netice itibariyle 1 derbiden daha boynu bükük dönmüştür. klasikleşti artık bu, mekanikleşti hatta.
bu mekanikleşmenin temel sebebi ne? amatörlük ve zihniyetsizlik. başka da bir şey değil.
çıkıp burada "3 maç üstüste kazanınca şampiyon ilan edenler şimdi önder özenle bilice sövmesinler" gibi sokak, kahve diliyle ötmenin bir mantığı yok. siz bu kahve edebiyatlarını bırakmadıkça beşiktaş'tan bir cacık olmaz.
beşiktaş ciddi bir amatörlüğün ve vizyonsuzluğun esiri olmuş vaziyettedir.
milyonlarca tl para verip transfer ettiğin sağ bek'in kenarda beklerken, en önemli maçına o bölgede neciple başlıyorsan; kusura bakma ama amatörsün, plansızsın, vizyonsuzsundur.
necip iyi oynadı, serdar kötü oynadı değildir mevzu. beşiktaş taraftarının anlayamadığı nokta bu. bursa maçında danny sağ bek oynayınca da aynısını söyledim. beşiktaş takımı şu yamacı, idare edici, geçiştirici hamlelerden uzaklaşmadıkça bir halt beceremez.
önleyicilik; sorundan önce, sorun çıkmasın deyü önlem almaktır. her türlü kaybı önlemek için en tutarlı ve gerekli işlev budur.
krize müdahale ise; iş işten geçmek üzereyken gerçekleşen hadisedir. acil, acele, hemen olması gerekir. kaybı engellemez, belki süreyi uzatır.
modern psikolojik danışma ve rehberlik, önleyicilik işlevi üzerinden yürür.
yani, bir çocuğa sigaraya başlamamışken sigaranın zararları üzerine eğitim verirsen sigaraya başlamasını önlemek için çabalamış olursun. büyük oranda da önlersin.
sigaradan dolayı akciğer kanserine yakalanmış bir kişiyi, fenalaştığı için hasataneye kaldırman ise; krize müdahaledir. belki hastayı, hastanede kontrol altına alabilirsin lakin, kanser bu. ne kadar müdahale edebilirsin ki?
bunları ne için söylüyorum dostlar? beşiktaş'ı esir almış bu amatör ve geleneksel zihniyet tam da krize müdahalecidir. önleyicilik namına en ufak bir perspektife sahip değillerdir. bu sebeptendir ki, beşiktaş hep kriz takımı olmuştur, halen de olmaktadır. krize müdahale etmektense kriz çıkmasın diye çabalamazsan, önlem almazsan, planlamanı bu mantığa göre kurmazsan, sonuçlarına katlanırsın.
miden ağrıyorsa gastroentroloji bölümünden randevu alır, o alanda tedavi görürsün.
sağ bek sıkıntın varsa da bunu o bölgeye bir sağ bek transfer ederek çözersin.
stoper sıkıntın varsa, mücadele içinde olduğun rakibinin kurtulmaya çalıştığı adamı değil, onunla daha iyi yarışabilmek için en azından onun as oyuncusuna yakın bir oyuncu alırsın.
hayatın matematiği budur. bu matematiği çözemeyenler, istedikleri kadar kahve muhabbeti yapabilirler. bir anlamı yoktur.
3 maç üst üste galip olunca şampiyon denilen,1 maç kaybedince önder özen ve slaven bilic'e küfür eden ergen ve futboldan bir sik anlamayan taraftarlara sahip takımım.
bu sene şampiyon olur ya da olmaz onu bilemem, ki halen daha şansı vardır. ama gs ve bize göre azdır.
seneye alacağı çok kaliteli winner özellikli 3 yabancı (bunların 2'si istenilen verimi versin o da yeter) ile ligin tozunu atabilirler. kadro çok genç ve bu sene tecrübe seneleriydi bence.
stadyumları da bitiyor ve göçebe hayatından da kurtulacaklar. o sebeple seneye en büyük şampiyonluk adayıdırlar, yeter ki adam gibi 3 yabancı alsınlar.
sezon başı:(#16271756)
sezon ortası diyelim:(#21391590)
aynı yıl kartal'ın kayışdağı, içerenköy ve bostancı köyleriyle üsküdar'dan ayrılan bazı mahallelerden kadıköy ilçesi, çatalca'nın kilyos, beyoğlu'nun kemerburgaz ve büyükdere bucaklardan sarıyer ilçesi oluşturulmuştur.
