henüz sadece iddia aşamasındadır, diğer kulüplerin suçlanamayacağı gibi beşiktaş'da suçlanamaz. karara bağlanmadı henüz. bu ülkedeki hukuk anlayışına koyayım. iddianame lan bu. iddia nedir?
şike iddiasına konu olan kupayı iade etmiş bazılarının yaptığı gibi, amele balgamı gibi yapışmamışdır.
adam ile madam farkını ve adamlığın ne kadar önemli olduğunu elaleme göstermiştir.
maske takıp sahaya atlayan malların takımıyla hiçbir alakası olmayan takımdır.
şerefiyle övünür, senin takımınsa şerefin anlamını bilmez. bizimki beşiktaşlı duruşudur, seninki sadece domalıştır.
'başkanım bokunu yiyim bizi bırakma' diye bir cümle sarfetmeyiz biz.
seni; uefa nın 'sen gelme lan ayı' demesiyle bütün dünya tanımıştır, biziyse taraftarımızla ve transferlerimizle.
dağılın şimdi.
canları sıkıldıkları anda beşiktaşlı duruşu gibi ne olduğu belirsiz bir kavram ortaya atıp şike sürecinde fenerbahçe'den daha az etik bir duruş sergileyen yüzde sekseni gösteriş olan kulüp.
geçen seneye oranla daha derli toplu olan takım. sadece ofans düşünmüyor. ayrıca defans bloğu da oturmuş durumda. tek eksiği iyi bir golcü. hoca da daha tecrübeli olsa bu senenin şampiyonluk adaylarından biri olacağı kesin. aslında holosko ve mustafa'yı daha sık kullansa beşiktaş daha başarılı olur. ayrıca cenk de kalede güven vermeye başladı.
isim yapmış oyunculardan daha ziyade, ruhu olan oyuncularla daha başarılı olan takım. tarihinde ki en iyi kadroya sahip olmasına rağmen, bir türlü istediği başarıyı yakalayaman bir görüntü çizmekte.
karakartal ruhunun, ter döken savaşçıların bir an önce sahaya dönmesi biz beşiktaşlıların en büyük dileği. bu da demirören gitmeden mümkün gibi gözükmüyor.
kimyasına uygun bir politika ile yönetilmeyen kulüp. bu durum taraftar profilinin değişmesine yol açıyor. anlık sevinçler ve gündelik başarılara önem veren bir kitle destekliyor artık beşiktaş'ı. yapılmak istenen bu mudur, yoksa bir pazarlama stratejisi midir bilinmez ama bu yıldızlarla dolu kadro bizi* daha mutsuz etti. maalesef taraftarımızın bir bölümü sonradan görme'liğe saplanmış.
şampiyonluk sayısını, kupaları baz alan bir tabanımız yoktu. gözümüz aydın, artık var. bu şu demek; kazanılacak* 5 şampiyonluk, 6 türkiye kupası, 1 avrupa kupası var. bunlar olmadan taraftarının yüzünün gülmesi mümkün değil maalesef.
oysa eskiden, gs-fb atışması esnasında biri beşiktaş dese "oo beşiktaş başka halkın takımı" vs. benzetmelerle yaklaşırdı herkes. öyle ki bundan 20 yıl önce bana doğumgünümde gelen bir beşiktaş rozetinin üzerinde "beşiktaş'lı olunmaz, beşiktaşlı doğulur. sahaların centilmeni karakartallar" yazıyordu. galiba benim gibi o eski beşiktaş da tarih oluyor.
q7 gibi bir adamı ülkemize getirdiği için teşekkür ettiğim takım.*
q7'nin önüne edu gibi bir adamı koyarsan, maç içinde uçmasını kaçmasını beklersen daha çok yıldızlar kaçarak gider bu ülkeden ama. söylemeden geçemeyeceğim.
Rotasyon nedir bilmeyen bir teknik direktöre sahip takım. Gerçekten yazık.
Bu arada Beşiktaş'lı taraftarlara burdan bir şey demek istiyorum: Q7, Guti ve Simao Sabrosa transferleri tamamen göz boyamaya yönelik, sizleri susturmaya yönelik hareketlerdi. Evet reklam kokan hareketlerdi. Demirören'e karşı tavrınızı lütfen değiştirmeyin. Hem Beşiktaş adına hem Türk futbolu adına.
Not: Merhum Özhan Canaydından çok canı yanmış bir Galatasaraylı.