2 hafta sonra galatasaray tarafından havasının tekrar alınacağı takım. ilk yarı sezonunda da böyle olmuştu hatırlarsanız. (bkz: havaya girersen galatasaray çakar sana)
bizim tarihçinin ısrarla tuttuğu takımdır. istanbul ligine alınmamasından tutun, hakemin attığı gole kadar. bir çok defa önünün kesidiğini anlatır durur.
bir galatasaraylı olarak bu sene hiç çekinmediğim takımdır. büyük ihtimal ilk iki gs- fb arasında olacak. kim olur bilemem. tabi ki gönlüm galatasaray'dan yana. şimdi beşiktaş'a ve beşiktaşlılara diyeceğim şu. olum boşuna polyanacılık oynamayın. sizin şu durumunuzun biz galatasaray'ın ligi 8.bitirdiğimiz sezondan farkı yok. vallahi farkı yok. belki bizim o dönem kadar karışık değilsiniz. ama bir kabuk değiştiriyorsunuz bu belli. stadınız yapılana kadar bence fazla bir şey beklemeyin. aynı şeyleri ben asy arena yapılmadan önce galatasaray için söylüyordum. stad çok önemli. stadımız yenilendi 2 senedir şaha kalktık. beşiktaş'ı zerre sevmem. ama 2 yıl sonra filan stadları yapılmış bir şekilde ciddi bir tehdit oluşturacaktır. futbolda maddi gelir ve sportif başarı sağlayacaklarını düşünüyorum.
en büyük sorunu gereğinden fazla özenti ve gereğinden fazla romantik taraftarlar olan kulüp. (bu ikisi ayrı türler)
etik değilmiş. illa bunu bana söyleteceksiniz yarrak etik değil. ocak ayından sonra istediğini alır herkes. maç öncesine denk geldiyse bunun suçlusu anteptir. beşiktaş 1 ocak'tan beri istiyor bu transferi, antep engel oluyor, kadro dışı kalmakla tehtid ediyor adamı.
- antep, oyuncumu alırsanız, para cezası veririm, kadro dışı bırakırım, antrenmana sokmam diyor. bu etik mi?
- bedava gerçekleşebilecekken bu transfer, beşiktaş 400 bin euro hakkından feragat ediyor (geçmişe dair), cenk tosun 1 milyon euro alacağını kulübe hibe ediyor, istemiyorum yeter ki beni kadro dışı bırakmayın diyor. resmen haraç kesiyor antep. bu etik mi?
- bu yukarıdaki haraçlara rağmen oyuncunun devre arasında gitmesini istemiyorlar 4milyon euro çekiyorlar. fenerbahçe de bu yüzden vazgeçti zaten. hem para al hem devre arası verme, hem sezon sonu gidecek diye trip at, tesislere sokmamakla tehtid et. vay amınakoyim.
transfer dönemi bitti, antep fenerbahçe'ye geçiremedi bonservis. eli mecbur cenk'in gidişine razı. cenk için beşiktaş ve cenk haraç veriyor, böylelikle kadro dışı bırakmaktan da vazgeçiyor antep. transfer döneminin bitmesini bekledi antep, satamayınca sezon sonu bedava gideceğini anladı, haraç almaya baktı. bu transfer bu tarihte oluyorsa bunun sebebi olayla ilgisi olmamasına rağmen, antep yönetiminin devreye girip oyuncuyu tesislere sokmamakla tehtid etmesidir.
çok net bir şey söylyüorum. siktirin gidin amınakoyduğum kekoları. boğun eksiye. biraz rasyonel bakın olaya, biraz futbolcusunu malmış gibi kontrol eden bosman kuralından haberi olmayan futbol ağalarına, mafya bozuntularına karşı durmasını bilin.
transferi her yönüyle, hukuka ve etiğe uygundur cenk tosun'un.
cenk tosun transferinde kulübe yakışan yapılmıştır. başka takımlar gibi rakibin oyuncusu maçtan önce alınmamış sadece önümüzdeki sene için anlaşılmıştır.