Ulan senin yüzünden kaybetmedigim iddia, doyurmadıgım insan, yatmayan kuponum, almadıgım gömlek,pantolon,kazak kalmadı
Ama yine de
inadına siyah inadına beyaz ulan !
ilhan mansız gibi 'striker/sprinter' özellikli bir oyuncuyu projektörle arayan kulübüm. hugo almeida kötü demiyorum, adam en berbat sezonumuzda kariyer rekoruna doğru ilerliyor lakin öldürücü vuruş yapacak oyuncu kadromuzda yok.
gerçi öyle oyuncuyu kim kaybetmişki biz bulalım, bi gekas vardı o da nerelerde kim bilir. zaten yabancı kontenjanında. mustafa pektemek iyi olsa da son vuruşlarda yok, filip holosko desen sprinter ama artık striker fonksiyonu çalışmıyor.
sen gökhan töre diyeceksin de birader o da winger.
tek başına almeida yetmiyor işte bu takıma. 4-5-1'den ömer'i kadroya alarak 4-4-2'ye mi döneriz yoksa 5-3-2'ye mi döneriz bilmiyorum da son vuruş yapabilecek bir isme ihtiyacımız olduğu kesin.
oha lan, 10 yıl oldu anasını satayım şu takımda golcü vasıflı bir isim görmeyeli.
la siktiret ilhan mansız'ı, ahmet hassan ı bile arar oldu gözlerim.
takım iyi yolda eyvallah, direniyor, savaşıyor, galip gelmek istiyor da bulursa gol atıyor. bulamazsa bugünkü gibi pozisyonsuz maçtan mağlup ayrılıyor. galatasaray'ı ya da galibiyetini küçümsediğim falan yok da aga gol atamazsan kimse sana 3 puan vermiyor işte onu anlatmaya çalışıyorum.
ne yazık ki amatör insanların hastalıklı düşüncelerine kurban gidiyor kulübüdür.
önder özen ve slaven bilic'in amatör ve bir o kadar mantıksız hamlelerini sorgulamayan beşiktaş taraftarı bir zahmet en yakındaki gsstore'a gidip parçalı metin oktay forması alsın.
tabela sevicisi olacaksanız beşiktaşlıyız demeyin. futbolun mantığı ve matematiği var. bunları es geçemezsiniz.
necip, veli, danny, franco gibi adamları bu matematiğe sığdıramazsınız.
veli çok koşuyor da ne oluyor allaşkına. yaptığı pas hatalarının haddi hesabı yok.
danny ligi biliyor, hazır, maliyetsiz? aferin gülüm good boy.
danny transfer şikesi yaptı oylummmm oydan yeydiniz siz diyen taraftara sahip olan kulüp. işte bu yüzden 3. büyük olarak lanse ediliyorsunuz. alayınız ergen amk.
hani bazen öyle bir şey oluyor ki keşke, düşünmesem diyorsun işte bu beşiktaş hakkında konuşmanı engelliyor aylar geçse de ağzını açmıyorsun ama için içini yiyip bitiriyor.
hakem hatalarının birinci adresidir. trt şöyle bir video derlemiş, özellikle şikeli 92-93 sezonunda izleyin bak neler yaşanmış, hele o sarıyer beşiktaş maçında sarıyer'e verilen penaltı, tanju'nun elle düzeltip gol atması, dışarıdaki faule çalınan penaltılar:
bununla ilgili atlayacak ve gerçekleri bilmeyen bir bjk sazanı olacağını tahmin etmiştim.
lucescu'nun malum sözü sadece galatasarayın başındayken söylediğini bilmeyen için ilgili entry'deki türk atasözü de var, onu da kullanabilir manayı kavrayabilmek için.
bazıları lucescu "köpekler istedi diye atlar ölmez" lafını bjkye yerer olmuş ki hatırlamaları gereken şey lucescu'nun "köpek" tanımlaması galatasaray haricindeki kulüplere ki özellikle fb ve bjk için kullanmıştı.
taraftarı olan yorumcular sayesinde galatasaray'ın önüne geçene kadar şampiyonluk iddiası hep gözardı edilen kulüp. malum yorumcular fenerbahçe haklarını kollamakla meşgul oldukları için beşiktaş'ın hak ettiği kadar anılmaması normal tabi. ondan sonra da beşiktaş üçüncü büyük değil vırvırvır. özellikle önder özen'ın yönettiği yapılanma ve futbol takımının ligde gösterdiği performans kesinlikle çok daha fazla işlenmeyi hakediyor ve bu takımın kilit oyuncularının çoğu genç yaşta. yerli gelecek vadeden futbolcuları da toparlıyor önder özen ve ekibi. eğer yabancı sınırı kalkmazsa seneye en büyük favorilerden biri ama galatasaray'ı geçene kadar kendi çapında takılır görüntüsü vardı medyada.
bu haftaki maçta beşiktaş'ın kaybedip tekrar umursamazlığa itileceğini düşünüyorum. son 2 sezondur hemen hemen her beşiktaş-galatasaray maçı beşiktaş'ın gaza gelip galatasaray'ın beşiktaş gazını almasıyla sonuçlandı. hatta gaz çıkışı ve tiner bir araya gelince tribünler yeşil zemine indilerdi. neyse, biz bu beşiktaş'a koyup geçsek bile bu takımın hakkı verilmeli, çok iyi yönetiliyor. taraftarlar da desteğini arttırırlar umarım.
