1990'ların başındaki çocukluğumda misket çılgınlığı son raddede iken evdeki halıya 2 kale kurar ve her hafta beşiktaş'ım hangi takımla oynuyor ise 20 tane bilyem oyuncu ve 2 kurşun askerim kaleci olacak şekilde karşılıklı maç yaptırırdım. her bilyem bir futbolcuyu temsil ederdi. bilyelerime ilk verdiğim isimler hala hafızamdadır: engin, Recep, Gökhan, Ulvi, kadir, rıza, mehmet, zeki, metin, ali, feyyaz'dı. o zamandan bu zamana tarif edilemeyen bir hisle bağlı olduğum takımdır.
30 yıldır kupa görmemiş eziklerin hayallerinin ulaşamayacağı yerde olan takımdır. hele hele son haftada hiçbir zaman şampiyonluğu rakiplerine vermediği gibi genç oğlanların taşşak malzemesi olmamıştır.
mourinho'nun istediği almeida, atletico'luların ağlayarak gönderdiği simao, 25 yaşındaki fernandes ile 27 yaşındaki süper yetenek quaresma'nın katar takımı gözüyle baktığı takımmış efendim. iddia sahipleri bu iddiasını hayvanat bahçesinde söylesinler katıla katıla gülen bir sürü hayvan bulurlar. eşref i mahluklar buna aldırış etmiyor.
real madrid'den ayrılan oyuncuların katar'in al bilmemne takımlarına gittiğini iddaa eden kişilerin bok attığı takımdır. ulan ne kıskanç herifler var yaa.
sadece ofansif orta saha ve forvet transferleriyle lig şampiyonu olabileceğini zanneden yönetecilere sahip kulüp. bir benzerini yakın geçmişte manchester city bizlere yaşatmıştı. kadroda 9 santrafor, 7si ofansif olmak üzere 11 orta saha oyuncusunu kadroda tutmuşlardı. ne kadar başarılı oldukları ortada. avrupa'da pili bitmiş, kariyerinin sonuna yaklaşan, geçmişin wonderkid'i günümüzü patlayan balonlarını kadroya katmak ne denli doğru tartışılır. bir de bu adamlara yıldız demiyorlar mı insan ona delleniyor.
seneye galatasaraydan farkı kalmayacak takımdır.
keşke yapılan transferler almak için alınmasaydı da gerçekten mantıklı yapılsaydı.
mesela bir guti yerine defansa 2 oyuncu alınsaydı, bir q7 yerine defansa 5 oyuncu alınsaydı.
bir deli ibo gönderilmeseydi defansta bir oyuncu fazla olsaydı.
hem bir galatasaraylı hemde türk futbolunun gelişmesini isteyen birisi olarak gerçekten ümit ediyorum ki seneye bizim gibi olmazlar inşallah.
son olarak yönetime sesleniyorum: tayfur havutçu'ya sahip çıkın lan bari.