--spoiler--
istanbul Futbol Ligi Şampiyonlukları 15'tir.
Üst üste beş yıl istanbul Şampiyonu olan tek Kulüp (1939-1943).
istanbul Liglerinde bir sezonda en fazla gol atan takım (1 Sezonda 90 Gol, 1938-46 arasında 8 sezonda 599 Gol).
Resmi Lig'de 18 maçta 18 galibiyet alan tek takım (1940-41).
Resmi Liglerde en fazla "namağlup şampiyon" olan takım (7 Kez).
Ambleminde Türk Ümit Milli Takımı'nı temsil ettiği için AY-YILDIZ olan Kulüp. (16 Mayıs 1952 [18]Türkiye-Yunanistan maçı)[19](Beşiktaş'tan başka, Karşıyaka Spor Kulübü'ne Kurtuluş mücadelesinde verdiği mücadeleden ötürü, Atatürk tarafından armasında AY-YILDIZ taşıma hakkı verilmiş, üç güreşçisi de Olimpiyatlarda altın madalya kazanan Kasımpaşa da aynı hakla onurlandırılmıştır)
En fazla Centilmenlik Kupası alan takım (19 Kez).
Genç Takımlar Futbol Ligi'nde en çok istanbul ve Türkiye Şampiyonu olan Kulüp (30 Kez).[17]
Eskrimde Balkan şampiyonu olan Kulüp.[17]
"19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" fikrini ortaya atıp uygulamasını ve kanunlaşmasını sağlayan Kulüp.
Grekoromen güreşi, öncelikle kulüplere, daha sonra da Türkiye'ye yayan Kulüp.[17]
Atletizm, eskrim, boks, basketbol, güreş ve futbolda Türkiye şampiyonlukları olan Kulüp.
Sırıkla atlamayı Türkiye'ye getiren Kulüp (Ressam Namık ismail).
Okullarda "Beden Terbiyesi" dersleri veren Kulüp.
Türkiye'de birçok branşta "Spor Okulları" açan Kulüp.
Üst üste 48'i resmi 8'i özel toplam 56 maç yenilmeyen tek kulüp "Yenilmez Armada".
Üst üste en fazla arka arkaya galip gelen takım (18 Kez).[17]
iki senede sadece 1 yenilgi alan tek takım.
Türkiye Liglerinde bir maçta 10 gol atan tek takım; 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor: 10-0 Ali Gültiken (4), Metin Tekin (3) ve Feyyaz Uçar (3).
Evinde 10 sene hiçbir Anadolu takımına yenilmeyen tek takım.
Lig tarihinde en uzun süre yenilmeyen ekip (48 maç). Beşiktaş, 1990-91 sezonunun 26. haftasında Gençlerbirliği'ne 2-0 yenildikten sonra, 1991-92 sezonunu yenilgisiz kapattı. Beşiktaş tam 48 hafta sonra, 1992-93 yılında yenilmiştir.
Birinci futbol liginde üst üste en çok maç kazanma rekoru (1959-60 sezonu üst üste 13 maç).
Türkiye'de bütün kuruluşlar ISO 9001: 1994'e göre belgeli olmasına rağmen, Beşiktaş Jimnastik Kulübü ISO 9001: 2000 revizyonuna göre belgelendirilmiş ilk kuruluş. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, sportif branşlar yönetimi ve spor tesisleri işletimi, marka ve amblemli ürün pazarlama ve satışı, basın, halk, üye ve taraftar iletişimi ile üyelik hizmetleri alanlarında ISO 9001: 2000 versiyonuyla Türkiye'de belgelendirilmiş ilk ve tek spor kulübü.
Beşiktaş Avrupa Futbol Liglerinde kuruluşunun 100. senesinde şampiyonluk sevincini yaşayan 13 takımdan biridir.
Bir sezonda 4 derbiyi de gol yemeden kazanan ilk ve tek takım (2002-2003 sezonunda Fenerbahçe ve Galatasaray ile oynanan 4 maçı da gol yemeden kazanmıştır).
