hüzünlenince siyahı yaşamak mutluluğunda ise beyaza ulaşmaktır. her zaman sınırında yaşamaktır herşeyi. sevinç ise en üst sınırında. hüzünse hat safhada. sevinmek için sevmemektir. hayattır, duruştur, felsefedir beşiktaşlılık. yeri gelince ölüm sessizliğine bürünmek yeri gelincede desibel rekorları kırmaktır. yeri geldiğinde yaptığı bestelerle lafı gediğine koymaktır. açtığı pankartlarla gazetelerde manşet olmaktır beşiktaşlılık.herkese nasip olmaz.
manchester city ve manchester united gibi takımların arasnda uefa kupası hayali kuran takım. braga'yı geçseler bile diğer turda elenecekler bari şubat'a kadar heveslerini alsınlar.
uefa kupasinda bir önceki sezon'un finalistiyle eslesmistir. unutulmamali ki gecen sezon da kupayi alan rakiple* eslesmisti ve takim olarak güzel futbol oynayarak, portekiz'de rakibiyle basa bas mücadele edip, galibiyeti elinden kacirmisti.
sonuc olarak galibiyet de, maglubiyet de besiktas'in kendi elindedir. sacma sapan hatalar yapmadigi sürece, avrupa'da yolu bayagi uzundur...
galiba ağzımdan sıçtım diyerek ağız ishali olan mallara göre türkiyenin üçüncü büyüğüdür. beşiktaşlı olanaysa tektir. Büyüklük metre cinsinden ölçülür. Onla alakalı da emin olun hiç bir sorunumuz yoktur. Derdi olan varsa itinayla gösterilir.
edit: Çap nerede ölçülür genco? Açıklarsan çaplarımızı karşılaştırırız. Boş boş sıçma bu başlığa, hadi canım.
türkiyenin üçüncü büyüğüdür. her beşiktaşlı için tek büyük tek gerçektir ama her insan beşiktaşlı değildir. onun için genel yaklaşımda üçüncüdür. şimdi gerçekleri dinlediniz.
edit: büyüklük çaplada ilgilidir. aldığınızdan beri ne kadar açıldı onuda bir siz bilirsiniz.
takımım.
haddinden fazla sevdiğim takımım.
yenildiğin de üzüldüğüm yendiğinde sevindiğim takımım.
arkadaş avrupa maçlarında tur atladığı zaman yada maç kazandığı zaman diğer takım taraftarları sevinmesin. yenildiğinde cefasını ben çekiyorum yendiğinde de sefasını ben süreceğim siz dokunmayın.
yeri geldiğinde sekiztaş, şikeci evet ben o dediğiniz takımı tutuyorum.
ama unutmuyorum ki bana sekiz atanı ben mabedim de yendim.
ama unutmuyorum ki şike diye içeri alınan abilerim aklanıyor.
ve ben unutmuyorum ki sevinmek için sevmedim ben seni.
braga gibi zor bir takımla eşleşmiş olmamız beni bir nebze de olsa üzse de olsun beşiktaş'ım bizi yine sevindirecek, ay içime mi doğdu ne, hadi hayırlısı.
carvalhal diye pozitif enerji kaynağı bir adam var takımın başında. tayfurun gelmesi
yeni yeni kontrolü sağlanmış fernandez, simao, edu gibi portekizli oyuncuların kendilerini salmalarına neden olabilir. tayfurun kenar etkisi schusterin bacak bacak üstüne atıp izlediği maçlardaki etkisi ile aynı derecede ama carvalhal başka bir adam. gol kaçırınca bile yüzünde umut görünüyor adamın.
ilk defa (çok çok ezik takımlar haricinde) orta güçte sayılabilecek bi avrupa takımıyla yaptığı avrupa kupası maçının son dakikalarında bizi kalp krizi riskinden mahrum bırakmıştır.
biz seni böyle de severiz kartalım! sen sakın ha eski günleri özleriz diye dert etme.