ligdeki sıralaması 3 oyuncuya bağlı olan futbol takımı.
edit: villarreal ile yapılan maçtan sonra biz bunu anladık ki yapılan yeni transferlerin oyundan alınmasından sonra beşiktaş'ın akıl almaz bir çöküşe geçmesi ligdeki sıralamasının 2-3 oyuncuya bağlı olması anlamına gelmektedir.
yaptığı transferlerle bir hayli büyütülen takım olduğunu düşündüğüm ama aynı zamanda da bu akşamki futboluyla fos çıkan takım olduğunu düşündüğüm.*
yıllar sona gelen edit: o yapılan transferler bugünlerde beşiktaş'ı bu hallere getirmiştir. gösterişi bir kenara bırakmazsanız mali kriz camianızdan eksik olmaz. Bu lafım o eski yöneticelere.
yavaş yavaş havası kaçmaya başlamış balon.
hilbert, delgado, tabata, fink, zapo, ferrari gibi 6 tane işe yaramaz yabancısı var.
yerli futbolcuları zaten rezalet.
ceramica kupasını kaybettiler. 1'de 0.
villarreal karşısında 2 devrede de farklı tablo ortaya koymuş takım,
şöyleki guti, quaresma, nihat, bobo, ferrari ve sonra oynamayan ernst ile bu takım bu sene ligi süpürür, türk oyuncuların 2 nci yarı ortaya koydukları oyun ise içler acısı.
yabancılarını tartışmışyorum ama yerlilerinden bir cacık olmaz. türkiye ligi'nde şampiyonu türk oyuncular belirler. beşiktaş'ta ortalamanın üstü denebilecek tek türk ise ibrahim toraman. bu yerli kadrosuyla beşiktaş şampiyon... yok be gülüm!
3 formasınıda 3 ayrı futbolcu ile tanıtıp diğer 2 rakibini ağır ezmiş kulüp, gün itibari ile quaresma formaları yok saterken guti formalarına talep artıyor,
sezon başlamadan 80 bin forma satmak zor iş vesselam.
fenerbahçe'ye uefa playoff turunda paok saloniki takımı çıktığından beri facebook'ta veya başka sitelerde de var mıdır bilmiyorum, paok saloniki'yi kardeş takım ilan etmiş taraftarlara sahip kulüp. paok çıkana kadar bundan da haberim yoktu ya, neyse artık.
ben burada kulübü suçlamıyorum. bilgisi yoktur büyük ihtimalle. ama hem kendinize(ki bunu 3 büyüklerin 3'ü de yapıyor) atatürk'ün takımı diyeceksiniz, hemde rakibinize karşı bir yunan takımını destekleyeceksiniz. ucuz milliyetçilik yapma sevdalısı değilim. bunu tuttuğum takım fenerbahçe de yapsa, galatasaray da yapsa,(belki de yapmışlardır, yapmışlarsa ayıp etmişlerdir) ayıplarım.
herkes q7'den bahsediyor, guti'den bahsediyor. toraman diyoruz yıllardır deli ibo diyoruz.
aslında bunları dememiz çok gereksiz.
formalarının üstünde iki mükemmel renk bir araya geldiği sürece hiç kimse birbirinden ayrılamaz ki. siyahla beyazın aşkı işte... zaten hep deriz ya zt kutuplar birbirini çeker diye. işte o sözün tam karşılığı var o formanın üzerinde.
deli ibo'nun bir deparı, bir bakışı, şifo'nun bir çalımı, nihat'ın, ilhan'ın golleri... pascal'ın bir şekilde hep gülümsetmesi, fevzi'nin yaptığı hatanın sonucunda gerçekten o hatayı umursayarak ağlatması, ahmet dursun'un kimi golünde havalara zıplatması hem de televizyon maçında bir maçın özetini belki 5. defa izlerken... bunlarla büyüdüm ben. isimlerini hatırlıyorsam saygımdan, yoksa izlerken beşiktaş'tı onların herbiri benim için. milli takımın formasında bile farklı görebilirdim onlar. ama siyah ve beyazın birleştiği noktada sadece beşiktaştı onların herbiri.
şimdi q7'yi istiyoruz ya... o da forma için. sahada bu adamın diğer takımdaşlarından bir farkı olmayacak, o da beşiktaş olacak sadece. ama içindeki ne kadar başarılı olabilirse, ne kadar o formayla bütünleşip beşiktaş olabilirse o kadar başarılı olacak o forma. siyahla beyaz o kadar mutlu olacak. derler ya hani "forman için oyna" diye, formanın da bir canı var. onu mutlu etmek için oyna. oyna beşiktaş.