bir türlü büyük olamayan kulüp. her zaman galatasaray ve fenerbahçe'nin gerisinde kalan üçüncü takımdır. bu ünvandan kurtulmayı başaramamaktadır. tam takıma apaçi toplayıp, büyük olacağını sanarken yine dörder dörder almıştır içine. orta sıra takımıdır ligde de.
keske en buyuk problemi skor tabelasında rakibe yazılan rakamlar olsa dediğim, renklerine asık oldugum takımım.
her gün yeşil renkli kağıtlar icin yitip giden degerleri gördükçe iç acıtan, fiyapısız, colaturkasiz günlerde sabahtan aksama kadar sekiz yemeyi kabul edebileceğim takımım.
trabzonspor'u yenebilmek için türlü çirkefliklere bir hafta önce başlayana kulüp.
necip uysal ın mp antalya maçında bilerek kırmızı kart görmesi ile başlayan bu süreç ilerleyen günlerde federasyona ekstra ceza aldırmamak ile devam edecek, sahada sonlanacaktır. hayır arkadaş gücün yetmiyorsa en azından şerefli mağlubiyet ile ayrılırsın sahadan. 108inci yılı kutlu olsun! nice 8 lere aman nice çirkefliklere...
seri bir şekilde 4 yemesine bağlı olarak bu haftaki maçında da 4 yemesi beklenen fakat antalyaspor u deplasmanda 2-0 la geçen çilekeş yıldızlar topluluğu.
ancak şöyle de salakça bir durum var ki, hasımları beşiktaş'ın ikinci turunda elendiği bir kupada eleme turunu bile geçememişler. lakin beşiktaş'la dalga geçmeyi bir hak olarak görebiliyorlar.
1903 model
Çok kullanılmış
2 ileri 4 geri vitesli
Önden arkadan yandan vuruğu var...
Beyaz renkli camlarda siyah film var...
Modifiye edilmeye çalışılmış
Q7 arması ferrari vites kolu takılmıştır..
8 kişi rahat biner...
Sorun olursa 4´ü perşembe 4´ü pazar biner...
Bir defa ingiltere´de denedik 8 kişi de binebildi...
--spoiler--
kendisine çeki düzen vermesi gereken, titreyip kendine gelmesi lazım gelen türk takımıdır, candır.
çok büyük bir revizyona gitmelidir, çok büyük.tertemiz bir sayfa açmalıdır, 70li yıllardaki başarısızlığından esintiler sunmakta, iç acıtmaktadır.
1-bu revizyona da, tüpçüden kurtularak başlamalıdır.kusura bakmayın demirören, beşiktaşlılığınıza bir sözüm yok ama birkaç yılda 7-8 teknik direktör değiştirdiniz, onlarca futbolcu geldi gitti, istenilen elde edilemedi.demek ki sorun sende.olmuyor işte, olmuyor; yeter.
2-yıldırım demirören, beşiktaş'ın başkanı olduğundan beri, beşiktaşımıza teknik direktör dayanmaz oldu, yıldo'nun yanlışlarının ardı arkası kesilmez oldu.ben, hep teknik direktörlerin kalmasından, onlara daha fazla şans tanınmasından yanaydım ama ilk defa bir teknik direktörün gitmesini istiyorum.çünkü bu adam, tek kelimeyle arsız.
türk futboluna, beşiktaş taraftarına, önüne gelene sayıp sövüyor.bir teknik direktör olarak neyine güveniyor anlayabilmiş değilim.yeter schüster, yeter.
bana kalırsa, takımı çok yakından tanıyan, uzun yıllar beşiktaşımızda top koşturmuş,birkaç yıldır da yardımcı antrenörlük yapan tayfur havutçu'yu teknik direktör yapmalıdır.her teknik direktöre karşı tavrından farklı olarak, işte bu kişiye, tayfur abimize sabır göstermeli, tayfur havutçu'yu türk alex fergusonu yapmalıdır.
3-transfer politikası değiştirilmelidir.her sene 20 futbolcu gitsin 15 tane gelsin şeklinde olmamalı transfer.kulübe menajerler adım atmamalı, oyuncu takibinde uzmanlaşabilecek bir transfer komitesi, aktif hale getirilmelidir.gündem yaratmak için değil, ihtiyacı gidermek için transfer yapılmalıdır.
4-kadro, gereksiz futbolculardan(nobre, aurelio vb vb) arındırılmalıdır.mevcut takımın defansif zaaflarını kör göz bile görüyor.o yüzden yerinde transferlerle kadro güçlendirilmeli.(andreas beck, serdar kesimal)