önünde zorlu bir 4 haftalık maç periyotu olan takım. maç maç düşünüp, iyi hazırlanıp en az kayıpla çıkması gerekiyor. bilhassa bursa-galatasaray dönemecini min. 3-4 puanla dönerse hiç fena olmaz.
geçen sezon başlatılan mükemmel işleri bu sene faaliyete döken takım.
ilk olarak yönetim için bir kaç kelime söylemek lazım.
Beşiktaş yönetimi; kayyum tehlikesi yaşayan bir takımı ilk olarak borç batağından çıkarıp randıman veren bir takım haline getirmiştir.
ilk sezon borç bataığındaki takımı öyle veya böyle avrupa kuplarına katılma hakkı kazanmıştır.
Sezonun sonu itibari ile yeni bir hocayla çalışma kararı alıp , takımın başına futbol bilgisi çok yüksek olan , klüp tecrübesi yaşamış önder özeni getirdiler ve tüm yetkiyi tek bir isim üzerinde topladılar.
Bu şu demek oluyor; Futbol takımı başka kimse karışmayacak, takımı çalıştıracak hocayı seçecek , bir çok transfer görüşmesi yapacak , profesyonelleşme adına adımları atacak bir isim üzerinde yetkiyi topladılar.Daha sonrasında sponsorluk anlaşmaları ile takımı biraz daha düzlüğe çıkardılar.
daha yapılmamış bir stad için 145 milyon dolarlık bir anlaşma sağlamak büyük bir başarıdır.anlaşma sağlanan firma yerli değil , dünya üzerinde isim yapmış ingiliz tabanlı bir firmanın gsm bölümü ile anlaşma sağlamıştır.Yani teknoloji dalını seçmiştir , çığ gibi büyümekte olan bir alana adım atmıştır.
Stadını sadece futbol oynamak için değil ayrıca elektrik üretebilecek kadar çağdaş bir karara imza atmıştır...inönü stadı , bir çok beşiktaşlının kalbinde şeref bey stadı , yani yeni ismi vodafone arena inönü spor kompleksi...sadece futbol oynanacak bir yer değil aynı zamanda boğaz manzaralı bir elektrik santralidir.
Bu zaman zarfı içerisinde futbol takımının başına getirilen önder özenin işine kesinlikle karışılmamıştır.Yeni bir teknik adam , slaven bilic.Asi ruhlu , genç ve hırsılı.
biz onu milli takım maçlarından tanıdık...soruyorum kaç futbol severin gönlünü kazanmıştır? bence her takımdan insanın kalbini kazanmıştır.Çünkü türk futbol severlerinin her zaman sahada görmek istediği bir teknik adam portresidir...he unutmadan geçen sezon kova dediğimiz "iskoç" kaleci yaklaşık takımın kasasına 2-3 milyon dolar bırakmıştır.
yapılan transferlere gelirsek;
serdar kurtuluş , gökhan töre , atiba , günay güvenç , pedro franco , eneramo , sezer öztürk , roman de motta ,ömer şişmanoğlu ,kerim frei ve tolga zengin.sanırı mami de bu sene forma giyer yeni transfer sayalım.
transfer edilen oyuncuların bazıları genç ve çok iyi durumda yani avrupa standartlarına uygun bazıları da lig kalitesine uygun transferlerdir ve bu oyunların 6 tanesi 18-25 yaş arasındadır.
şuan bir çok olumsuzluklara rağmen 3 te 3 yapmış , güzel futbol oynayan ve hırslı bir teknik kadro ile çalışan bir takım rengine bürünmüştür...yani bu sefer beyaz!
beşiktaş bu sene şampiyon olur mu bilmem , tartışılır.
ama şöyle bir şey var ki gelecek sezon itibari ile beşiktaş büyük işler başaracaktır....takım ; tabiri caizse profesyoneller tarafından yönetilen bir şirket haline gelmiştir ve amaç şirketin daha çok para kazanması.
son kerim frei transferine bakacak olursak transfer bütçesi yaklaşıık 15-17 milyon dolar olan takım 3.157.894,50 avro sadece bir oyuncuya veriyor.kerim frei bugün bir çok takım tarafından istenmiştir.
kısaca özeti şu olmalıdır ki ;
beşiktaş 30-40 milyon avro para harcayıp değil.küçük bütçeli , ciddi ve profesyonel anlamında geliyor.
2013 yaz transfer dönemini en verimli geçiren ekiptir açık ara.
herifler bizim 3 senedir çözemediğimiz sol bek sorununu hem de bedavaya halletti arkadaş. şaka gibi. tutması tutmaması ayrı. bedavadan sol bek kiraladılar sonuçta sezon sonuna kadar.
büyük meblağlar ödemeden kadrolarını genişlettiler. bizim yapmamız gerekeni yani.
bu sezonun en bomba transferini slaven bilic gibi karakter sahibi ve kendisini geliştirmiş bir teknik adamı alarak yaptığını düşündüğüm, şanlı takımım.
