Bu nasıl büyük bir sevda?
Geçer babadan oğullara
Bu aşkın tarifi yok ki
seni sevmek yaşam biçimi
1 asır 11 yıl önce
Beşiktaş'ım doğdu Bu gece
Dertlerin sevinçlerinle Kartalım nice senelere
111 yıl önce bugün kurulan aşkların en büyüğü. iyi ki doğdun Beşiktaşım. 111 yaşında yüzümüz gülsün, En güzel günler bizim olsun. 111 yaşında da, ilk günkü gibi severim seni.
kim ne derse desin bilic ve önder özen tarafından hiç edilen kulüp.
burada oyuncuları, skorları, puanları herkes tartışabilir. lakin bu gerçeği saklar. gerçeği ortaya koymak için de zihniyeti ve profesyonelliği tartışmak gerekir. bunun idrakine varamayanlar tabela taraftarlığından ileri gidemezler, zira tabelaya göre hissiyat geliştirirler. bakın hissiyat diyorum, çünkü mantık ve matematik tabelacı zihinlerde oluşamaz.
beşiktaş'ın temel sorunu profesyonellik ve plansızlıktır.
plandan, projeden, profesyonellikten bahseden sayın önder özen ne yazık ki bunların yakınından bile geçemedi.
bu denli kötü bir futbol planlamasının(plansızlığının) ortasına bir de taktik sıkıntısı olan bir teknik direktör yerleştirince mevzu bu şekilde boka sarıyor.
beşiktaş 2+2=4 denkleminin, bu derece basit bir matematiğin farkına varmalıdır artık. atla deve değil, basit bir olay bu. sağ bekte sağ bek oynatırsın, stoperde stoper. taktiğin sıkıntılıysa da yerine ve zamanına göre değiştirirsin. futbol değişikliğe açık bir oyundur. zaten kural sana oyun içi 3 değişiklik hakkı vermiş. yani? yanisi şu, fayda sağlaması muhtemel hamleleri yapabilirsin. yanisi şu, faydasız olanda ısrar etmemelisin.
beşiktaş yıllardır farklı mevkilerde oyuncu oynatarak ne kazandı? baki mercimekten alalım bu süreci. hangi oyuncu farklı mevkide oynayarak katkı getirdi. üstelik savunma gibi kilit bir alanda. örneği yoktur.
e o zaman nedir bu necip'i sağ bek, stoper oynatma ısrarı? neden aldın serdarı onca para verip. içerde oynadığın antalya maçında mevkisi sağ bek olan adamını oynatmayıp, önliberoyu sağ bek oynatmanın mantığı nedir? necip hata yapıp göze batmamış olabilir. lakin bu bahsettiğim amatör zihniyeti geçerli kılmaz.
nedir içerde oynadığın antalya maçına 3 defansif ortasaha + 2 kanat ve sadece 1 forvetle başlamanın mantığı?
4+3+3 allahın emri midir? değişmez mi? ilahi mi lan bu sistem? nedir yani maça 2 forvetle başlamamanın sebebi? puan mı kaybedersin? aha yine kaybettin, üstelik pozisyona giremeden.
kimse kusura bakmasın beyler. büyük takımlar büyük oyuncular gerektirir. büyük takımın, kriz çözücü oyuncuları olmak zorundadır. sahadaki en teknik adamın sol bek ramonsa, oturup bi planlamanı sorgulaman gerekir. 3 adet ön libero ile başlayıp, franco'nun uzun paslarına muhtaç kaldıysan; oturup taktiğini sorgulaman gerekir.
beşiktaş futbol direktörü önder özen arenadaki mağlubiyetten sonra "burada bu topu oynamak kolay değil" dedi. mağlup olunan bir maç sonrası yapılmış, acınası bir ifadedir.
beşiktaş küçülüyor derken bunu kastediyorduk. küçüklüğü içine sindirmiş bir yönetim, küçük düşünen bir sportif direktör ve küçük dahi düşünemeyen ezberci bir teknik adam.
stat yapılacak, tüm dertler bitecek öyle mi? birden büyüyecen he?
bu, her boku devrime erteleyen ütopik solcuların çıkmazı kadar büyük bir çıkmazdır. sorun anında çözülür. erteleyemezsin.
isimler gelir geçer. önder özen bugün vardır yarın yoktur. bilic ve futbolcular da keza öyle. lakin zihniyet yapışır.
amatör ruh ve amatör zihniyeti karıştırmayalım. amatör ruh bir noktaya kadar olumlu da olabilir lakin amatör zihniyet çöplüktür.
2010 ya da 2007 sezonlarından biriydi galiba. Takım klasik şekilde taraftarı verem ettiği bir sezonda. Taraftar "bugün bari gülelim laN" düşüncesiyle takımı ateşlemeye çalışıyor. Boğazlar parçalanıyor, arada takımdan fazla yorulan taraftarı tempoyu düşürerek aktif dinlenmeye alma hem de gazlamak adına "allah allah allah allah saldır beşiktaş, bu akşam yüzümüzü güldür beşiktaş, umutlar tükenmedi saldır beşiktaş" (tatlıses'in bu nasıl sevmek şarkısından uyarlamadır) tezahüratına giriyor kapalı. haydi beşiktaş,saldır beşiktaş diye takımı öne doğru itse de oynamıyor sahadakiler. En sonunda aynı tezahürat allah allah saldır beşiktaş, Taraftarın amına koydun beşiktaş olarak oynayacağınız topu sikeyim edasında sahadaki ruhsuzların yüzüne çarpıyor.
