktaştır.
ve haliyle hangi takımı zamanında tutmuş olursam olayım baştacıdır.
Trabzonspor 0 - 0 Beşiktaş
Beşiktaş 1 - 1 Sivasspor
Kayserispor 1 - 0 Beşiktaş
Bursaspor 0 - 0 Beşiktaş
Beşiktaş 1 - 1 Trabzonspor
Sivasspor 1 - 1 Beşiktaş
Beşiktaş 1 - 0 Kayserispor
Beşiktaş 0 - 0 Bursaspor
Fenerbahçe 2 - 1 Beşiktaş
Galatasaray 4 - 2 Beşiktaş
bu sezon böyle sonuçları elde etmiş takımdır.
bu maçlarda inönü'de 1-1 biten sivas maçında beşiktaş'ın net 8-9 pozisyon harcadığını söylemeliyim futbol skor oyunu berabere kaldı mı? lafımız yok. kayseri'de pozisyonsuz sıkıcı maçta olmayan pozisyonda 85. dakikada yiyince golü çıkaramadı. 0-0 biten bursaspor maçında beşiktaş'ın inanılmaz pozisyonlar kaçırdığını 17 adet korner attığını da not etmek istiyorum. sivas'taki sivas-bjk maçı oyun olarak iki takımın da beraberliğe razı oyunu ortadaydı, inönü'deki bursa maçında bursaspor'un 10 saniye arayla direkten dönen iki topu dışında 10 kişilik beşiktaş'ın bursaspor'a ikinci yarı sahayı dar ettiğini 3 net pozisyn harcayıp son saniyede ivankov'un kahraman olduğunu hep beraber izledik. mağlup olunan fenerbahçe maçında cisse'ye ilk sarı kartın ne kadar ucuz çıktığını hep beraber gördük kaldı ki, kadıköy'de 10 kişilik beşiktaş saldırırken aragones alex'i oyundan alıp orta sahasını güçlendiriyordu korkudan! galatasaray maçında delgado'nun atılış şeklini izledik hep beraber. inönü'deki trabzonspor maçını izleyenler de 5 olacak maçın 1-1 bittiğini göreceklerdir.
ama dedik ya, futbol skor oyunudur ve beşiktaş bu maçlarda puan kaybetmiştir.
bir söz de el cinsel organı ile gerdeğe girmek isteyip bir sivaslı olup, bir bursasporlu olanlara.
sen beşiktaş'ın şanlı tarihine dil uzatacağına önce üstündeki sarı kırmızı formanla selçuk dereli'nin yardımalrıyla 3-3 biten yozgat maçının hesabını ver, arif'in atlayıp zıpladığı maçlarda verilen penaltılara bak, verişen doğan marka otomobillere bak.
ha üstündeki sarı kırmızı formayla öterken, bursaspor'un hakkından bahsederken şunu da söyle, bursa düştüğü sezon son 5 haftaya kadar 2 maç üst üste kazanamadan toplam 5 -yazıyla beş- maç kazandı ama son 5 maçını komple kazandı bu nasıl iş? ilk yarı 2-0 rizespor öndeyken devre arası rizesporlu futbolcuların dövüldüğü, tehdit edildiği ikinci yarı 4-2'ye dönen, kameraların alınmadığı, bursaspor-rizespor maçının hesabını ver! düşmesinden 1 sezon önce bursa'nın son anda yırttığı ersun yanal'ın yönetiminde 8 eksikle çıkan gençlerbirliği'ni mağlup ederek tam kadro istanbulsporla berabere kalıp kıl payı puanla düşen altay'ın hakkını savun bursaspor'a karşı!
öyle el cinsel organı ile gerdeğe girme çabaları ile ötmeyeceksin anam benim.
k.i.b öptm. bye.
şimdi ikile ve arkadanki kızarıklığı kimseye gösterme!