yönetimsel yanlışları bir kenara bırakırsak eğer takım hakkındaki olumsuz hava konusunda birşeyler söyleme ihtiyacı duyuyorum. tamamiyle kendi düşüncemdir. bursa maçı sonrası q7 ye kaptanlık verilmesini eleştirenler, beşiktaş kötü oynuyor diyenler, çok portekizli olmuş diye çemkirenler, teknik direktör yaramaz diye ağlayanlar. tamam belki haklısınız. ama bir yere kadar haklısınız. q7 bir sarı kartında tamamen haksız ve gereksiz. ama kaptanlığı hak edecek kadar hırslı ve formasını seven bir futbolcu. geçen maçta trivela ortasında ağzı açık ayran budalası olanlar bu maçtaki hatasında yerden yere vuruyolar garibimi. yapmayın, o çocuk messi değil, o çocuk sakatlıktan kurtulmuş ve dünya devi diye anılan klüplerde başarısız olup beşiktaşta kendini ispat etmeye çalışan bir futbolcu. hırslı sempatik yeri geldiğinde bizi bile hayrete düşüren hareketlere imza atan bir yetenek. harcamayın...
beşiktaş kötü oynuyor diyen arkadaşlar şunu göz önünde bulundursun, artık çekişme rekabetten çıkıp düşmanlığa varmış bir takımın deplasmanındasınız. japon dahi olsa futbolcular bunun bilincinde. saha bombok, seyirci devamlı küfür kafir hareket çekiyor. yapmayın daha lig başında harcamayın takımı. 3 günde bir maç yapıyoruz. azıcık insaflı olun. biz real madrid yada barcelona değiliz. sadece türkiyede gelişmeye çalışan normal türk takımlarından biraz üstün bir türk takımıyız.
çok potekizli olmuş diyenler bunda ne kötülük olduğunuda açıklar ise gerçekten sevinirim. birbirinin dilinden anlamayan bir japon bir afrikalı bir isveçli bir brezilyalı beraber oynasa daha mı iyi olucaktı. ha gruplaşma olur diyeceksiniz. olsun abi. eğer benim diğer futbolcum q7 simao'yla almedia'la daha iyi anlaşıyor diye kötü oynayacaksa ben diğer futbolcumda ararım suçu.
teknik direktör dersen eğer. kimler geldi dünya devi. skip gittiler çok afedersin. biraz şans vermek lazım, biraz güvenmek lazım. evet çok başarılı değil. ama adam yeni. bırakında biraz tanısın takımını.
biz beşiktaş taraftarıyız. biz beşiktaş galip geldi diye sevinen değil beşiktaş inanarak oynadı diye sevinen bir taraftar grubuyuz. biz deli ibrahim'e vurdu diye gidip adama kafa atan pascal'a hayranlık duyan taraftar grubuyuz. biz siyahız. bırakın beşiktaş beyazımız olsun. her maç iyi oynayan her maç kazanan takım dünya üzerinde yok. skimsonik futbol yorumcularının gazına gelip beşiktaş'ımızın moralini bozmayın...
beşiktaş anlayamadığım bir girdabın içine girmiş durumda. jorge mendes denen bir eleman, ki anladığım kadarıyla ikna kabiliyeti yüksek bir eleman, başkanın güvenini kazanmış; başkan da onun kollarına bırakmış durumda vaziyeti. bu adam mourinho'yla falan da iyi; belki de bu eleman tanıştırdı demirören'i mourinho'yla ronaldo'yla. demirören'in de hoşuna gitti bu durum, mutlu oldu, güvendi bu adama. ama bu çok riskli bir durum. tarihimizin katakullisine gelebiliriz bu adam yüzünden.
artık takımda 6 tane portekizli var. bu yüksek bir rakam. yetmezmiş gibi, başımıza bir de portekizli teknik direktör gönderdiler, ki bu noktada mourinho'nun da katkısı büyük. artık takımın bütün ipleri portekizlilerin elinde. çoğunluğu sağlamak gücü elinde bulundurmaktır ve maalesef ki güç tatlıdır. guti'yi küstürdüler, kim ne derse desin. ölüsü oynar dediğimiz ernst diye bir adam vardı; hani nerde? 3 gün önce athletico madrid'e 500bine gelen adam 3 gün sonra bonservisinin yarısına 3 milyon ödenerek beşiktaş'ıma geliyor. ve oynamıyor...