Bu akşam ki maçta da aynı ruh haliyle bir takım vardı sahada. O topu sahaya dalıp, samet'in takımını tümden elden geçirip çizgi üzerine koysan, gelin biriniz çizginin ötesine itin de gol olsun desen o topa vurmaya gelen oyuncunun adalesi çeker vuramazdı, öyle bi inançsızlık vardı.
5 senede şut çekmeyi akıl edememiş ön libero necip, 2 yılda tek bir kez bile çalım denememiş olcay, ceza sahası vuruşlarını sadece bremen ve porto'da gördügümüz almeida, hala genç golcü mustafa'ya bel bağlayan bir kitle ( mustafa genç değildir artık, golcü hiç değildir.), kerim yerine uğur'u, ömer yerine holosko'yu tercih eden bir teknik heyet. Biz şampiyonluk şarkılara söylüyorsak o şampiyonluğa değil, sana olan inancımız, yapamayacağını bildiğimiz sezonlarda inanıp nefes nefese kaldığımız için beşiktaş taraftarıyız.
gene sağlık olsun ne diyelim. 3.lük hayırlı olsun diyeceğiz ama renkliler gene bir şekilde bize fırsat verip yarışın içine alacak, biz gene kaybedeceğiz o yarışı ama yine burada olacağız.
almeida'Yla motta'nın canı sağolsun. Bu takıma 11 tane messi değil 2 tane daha motta koysanız ligi alır götürür o inanmışlıkla. Ama yanında ersan önünde olcayla oynuyor adam.
şu holosko'yu da gidilen bi deplasmanda cami avlusuna bırakıp kaçalım artık.
üstelik, olcay şahan da sol kanatta hapis değil bizzat 2. forvet olarak görev yapmalı.
zor değil bunu düşünmek. veli-atiba-jones üçlüsü ile orta sahayı hiç olmadığı kadar domine edip serbest bir oğuzhanla da olcay ve almeida'ya ciddi pozisyonlar hazırlayabilirsin. mücadeleci orta sahaların varlığı hasebiyle de ramon ve serdar da daha rahat bindirmeler yapar böylelikle.
amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. mancini chealse maçında 30. dakkada döndü büyük yanlışından ve kanatsız devam etti ve neredeyse maçı alacaktı.
modern futbol budur. dirençli ve ayağı düzgün bir ortasaha ile beklerin hücuma katkısı ve yetenekli hücumcuların daha rahat iş yapması kilit noktadır. aynı zamanda işin savunma boyutunda da rakibe göz açtırmayan bir oyun ortaya çıkacaktır.
klasikleşmiş, kalıplaşmış 4-3-3 yerine kanatsız bir 4-4-2 oyuncu tercihleri doğrultusunda daha etkili olur. bana kalsa antalya gibi sıradan bir anadolu takımına karşı; orta alanı atiba-jones-fernandes-oğuzhan şeklinde kurar ve yetenekli ayak sayımı 1 artırırdım ama bilic bunu yapacak düzeyde bir hoca değil. o yüzden beklemiyorum böyle bir hamle.
kazandığı veya kaybettiği puanlar galatasaray veya fenerbahçe'nin şampiyonluğunu belirleyen takımdır. yıllardır bu böyledir. garip.
umuyorum ki bu yıl fenerbahçe'yi yenerek şampiyonluğu galatasaray'a hediye ederler ve seneye de vodafone arena'da şampiyonluklarını kutlarlar. sıfır kilometre şampiyonluk. daha anlamlı olur...
derbiler kazanmadan şampiyon olunamayacağını artık anlaması gereken takım. takımım. son kaybedilen derbiyle bu seneki şampiyonluk da yatmıştır; kimse kimseyi kandırmasın fikret başkan!
son galatasaray maçı sonrası umutsuzluğa kapılmaması gereken, şampiyonluk olmasa da ikincilik için halen oldukça iddialı olan takımım.
gs maçında kötü olan durumlar:
1-) rakip ceza sahasında çoğalamamız.
2-) Diziliş gereği tek hücumsal aktivitemizin almeidanın olmayan bitiriciliğine ve olcay ile gökhanın üst düzey formuna kalması. Bu nedenle olcay kötü olunca zor pozisyon ürettik. Eğer olcay fener maçının yarısı kadar oynasaydı ilk yarıda iki tane atardı Beşiktaş.
3-) 2. maddeyle bağlı olarak beklerimizin ve orta sahamızın hücuma katkısının minimum olması
maçta iyi olan durumlar:
1-) Önceki gs maçlarına nazaran oyunu yönlendiren takımın beşiktaş oluşu
2-) 6 yedikleri maçta bile bir çok pozisyon bulan galatasaraya tek bir pozisyon vermeyişimiz. Hele hele bunları dany-franco-necip üçlüsüyle yapmamız.
Açıkçası ilker meral ve ekibi olmasaydı dany yerine stoperde ersan olacaktı ve bu maç en azından berabere bitecekti.
Sağlık olsun, bence hala aydınlık günler yakın. iki iç saha maçında gelecek 6 puan bizi yine ortak eder zirveye.
rakiplerinin daha önemli maçları olması nedeniyle şampiyonluk umudunu kaybetmemesi gereken, erkek semti ve dünyanın en güzel konumunda bulunan stadı ile gönlümüzün en derinliklerinde yerini alan futbol takımı.