erciyesin attığı ikinci gol. gelişine öyle düzgün o futbolcuya 10 kere at onunda da vuramaz. üçüncü gol: pedro müdahele ediyor ve bir oyuncunun en uygun vuracağı hafif seken bir topa dönüşüyor önünde.
2014 - 2015 sezonunda rakipleri kötü gittiği için şampiyonluk şansının yüksek olduğu söylenen takım. yine çok çabuk havaya girdiniz yine hayal kırıklığınız çok büyük olacak.
Galatasaray'ın felakete sürüklenmesi, fenerbahçe'nin oyuncuların kucağına alınmış hocası ve kötü futbolu, Kendisinin oynadığı ligin seviye olarak üstünde olan futbolu nedeniyle Şampiyonluğun en güçlü adayıdır.
Bu amk liginde kötü giderken şampiyonluğun güçlü adayı gösterilmeyiz, kadromuz ucubeyken gösterilmeyiz hadi onu anladık. Peki ligin en iyisi durumdayken, oynanan 3 maçta ingilterenin en büyük 6 takımından 2sine defans çalıştıracak kapasiteyle oynadığımız sezonda da şampiyonluk havasına girmeyelim de ne zaman girelim?
HAndikaplarımız var mı bu yolculukta? var çok fazla hem de.
1-Sakatlıklar: Yıllardır korkulu belamız. Hakemlerden sonraki en ciddi rakibimiz.
2-Eyyamcı hakemler: 3 penaltımızın verilmediği haftadan sonra ofsayt golümüze göz yuman, ofsaytten gol attık diye sonraki hafta yine net penaltılarımızı es geçen eyyamcıların patronları ligi koparmamızdan korkuyor.
3-Lig tv: Hiç lafı dolandırmayacağım, 2004te erman'la beraber yolumuza taşı koydular. Geçen sene de çok erken koptu lig 2 yıl aynısını istemezler. Hele kopup giden beşiktaşım olacaksa.
4-Stat: Koskoca Beşiktaş'ı stadsız bıraktılar. Tarih bunu da yazar. Tarih unutmaz, Çarşı affetmez!
Bunların hepsini aşacak kudret camiada mevcut. Futbol olarak 90lara döndük doğru. ama Beşiktaş olarak biz de 90ların başına dönersek renkliler 4. yıldızları için yıllarca bekleyebilirler.
Son olarak; Fenerbahçe ve galatasaraylı oyuncuların gollerden sonraki yüz ifadelerine bakın Sevinç(!) esnasında. Bir de beşiktaşlı oyuncularınkine.
(bkz: Başka sözüm yok hakim bey)
Edit:
Alttan da böyle bir nesil geliyor işte. Bunlar belki oyun olarak birer sneijder-quaresma-Ronaldo-messi-alex-GErrard olmayacaklar belki ama, Onlar bu şekilde davrandıkçı seba, baba hakkı, şükrü gülesin, şeref bey rahat uyuyacak.
Allah bu karakteri camiamıza kazandıranlardan razı olsun, ruhlarına rahmet eylesin..
Pis oyunlara, satılmış hakemlerin hatalarına ve yönetim krizine kurban gitmezse kafası uzun sure rahat olacak takımdır. Üstten bir arkadaş 2014-2015 yılı şampiyonu demiş. Hiç kafalar bulanmasın 2015-2016 sezonu sportoto süper lig şampiyonu da Beşiktaş olacak. iki sene üst üste
" Gün gelecek, FEDA diye dalga geçtiğiniz BEŞiKTAŞ, puan kaybetsin diye dua edeceksiniz. " (Güntekin Onay - 27.12.2012)
bugünlük bu entry yeterli herhalde.
tanım: sevda'nın renklerdeki vücut bulmuş hali.
çok zor şartlarda iyi oynayan takım. bir fenerbahçeli olarak imrenerek izliyorum. başkanı her konu da çok özverili ve sabırlı. bilic bizde olsa aziz daha 6. haftada kovmuştu.
546 pas yapmış adam gibi futbol oynayan takım. Neticede 4 gol atmış Avrupa da ve ligde liderlik koltuğuna oturmuştur. Türkiye de hadi hakem diyorsunuz da yav Avrupa maçlarında kim yardım ediyor bu takıma öe.
Stadımız bitsin bu sürgün günlerin hesabı sorulacaktır mutlaka.
son partizan maçında 54. dakikada gökhan töre 4. golü attı.
ayağa fırladık, sevindik falan. sonra kanepeye oturdum, biramdan bir yudum aldım ve içimden kaygı ve sıkıntıyla, "e ne olacak şimdi?" dedim.
bir ne hissettiğini bilememe hali...
sevinçliyim... öyle olmam lazım... dörtlemişiz deplasmanda... ama bir sıkıntı var...
bünye dört sıfırı kabul etmiyor.
beyne o bilgi geldi: dört sıfır oldu ve çok iyi oynuyoruz.
fakat hayır, beyin bu bilgiyi onaylamıyor.
bir salaklık geldi üzerime.
biraya yüklendim belki açılırım diye.
maç bitti, fakat o hal geçmedi.
öngörüldüğü üzere her zamanki gibi çok erken götü kalkan taraftarlara sahip küçük şikeci kulüp. bunları yine taraftarlarının önünde rezil etmek farz oldu.
öyle çok yüz güldürmez, sevindirmez belki. ancak, sevdadır beşiktaş. taraftarının, sevinmek için sevmediği takımdır. delikanlıdır beşiktaş sevdası. hayata ya siyah, ya da beyaz bakmaktır durumuna göre. çok sevdik be abi! diyebilmektir. maç sonrası ses kısıklığıdır. ben mi? beşiktaş mı? sorusunu sormaya korkan sevgilidir. göz yaşıdır. hayattır. doğumdan, ölüme en büyük aşktır.