yanlış bir şeyler oluyor; umarım erken uyanırız...
ingiliz takımı gibi oynamaya başlayan takım.
yan toplarda fazlasıyla can yakmaya başladılar. sanırım teknik direktörün bunda payı büyük. en azından çalışmalarının sonucu iyi yönde gördü bursa maçında da.
iyi bir takıma sahip olmasına rağmen, iyi futbol oynayamamaktadır. konsantrasyon yok, ciddiyet yok, giden geri gelmiyor, pas vermek yerine herkes kişisel olarak bir şeyler yapabilme derdinde, kimsenin yüzünde de hırs yok necip uysal'da olduğu kadar.
2011-2012 sezonunda şampiyon olurmu bilmem ama "kafa ile en fazla gol atan takım" ünvanını alacağından şüphem yok.ne vursak gol oluyor aq! kafanıza sağlık.
murat aksu gibi kıro başkan adaylarına asla ihtiyacı olmayan klüptür beşiktaş. eğer bu başkan adayını bekleyenler varsa 1 saniye beklemeden siktirip gitsinler. güney doğulu başkan istemiyoruz beşiktaşımıza, ikinci bir aziz yıldırım kirliliği istemiyoruz bu asil klüp içinde.
tamam, demirören çok heyecanlı futboldan çok anlamayan biri ama emin ol senden daha çok seviyodur beşiktaşı. ki adam cebinden 100 milyon dolar vermiş, 50 milyon dolarını da almayacağım diyor. sen ki burada zırvalayan zırva çocuk, bi arkadaşın 50 lira istrese verirmisin? arkanı döner bir dahada o arkadaşına selam vermezsin. bu sene tam destek olalım iyisiyle kötüsüyle bu takıma. bu kadroyu yakalamışken birde adamlardan desteğimizi çekersek beşiktaş çöker.
yıldırım demirören gibi bir adam için vazgeçilmeyecek kadar büyük bir aşk.
demirören'ler, quaresma'lar, guti'ler geçici, formadaki arma, siyah-beyaz renk ebedi...
çocukluğumdan bu yana desteğimi hiç kesmediğim takımım,fakat artık ayrılık vakti geldi.
bu yönetim şekli,bu transfer politikası,bu para uğruna yapılan isim rezilliklerine daha fazla dayanamayarak taraftarlığını bıraktığım kulüptür.umarsızca ve hiç bıkmadan katlandım çektirdiği çilelere,fakat artık yıldırım demirören yönetimi beşiktaş ı yok etmeye başlamıştır,gemiyi ilk terk eden farelerden değilim,ama gemide kaptan yok beşiktaşlı arkadaşlar,en son o çıkar diye ümitlenmeyin. *
öyle televizyonlarda görüldüğü gibi saçma sapan kavgacı insanların desteklediği bir takım değil, gerçek taraftarının hayatının her döneminde aşkla bağlı olduğu takımdır. metin ali feyyaz göremeyen jenerasyonun bile bu üçlüye tapmasıdır. sevgiliye üç bes satır şiir yazılamazken takımı için besteler yapılabilmesidir.
dişi kartalların hemen üstündeki tribündekilerin maçı sağlıklı izleyememesidir.*
bir yandan da şanslı olanların tuttuğu takımdır. zira diğer takımların taraftarları takımlarının renklerini günlük hayattaki kıyafetlerine taşımak isteseler sirkten kaçmış gibi dururken, beşiktaş taraftarı bunu yaptığında son derece şık olur.*
bu sezona da talihsizliklerle başlayan takım. son 4 maçta 4 gol atan almeida sakatlanması tüm planları alt üst etti. umarım holosko ve mustafa bu açığı kapatabilir. bir de edu vardı tabi.
Türkiye'nin en iyi tribününe ve tribün bestelerine sahip spor kulübüdür. ancak futbol takımı taraftarı kadar başarılı değildir. genelde galatasaray ve fenerbahçe'nin gölgesinde kalır.
maçın skoruyla alakalı olmayan bir sevgidir ve dün itibariyle israilli şrefsizlere verdiği dersle tekrar tekrar gururlanmamıza neden olan aşkın ta kendisidir.