son hafta oynanacak olan gençlerbirliği maçının gelirlerini bağışlayacak olmalarını takdir ettiğim kulüptür. en kısa zamanda diğer takımlardan da bekliyorum...
transferleri slaven bilic'in yapması gereken takımdır. ne önder özen ne de futbol şubesi olaya burnunu sokmamalı sadece bilic'in istediği futbolcuları almaya uğraşmalılar. daha sonra hesabını da hocadan sormalılar. herkes kafasına göre transfer yapınca olanları görüdük, 3 kişi kadro dışı 5 kişi sakat, umut vaadeden yetenekler yedek.
sahip olduğu efendiliği diğerlerinin anlamakta zorluk çektiği, asil klüptür.
şerefiyle oynar, hakkıyla kazanır.
şaibeli şampiyonluktansa "şerefli ikincilikler" ile yetinir.
ligimize renk katan bir taraftar grubu vardır.
sosyal konularda da hassastırlar.
dünya futbol tarihinde matematiksel olarak şampiyonluk ihtimali olduğu halde şampiyonluk ihtimali sona ermeden rakibinin şampiyonluğunu ilan eden ilk kulüp. beşiktaş'ı değil yöneticileri yargılayacağım. ne kadar yazık değil mi?
ne yazık ki beşiktaş camiasının geldiği nokta budur.
bütün vasatlıklar, başarısızlıklar, mağlubiyetler, aksaklıklar; kulübün içinde bulunduğu durum nedeniyle "olağan" gösteriliyor. işte bizi bitiren de bu olağanlık.
şu algı var: "demirören har vurup harman savurdu, fikret orman onu düzeltmeye çalışıyor."
demirören'in her sezon transfere 50-60 milyon euro harcadığını düşünenler var sanırım. yok öyle bir şey.
mühim olan ne harcadığın değil, harcadığın paradan ne kadar nitelik aldığındır.
beşiktaş bu sezon 15 milyon euro harcadı.
nitelik? beleşe gelen atiba, beleşe gelen motta, beleşe gelen gökhan töre.
allahtan tolga var da paranın yüzde yüzü çöpe gitmiş olmuyor.
mesele niteliktir. mesele verdiğinin karşılığını almandır. bu yönde hamleler yapmandır.
demirören de verdiğinin karşılığını alamadı. o zaman ne fark var?
her şey kafada biter kafada. önder özen kafası ne yazık ki iş bitirecek bir kafa değil.
süslü, cazibeli fakat içi boş bir hediye paketi düşünün. hah, işte önder özen tam da budur. bizim klasik sorunumuz da içe değil dışa bakıp etkilenmemiz değil mi zaten? görünüş, işlevden daha cazip değil mi bizim için? önder özen'in sevilip tutulmasının tek nedeni budur.
beşiktaş'ın matematiksel düşünen kafalara ihtiyacı var.
matematik şu değildir: dany maliyetsiz, kramponlarını alıp gelecek, ş.ligi tecrübesi var o yüzden alınmalıdır.
gülerler adama. profesyonelleşeceğiz diye gelip amatörlüğün dibine vuranlarla, bu kulübün bir yere varamayacağı aşikar.
türk sporunun 111 yıllık yıkılmaz taşı. türkiye'nin en şerefli ve namuslu kulübü. tüm beşiktaş'lı insanlar benim akrabam gibidir. yardım edebileceğim bi' konu olursa çekinmeden bana gelebilirler. gerçek beşiktaş'lı adamdan zarar gelmez.
benim hayat tarzım ben birine iyilik yaptım kötülük mü buldum üstüne ben buna yine iyilik yaparım ne zaman oda doğr yolu bulursa işte o zaman güzel olur herşey. demek istediğim fikret orman bir iyilik yapmıştır karşılığı kötü olmuştur. susmasın tabikide yine çıksın konuşsun yapılanı ayıplasın. ben yine desteklerim ormanı fakat desteklediğim için biri bana gelip sen fener forması al diyemez. kimse kimsenin beşiktaşlılığını sorgulayamaz. ben daha 6 7 yaşlarında soğuk odada radyodan beşiktaş maçı dinlediğimi bilirim. babamın bana doğum günü hediyesi olarak ilk kez televizyonda lig tv de beşiktaş fener derbisi izlettirdiğinde ne kadar sevindiğimi bilirim. 10 yaşlarında ilk aldığım formam çakmada olsa onu giyindiğimde ne kadar mutlu olduğumu bilrim. khaled el amin li basketbol takımının galatasaraya yenilmesinden dolayı ağladığımı 8 0 yenildikten sonra okula gittiğimde dalga geçmek isteyenlere sevinmek için sevmedik dediğimide bilirim. samsunda ilk beşiktş maçına gittiğim duyguyuda bilirim. yol kardan dolayı kapalı fakat beşiktaşın maçı var o maça gitmeyide bilirim.20 yaşında bir delikanlının üniversitede hesabında kalan 10 lirasının 5 lirasını maç var ona ayırdım deyip bir hafta cepte 5 lira ile gezmesinide bilirim. sevdiğim kıza maç olduğu için onu ekip maç izlemesinide bilirim. takımıma katkı olsun diye sürekli kartal yuvasından alış verişte yapmasınıda bilirim. bu örnekler dahada uzar gider. diyeceğim kimse kimsenin beşiktaşlılığına karışamaz.
elazığsporu erken goller bularak rahatça yenmesi gereken takım. zira, iş sonlara kalır da biz eveliyor geveliyor olursak puan kaybı muhtemel.
atacaksın maç başlar başlamaz iki tane. rakibin gardı düşecek elazığ düşüyorum psikolojisiyle moralman çökecek sen kontrayla skor bulmaya devam edeceksin. tabii bunun için maça mükemmel başlamak şart. ki elazığspor için mükemmel bir futbola dahi gerek olmayabilir.
bu arada diego kadar kaliteli bir sağ bek ve stoperi de önceliğine alması gereken kulüp.
seneye muhtemel kadrosu şöyle olması gereken takımım.
tolga-yabancı sağ bek, yabancı stoper, franco, ismail-olcan,veli,hunt,diego,olcay-yabancı santrafor.
yabancı sayısı 5 (hunt türk statüsünde oynayacak diye kabul edilmiştir tarafımdan)
yedekteki yabancı atiba.
olcay ile töre veya jimmy durmaz yer değiştirebilir. bana göre en iyisi jimmy.
yedekler töre (olcay), cenk tosun, ersan, emrah başsan, oğuzhan, yerli türk stoper, şişmanoğlu, cenk.