kasımpaşa tarafından stad sözleşmesi iptal edilen kulüp.lan belliydi amk en başta ne diye direttiniz kasımpaşa diye. gelseler izmit,adapazarı daha hoş olmaz mıydı. hem maddi olarak zor günler yaşayan bu efsanelere bi katkımız olurdu hem de itle köpekle muhatap olmadan paşa paşa oynardık. hem ulaşımı olimpiyattan daha kolay olur hem de yağmurda rüzgarda çile çekmezdik.
fb ve gs gibi saman alevi takımların arasında kalmayan aksine türkiyede taraftarıyla duruşuyla marka haline gelmiş süper ligdeki en köklü takım, efsane.
kalbimin en orta yerinde büyük bir yangın var alevler içinde, beşiktaş sana yemin olsun bitmeyecek sevda mezarımda bile. beşiktaşlılık herkese nasip olmuyor.
Dünden bu yana hem taraftarı olduğm için inanılmaz gurur duyduğum hem her zaman hakkı yeneceği için üzüldüğüm canım takımım.
Artık çıldırmak üzereyim, yemin ediyorum sinirden kendimi sikicem, ya hastası olduğum futbolu izlemeyi bırakmak noktasına geldim arkadaş.
iki temel rakibimiz var gs ve fb.
ikisinin de her iç saha maçında inanılmaz olaylar oluyor, tekme tokat dövseler de rakiplerini hakemler hiçbir şey yapmadığı gibi bu hakemler maç almaya devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor arkadaş olmuyor.
Bizim başımıza sürekli gelen bir şey oluyor fb'ye ve hakem yüzünden yeniliyorlar (evet sivas maçındaki mağlubiyetin tek müsebbibi hakemdir.)
bir hafta sonra, aylardır maçına vermedikleri fırat, hem de bir iç saha maçına, fenerliler bir hafta boyunca hakeme çakmışken veriliyor. Aklım hafsalam almıyor, şaşırıyorum ama bir dur diyorum.
Adam maçta ısınmaya dahi çıkamıyor ve bu hakemin sağlıklı maç yönetmesi bekleniyor. Sonra ne mi oluyor, alves yan hakemin burnunun dibinde, burnunun dibinde rakibine geçiriyor, öyle bir geçiriyor ki tabanı ağır çekimde alvesin bacak kaslarındaki gerilmeyi görebiliyorsunuz, sonuç mu, hiçbir şey olmuyor. sonra emre her zamanki gibi devreye gidiyor, dördüncü hakemin dibinde ana avrat küfrediyor kasımpaşa kulübesine, yine hiçbir şey olmuyor.
Bu maçtan sonra alemin şikeci kralı, o sezon küme düşmekten zor kurtulduğu için tapelere girmeyen gs, havadaki pis kokuyu seven çakal gs yönetimi, kendi maçından önce hakemi baskı altına almak için gece birde deklare yayınlıyor.
ertesi gün gs-antalya maçı var, burda da sahtekar burak giriyor devreye, yan hakemin gözü önünde rakibine dirseği yapıştırıyor, görüntüleri dikkatli izleyin, yan hakem dirseği görür görmez hemen kafasını öbür tarafa çeviriyor, aman ben şahit olmayım diye. aynı burak ana avrat küfrediyor yine bir şey yok.
benim canım takımımın futbolcusu ise yapmadığı bir hareket yüzünden 30 metreden fazla bir mesafeden işgüzar yavşak bir altıncı hakem nedeniyle oyundan atılıyor.
Yani inanılır gibi değil, mağdur olan tek takım var o konuşmuyor, lehine kararlar alınan takımlar hakem konusunda deklarasyon yayınlıyorlar.
Ey saygılı akıllı bilinçli futbol taraftarları hiç mi sıkılmadınız bu durumdan, başarı için her yol mübahtır anlayışına sırf takımınız olduğu için neden ses çıkartmıyorsunuz?
Sonra gururlanıyorum işte, kasımpaşa-bursa maçından sonraki futbolcularımın gözlerindeki ışığı, biliçin her iki maçta kenardan basketbol koçu gibi her pozisyona müdahalesini, golden sonra yardımcı antrenörün kucağına atlayan tercümanı, 10 metre depar atan kulüp doktorunu görüyorum, duygulanıyorum.
Ve bu takımda bir tane bile çirkef oyuncu olmadığından gururlanıyorum, rakibine kasıtlı tekme atan tek oyuncum yok, her maçtan sonra kucaklaşıyor rakibiyle, bu takımın en gaddar addedilen oyuncusu veli bile rakibinin ayağına basıp kırmızı kart gören meireles için bile kasıtlı yaptığını düşünmüyorum diyecek kadar efendi.
Sonra bir bakıyorum riera bu ülkeden kırmızı kart görmeden gitmiş, alves bir kere bile görmüyor emre ve burak da.
Beşiktaş ise bu sezon 5 kez kırmızı kart görmüş, yine sinirleniyorum, yine sinirleniyorum.
Emin oluyorum ki gs maçında arenada kazanmak için hakemi de yenmek şart!