Havutçu ile, Carvalhal ile, Aybaba ile olacak iş değildi. Umarım işler ters gitmez de bizim yöneticiler faturayı kendisine kesmezler. çok yazık olur, çok...
zaman zaman sert eleştiriler getirsem de, genel anlamda bu transfer sezonunda kısıtlı bütçeye rağmen iyi iş çıkarmış takımdır. yerli kalitesini baya bir arttırdı, üstelik genç-yerli bir jenerasyon hedefli bir planlamaydı bu. ve görünürde gayet güzel şekilde uygulandı.
takımın yerli kalitesini ve kadro derinliğini yükseltecek bir planlama gayet olumludur. bu planlamanın seneye de kaliteli 2-3 yabancı ile devam edeceği kanaatindeyim. zira dentinho, escude, holosko, eneramo, ramon gibi yabancılar, hedef yükseltme veya hedeflere ulaşma konusunda yetersiz kalacaklardır.
dördüncü, beşinci haftalarda durumu belli olacak takımmış. hadi bunu renkliler dillendirip duruyor onu anlarım da renkdaşlara ne oluyor?! neyin durumu belli oluyor arkadaş. bu maçları kaybedersen takımın foyası mı meydana çıkmış olacak, şampiyonluk elden mi gidecek? ben hiçbir zaman ligin beşinci haftada bittiğini görmedim. bu iki maçtan alınacak 0 ya da 6 puan şampiyonluk yarışını taş çatlasa % 2,79 etkiler. eğer senin takımın iyiyse şu iki oyun oynanır. acaba gerçekten o kadar iyimisin diye itibarsızlaştırma veya şampi.. yazıp konsantrasyon bozma. bu algı manipulasyonuna gelmeyelim. lig 34 haftalık bir maraton, gerçekçilikten uzak öngörüler yapmak yerine tadını çıkarın.
sol bek sorunu çözüldü mü çözülmedi mi herkesin kafasında soru işaretleri. tek avantajlı kısmı kiralık olarak kadroya katılması. üstelik bedava. ucuz etin yahnisi yavan olur. piyasa da sol bek yok anasını satayım ya. gerçi bizde de para yok.
ismail köybaşı hususunda ciddi hata yapan kulüptür. ismail 3 hafta sonra sahalara döndüğünde eski ismail'den daha iyi olacak sanıyorlar herhalde. ciddi hata. uzun sakatlıklardan dönen hangi oyuncu eski gücüne bir anda kavuşabilmiş. bir çoğu hiç kavuşamamış. bu anlamda neden bu tarz bir düşünce geliştirildi anlamış değilim. şu 5+0+3 tamamen bozdu yönetimin ve önder özen'in kimasını. mevcut kadroya ve kadrodaki yabancı oyunculara bakmadan bir anda telaşe oldular. hiç gerek yoktu. kaldı ki escude, dentinho gibi elden çıkacağı kesin 2 yabancın ve eneramo, holosko gibi beşiktal seviyesinde olmayan futbolcuların varken. fernandes ve almeilda'nın sezon sonu sözleşmelerinin bitiyor olduğunu da ekleyelim. yani demem o ki; bu takımın zaten bir yabancı sorunu yok. yerli kalitesi ve kadro derinliği iyi olan bir takım. senin bunu, kaliteli, kalifiye yabancılarla desteklemen gerekirken, ramon gibi ne olduğu belli olmayan adamları sırf beleş diye getirip kadroya ekliyorsun.
o mevkiye holebas lazımdı. tosic lazımdı. edson olabilirdi. ama hayatında brezilyadan hiç çıkmamamış, brezilyada dahi kulüp kulüp gezmiş ve az maç oynamış bir sol beki tutup beleş diye oraya monte etmek anc beşiktaş'ın yapabileceği bir işti. bunu demirören yönetimi de çok yaptı. diaattalar, schildenfeldler buna örnektir. aradaki fark, biri az para veriyor biri çok para veriyordu.
cok yakışıklı olan ve kızların durmadan çağırdığı ama cebinde 5 kuruş parasi olmadığından hic bir sey yapamayan delikanliya benzeyen takimim. ulan biraz para olsa ohoo neler yapardık ki ahhh!
sol bek için ramon motta'yı 1 yıllığına kiralayan kulüp. işallah slaven bilic'in direktifi ya da beğenisi doğrultusunda transfer edilmiştir.
çünkü slaven bilic'in o bölge için en son dusca tosic'i istediğini duymuştuk. ramon'u bilmiyoruz ama tosic olsa sıkıntımız kalmazdı. çünkü tosic fizik olarak ve teknik olarak şampiyonluğa oynayan bir takıma çok şey katar.
işallah ramon motta'da böyledir hakkında hiçbirşey bilmiyoruz. genellikle güney amerika'da oynayan futbolcular buraya geldiklerinde fiziki olarak sıkıntı çekiyor, bilic fiziki yetersizliği hiç affetmeyen bir hoca, aynı durumu pedro farnco'da gördük, franco her ne kadar iyi futbolcu olsa da fiziksel yetersizliği var.
2013-2014 sezonu itibarıyla siki yağlamış kulüptür. çok mantıklı, çok başarılı transferlerin yanında, çok da hırslı futbol oynuyorlar. kıskanmakla beraber takdir ediyorum. helal olsun lan..