futbol şubesi maalesef deniz atalay ve ahmet kavalcı gibi kötü niyetli kimseler tarafından yönetilmektedir. bu zihniyet değişmedikçe kolay kolay üçüncülükten yukarısını göremeyiz. isveç milli golcüsünü 1 milyona almayıp, senelik 1,7 milyona cenk tosun transfer etmek haa! önder özen olsam bugün basarım istifayı.
acıların takımıdır. fmde Beşiktaş alınca ortaya çıkıyor her şey. ulan sağ bek yok sol bek yok. orta sahada fernandes habire gidecem diyor. o yetmiyor almeida habire sakatlanıyor. töre bir sezon sonra kaçıyor. dentinho iyi oynuyor diyoruz ona da shaktar uçuk kaçık rakamlar istiyor. bir veli bir tolga amk.
scout ekibi olmadan , futbol direktörü ve teknik direktörü transferden sorumlu olmadığı zaman beşiktaş bir sürü yıldız transferleri yaptı çok para harcadı şimdi de transfer yapacak kadro kuracak görevliler takımda ancak bütçe ayrılmadığı için olmalı , istedikleri transferi yapamıyorlar. cenk tosun da bile sezon sonu için söz kesebildiler anca. escude,holosko,toraman,necip,veli gibi çöp adamların gidişi umarım yakındır.
futbol anlayışı ve işleyişi çok güzel giden takımın yedek kulübesinden içeriye girip katkı yapan oyuncu yok. tarafımdan araştırılmadı ancak şöyle geçen dönem göz gezdirildiğinde kulübeden içeriye girip gol atan oyuncu en fazla bir tanedir. 1-2 gol gelmiş olabilir o kadar. belki o kadar da yoktur ama neyse...
maçların ikinci yarısında daha çok yorulacaktır beşiktaş.
rıdvan dilmen diyor ki ; hoca almeida ya dayanamıyor ama en çok gol atanınken üst düzey performans gösterenin o ama ilk o oyundan çıkıyor , bu ne yaman çelişki...
rıdvan da dahil beşiktaşı kimse izlemiyor herhalde , bilic e ve zeki yi eleştirmek kolay. dünyanın her yerinde zaten bu yapılıyor ancak beşiktaş futbol takımının sorunu çok başka çok çok başka.
bilic, çok zeki ve futbolu çok iyi bilen bir hoca ve kesinlikle bunun aksi çıkmayacaktır. almeida yı çıkarmak zorunda dır .almeida duran toplar ve ceza alanı dışındayken takım içeriye atılan toplarda beşiktaşa çok fayda getirse de takım halinde savunma ve hücum anlayışında ve ataklarda pasif kalıyor. takım 1 kişi eksik gibi. zaten fernandes in hücum presi çok iyi değil. hal böyleyken ortasaha çabuk geçiliyor. stoperler de kendilerini çok geriye atıyorlar ve saçma sapan bir oyun ortaya çıkıyor . kaleye dakika başı giden beşiktaş 70 lerde 3 dakika da bir gitmeye başlıyor bilmem fark etti mi rıdvan bey.
sivok kendisini geriye çok atıyor ama ersan atmıyor mesela . bu yüzden ersan arkasına çok top kaçırıyor ve ağır kalıyor. direnç bir takım olsa stoperler kendilerini geriye atmazlar ve takım ilk 30 dakikadaki gibi oynar ama olmuyor. beşiktaş çok koşuyor ayrıca takım diamo kiev değil koşa koşa yoruluyor işte.yani sonuçta bilic bu kadro ile yapabildiğinin en iyisini yaptı sahada bütün halinde bir beşiktaş izliyoruz ama gol gelmeyince sıkıcı oluyor tabi. sorun da golün erken gelmeyişi.lucescu dönemide de böyle oynuyordu beşiktaş aşağı yukarı ama geçmiş açıp incelenirse o dönemin beşiktaşı neredeyse her ilk20 dakikada mutlaka bir gol bulmuş oluyordu sonra rölantiye alıyordu maçı. tabi o zaman sergen,tümer,ilhan,nouma vardı. teklifim şu yeni tümer ; oğuzhan sergen ise mami olsun
bir artı bir stüdyo daire alıp yaşamayı düşündüğüm istanbul un en güzel ilçesi bana göre. özellikle geceleri çok huzur verici. denizle iç içe. az kaldı yaşayacağım inşallah.