--spoiler--
ilkler
--spoiler--
Ulu önder Atatürk'ün ilk ilgilendiği ve ziyaret ettiği Kulüp (1914)
ilk spor tesisi ve lokali kuran Kulüp (Akaretler-1909)
Türkiye Futbol Federasyonu kurulduktan sonra ilk istanbul Ligi şampiyonu (1923-24)
ilk eskrim şampiyonu kulüp (1927-Türkiye Eskrim Şampiyonası)
ilk atletizm şampiyonu kulüp (1929-istanbul Kulüplerarası Atletizm Şampiyonası)
ilk güreş şampiyonu takım (1910-Güreş Turnuvası)
Futbolda ilk Başbakanlık Kupası (1944)
Futbolda ilk Federasyon Kupası (1957)
20 takım arasında yapılan Türkiye Futbol Ligi'nde ilk şampiyon (1959-60 sezonu)
Olimpiyatlara ilk defa kadın sporcu yollayan kulüp (Suat Fetgeri Aşeni/Eskrim-1936 Berlin Olimpiyatları)
Ülkemizde ilk defa sahnede spor gösterisi ve jimnastik hareketi düzenleyen kulüp (1910/Kadıköy Apollon Sineması)
Avrupa Kupaları'nda ilk tur atlayan kulüp (1958-1959 Şampiyon Kulüpler Kupası-Yunan takımı Olympiakos CFP çekildiği için)
ilk sualtı sporları yapan kulüp[20]
ilk kıtalararası seyahat yapan kulüp (ABD-1950)
ilk boks şubesi kuran ve antrenörler yetiştiren kulüp
Türkiye'de dekatlon yarışları yapan ilk kulüp
istanbul'da ilk defa uluslararası güreş turnuvası yöneten kulüp (1910-1911)
ilk maraton müsabakasını kazanan sporcu Maratoncu ibrahim
ilk Atış Poligonunu kuran kulüp[20]
Türkiyede Engelli Şubesi olan ilk Spor Kulübü
Futbolda Türkiye Süper Kupası'nı alan ilk takım (2006)
Futbolda 100. yılında şampiyon olan ilk Türk takımı (2002-03 sezonu)
Futbolda namağlup ilk ve tek şampiyon Türk takımı (1991-92)
--spoiler--
ülke futbolunun 3 büyük takımı kaldıramayacağına inanan beşiktaş'lılar, ve beşiktaş'lı olmayıp kusura bakmayın ama diğer iki büyüğü bundan sonra yakalaması zor diyenler var. görüşlerine saygı duymakla beraber iki kelam edeceğim. kusur var; bakarım. bol keseden sallamamanızı ve mantık çerçevesinde ilerlemenizi beklerdim. artık bir dahakine. gs nin taraftarından para istediği günlerin o kadar da uzak olmadığından dem vurmayacağım, yapılan stada para vermediğinden de.. fakat daha dün yatırımcısına bedelli sermaye arttıratak paralarını pul eden bir yönetimin altındalar; bunu da söylemeli, hisse senedi forumlarında, her gün zırlayan taraftarlar, hatta gerçek taraftarı yani yatırımcıyı görmek isteyenlere forum adreslerini verebilirim. neyin kafasını yaşıyorsunuz anlamak zor. bunlar birer şirket arkadaşlar. bilanço okuyarak mı verdiniz bu kararı götünüzden mi sallıyorsunuz? beşiktaş'ın mali durumunun kötü olduğu aşikar, peki siz diğerlerini iyi mi sanıyorsunuz? gelelim ülke futbolunun üç büyüğü kaldıramayacağına inanan arkadaşlara. bu tamamen saçmalıktır. bu kulübün 110 yıllık duruşuna ve bozulmayan asaletine saygısızlıktır. 110 yıldır üç büyüğü kaldıran bu ülke ne demek ulan şimdi kaldıramıyor diyorsunuz. ne oldu ülke yaşlandı da artık kaldıramaz mı oldu vah vah..! her şey kurumsallığa, pazarlama konusunda çok iyi yönetilme, ve şampiyonluğa bakar. taraftarın fikret orman'a kızması bu sebeptendir. (bkz: beşiktaş lıların sikerim böyle fedayı demesi)
100. yıl şampiyonluğu 93 yılında galatsaray'ın şikeli şampiyonluğu gibi değildir veya 2010da ki fenerin şikeli şampiyonluğu gibi değildir. alın teridir.
bazı renkli takım taraftarlarının hala anlayamadığı çözemediği kulüp.
bakın sevgili gökkuşağı sevdalıları,
beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray olmamak demektir. beşiktaş'a en büyük hakaret bizi onlara benzetmeye çalışmaktır -bak kıyaslamak demiyorum lafı götünden anlama yoksa her türlü kıyasta büyüklükte varız- kastım bu değil. peki ne demek?
beşiktaş demek sizin gibi olma özentisi olmamaktır.özenti derken siz gibi olma yolunda geçirdiğimiz o iğrenç demirörenli yılları kasdediyorum. kavgacı, saygısız, rakiple uğraşan, çirkefleşen, şov meraklısı transferlerin yapıldığı o yılları kasdediyorum. şükür ki bitti. umarım bir dahada öyle dönemler gelmez.
beşiktaş onurla, şerefle mücadele etmek şike,teşvik vb. ahlaksızlıklara prim vermemek demektir. beşiktaş rakibinin elinden oyuncu çalmamak demektir çalmak uğruna fazladan para vermemektir. sebanın dediği gibi ahlaklı tranfer demektir.(potuk için birbirlerinin götünü yırtanlar elbette bunu anlamaz) bizim için büyüklük milyon dolarlık transferler yapmak yerine altyapıdan oyuncu çıkartmak demektir. büyüklüğü formaya takılan yıldız hesabına göre yapmamak demektir. sevdadır lakin siz anlayamazsınız. kısaca beşiktaş aşk demektir.
Süper lig'de yapılan fahiş hakem hatalarına baktığımda ilk 20 de kendi lehinde hiç olay olmayan takımdır.
