3 büyük türk takımından biridir. klüp olarak maddi durumlarını bilemiyorum ancak yeterince yatırım yapmadıklarını düşünüyorum. belki de bu kıyaslama olarak fenerbahçeyi almamızdan kaynaklanmakdadır. ancak yine de hem türkiyede hemde avrupada daha fazla iş yapmasını temenni ettiğimiz bir kulüptür.
çarşı. belki de en gereksiz oluşum. ne kadar ipsizi sapsızı, tinercisi, hırsızı varsa bu gruba dahil. yahu adam gibi insanları toplayın şu çarşı grubuna, çok mu zor. polis olan ve daha önce stadta defalarca görev yapmış bir arkadaşımın gözlemlerine dayanarak söyleyebilirim ki, en kötü taraftar oluşumu budur. mümkünse dağılsın, beşiktaş da rahat bi nefes alsın.
formasındaki ikinci yıldızı mahkeme kararı ile takan, türk futbolunun zirvede olduğu yıllarda bir maçta 8 gol yiyen, sözde yıldızlar (quaresma, fernandes vb) alındığı sezonda dinamo kiev'den (2010-2011 sezonu) iki maçta 8 gol yiyen, kendisi bile 8 harften oluşan egzantirik kulüp. an itibariyle ligde 8 gol atmış olması da tesadüf olamaz.
elindeki kadroya bakmadan avrupada başarı bekleyen takım. taraftarı da böyle bu takımın, her sene ligde ve avrupada başarı bekliyorlar. sadece gülüyorum.
işi bozuk olan takım. bunu uefa ligi için söylüyorum. hem sakatlık hem de oyun olarak belli bir şanssızlıkları da var eyvallah ama şu edu denilen adama katlanmak ve holosko/pektemek ikilisinden birine yer vermemek neyin nesi kardeşim!
bu takımın guti hariç araya oynayacak adamı yok, onun da dünya sikinde değil! q7 zaten kendine hristiyan! ee o zaman sızlanmayacaksın!
2 transferle gaza gelip "yeter demirören yeter" diyeceğinize, küfürlerle kovduğunuz seba ve bilgili başkandan daha beter etmeniz lazım bu adamı ama nerdeeee!
zor dostum zor. uefa liginde de içeride en az 4 puan almalı 2 maçta.
Bu gece saat 23.50 civarlarında yediği golle hayatımda ilk defa ve henüz 24 yaşımda olmama rağmen kalbimi sıkıştırmış, 30-40 saniye nefes alamamama neden olmuş, nefes almaya başladıktan sonraysa duvarları yumruklamam sebebiyle sağ bileğimde güzeller güzeli bir çatlak yaşamamı sağlayan yaşam sebebi. Candır o, aşktır.
Sevinmek için sevmedik biz seni, sen yenilmişsin umrumda değil ki,
Şereftir bu yolda senle yürümek, hep kolkola bir gün değil her gün Beşiktaş.
Bir sevda düşün ki senin uğruna; yağmurda çamurda arma aşkına,
taraftarlarının yarısından çoğunun kalbinde ritim bozukluğu, kapakçık vs gibi sorunların olduğuna kesin gözüyle baktığım caaanım takımım. bakalım bende neler çıkacak bir doktora gitmekte fayda var.
her sene taraftarına büyük hüsran yaratan 3 büyük takımdan birisi . Eline versen bağlı tavuğa parmak atamaz cinsinden bir başkan tarafından yönetiliyor .Böyle oynamaya devam ederse takım şampiyonluğa 11 , 12. haftada havlu atılır .
Geçen sene yanlış hatırlamıyorsam ilk yarı lider ile arasında 17 puanlık bir fark vardı . 4 ,5 ispanyol geldikleri zaman 17 de 17 yapacaklarını sanıyorlardı .Bu yıl avrupa liginde mücadele ediyor, oradan da elenecek gibi. Dünya yıldızlarına sahip olabilirsiniz ama futbol bu işte milyon dolarlarla değil ruhla oynanıyor.
sorunu kesinlikle futbolcu veya teknik direktör olmayan takımdır. bu takımın taraftarı daha 2 yıl öncesine kadar ''yeter demirören'' diyerekten stadı inletiyordu. daha sonra ne mi oldu? demirören gitti guti ve quaresma'yı getirdi yıldız diye önümüze. 2 yıl önce stada giremeyen başkan, statlarda sezercik'ten eşeği kapan şişko gibi sırıtmaya başladı hep. bu kadar kolaydı yani taraftara geçmişi unutturmak, 2 yıldız getir iş hallolsun.
daha sonra taraftar bu istifa nidalarını unuttu, biz bir numarayız, yıldızlarımız var havalarına büründü. geçen 2 yıl sonunda beşiktaş'ın durumu yine ortada. aynı şekilde demirören'in başkan olduğundan sonraki durum da ortada. başkan bu takıma geldiğinden beri alınan oyuncular belki 100'ü geçmiştir, gelen teknik adam sayısı 15 olmuştur belki. biz taraftarlar olarak o gitsin, bu gelsinlere devam ediyoruz hala. ulan bu gelen giden adamların hepsi mi başarısızdı? ee başarısızsa bu adamlar bizden gittikten sonra neden yıldızlaşıyor?
ortada olan sorunun kesinlikle teknik adam veya futbolculardan oluştuğunu düşünmüyorum. ortadaki başarısızlığın, borcun, sistemsizliğin tek sorumlusu yıldırım demirören'dir. 100 tane futbol kulübüm, 500 tane şirketim olsa birine bile bu adamı yönetici yapmam imkansız.