Kendi aleyhinde hiç karar olmayan takım içi ise (bkz: fenerbahçe)
Demirören faciasının ardına gelip takımı mali ferahlığa kavuşturmak için ciddi adımlar atan, bir çok soruna çözüm getirmiş, planlı ve gelecekçi bir politika yürüten Fikret başkan ile beşiktaş taraftarının çok sevdiği, maddi gücü yüksek, iddialı bir yönetim kuracağı söylenen Adalı'nın kapışması söz konusu.
Gönül isterdi ki geçen sene de böyle bir yarış olSAYDI. Ya da isterdik ki yarış değil birleşme olsun. Zira halihazırdaki başkanımız bu kulübe 1 sene içinde ciddi emekler verdi, ciddi sorunları çözdü, ciddi adımlar attı. Demirören'in 8 senede halledemediği stat işini 1 senede çözüme kavuşturdu. Akılcı, biraz da çıkarcı* bir politika ile güzel işler yaptı. Yanlışları da oldu. Samet aybaba gibi bir yanlışı oldu. ibrahim Altınsay gibi bir yanlışı oldu. Sportif yanlışları fazlasıyla oldu. Ve içinde bulunduğumuz futbol ortamı/dünyası kabul ettirmiştir ki; sportif başarı olmaksızın düzlüğe çıkmak zordur. Şampiyonluklar, şampiyonlar ligi gibi yüksek gelirli başarılar bu kulübü düzlüğe çıkarmak için elzemdir. Bu gereklilikleri mevcut yönetimle gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi soru işaretidir. Lakin Adalı yönetimi ile gerçekleştirebileceğimiz düşüncesi de daha büyük soru işaretidir.
Planlı, programlı, yürekli, akılcı ve günün şartlarına göre rota belirleyen bir yönetim hepimizin istediğidir. Adalı, demirören yönetiminde bulunduğu sürede gerçekleştirdiği transferler ile bir çok taraftarın sevgisini kazanmıştır. Sempatinin kaynağı da budur. Lakin yönetim olmak, yönetmek böyle bir şey değildir. Öyle olsaydı Haldun Üstünel dünyanın en kariyerli yöneticisi olurdu.
Bu anlamda mevcut yönetimin kalmasından, politikasında ısrarcı olmasından taraf olabiliriz. Mantıken bize yatkın olan budur. Zira son açıklamalarla artık fakir edebiyatının son bulacağı, gerçek bir beşiktaş için taşın altındaki ellerin daha çoğalacağı vurgularu yapılmaktadır. Feda senesinin ardından vefa üzerimize düşendir.
Fakat; yıllardır beşiktaş için yazılıp çizilen, içinde Adalının, Özilhanların, Mansimovların, Özyeğinlerin bulunduğu maddi açıdan güçlü bir kadro da bu seçim sürecinde sanki önümüze gelecek gibi. Bilhassa Aksu ve Adalı işbirliği, birlik, bütünlük, prestij, maddi güç, statü açısından tercih edilesidir. Yine de bu isimlerin yönetimi alsalar dahi, fikret orman planlamasını ve akılcılığını korumak zorunda oldukları bir gerçektir.
Ne sadece fakir edebiyatı ne de sadece para!! Günümüz futbol dünyası akıl, plan ve maddi güç ekseninde şekillenmelidir. Çağa ayak uydurmak şarttır.
Arap şeyhlerinin satın aldığı fransız kulüplerinden bir farkımız olsun istiyorsak Fikret Orman yönetiminin gerçekleştirdiği, planladığı, düşündüğü ve ortaya koyduğu politikayı benimsememiz lazım. Bu politikanın üzerine bir de maddi güç -ki mevcut yönetimde bu güç çok sınırlı- eklersek o zaman bir şeyler pozitif anlamda değişebilir.
Bunun da yolu Adalı kanadının eğer yönetime gelirlerse; akılcı, planlı, gerçekçi Fikret Orman politikasını hiçe saymamaları gerektiğinden geçer.
Geçen sezon tek bir aday çıkmadı, tek bir Beşiktaşlı elini taşın altına koymadı. Bu riske, bu bunalıma kimse giremedi. Adalı bi ara meyillendi sonra işi Fikret Orman'a bıraktı ve orman'ı destekledi. Şu an kulüpte bazı şeyler rayına oturuyor. Kulüp artık önünü görebilecek duruma geldi.
Umarım Fikret Orman'ın emekleri zayi olmaz, umarım Beşiktaş aşkı ile göreve geleceğinden emin olduğumuz Adalının politikası da "yıldız futbolcu alalım işi bitiririz" bağlamında değildir.
Ne olursa olsun, yükselen, düzelen, iyileşen ve ayağa kalkan beşiktaş olsun. ,
Günümüz iğrenç futbol ortamının, fanatizmin tavan yaptığı, milletin salyalar akıtarak birbirlerine küfrettiği rezil futbol ortamının BEŞiKTAŞ ÇINARINA ÇOK iHTiYACI VAR.