Trabzon maçında galibiyet alıp bir şekilde devreyi 35 puanla bitirebilirse şampiyon olacak takımdır. Olimpiyattaki Galatasaray maçını kaybedeceğini varsayarak hayati bir maç Trabzon. Olimpiyatta derbi filan almak imkansıza yakın.
takımda rehavet+panik var. beşiktaş önce 2 farklı öne geçiyor sonra başlıyor rehavet, maçı kazandık duygusuyla dikkatsiz paslar, hücuma çıkmaya üşenmeler... derken gol yiyoruz ve başlıyor panik havası. gelen topları şişirmeler, top kullanmak yerine rakibin top kullanmasına izin vermeler...
kanserin teşhisi bu. tedavisi ise şu: transfer. göbekteki iki oyuncumuz veli ve atiba her ne kadar iyi olsalar da çok panikler ve takım son dakikalara 1 farklı üstün girdiğinde bu iki panik futbolcu daha da panik oluyor. orta sahada iki top çevirseler rakip yılacak, takım rahatlayacak ama bu iki güzide futbolcumuzun dna'larında bu yok. o yüzden ortasahaya en az atiba ve veli kadar güçlü çevik ama azami miktarda da top çevirebilen bir ön libero lazım.
transfer demişken kesinlikle sağ bek ve sol bek lazım. serdar üst limitle ve kenara itilmişliğin verdiği negatifliği motivasyona çevirerek oynuyor ama yetmiyor. hep derim yine diyorum ismail ve motta'yı toplasan bir tane sol bek etmiyor. iki bek kanadımız da idare ediliyor.
eğer bu sene hücum oyuncularımız bu denli formda olmasa çok sıkıntı yaşarız. transfer şart.
30 yıl asgari ücretle alamam bir ev, karnım aç
30 trilyon alacak ba 4 yılda oynarak maç
Sen vaktini futbol tartışırken küfür içinde
hepsi villarında olacaklar zevk-ü sefa içinde
pascal discoya, demba ba camiye
siz sporcusunuz beyler bundan bize ne?
ben takıma, kentime, rengime, önem veririm
anarşist piçler takım sizin değil, bu böyle biline
stadı olmadığı için hakemleri baskı altına alamayan takımdır. olunca göreceksiniz bakın nasıl artıyor lehine hakem hataları. fazla şerefli yorumlarına kahkaha atıyorum. 100. yıllarında şampiyon yapılmak için milyon tane tiyatro döndü.
şampiyonluk adayı gibi görünen takımdır aslında. ama o kadar pamuk ipliğinde görünüyorlar ki bazen de... o an lan olmaz galiba bu iş diyorsun.
ne bileyim, adamlar duruma daha iyi hazırlandılar sağ bek almamalarına rağmen.
beşiktaş'a aslında biz en iyiyiz fikrini yerleştirecek adamlar lazım.
bilgili gibi adamlar.
fikret orman ve arkadaşları değil o adamlar.
ama oyuncu grubu, hocası iyi insanlar.
taraftarına ne desen olmaz. 20şer milyon adam bu 3 takım taraftarı... hangisine ne desen genellemez, bunda dürüst olamazsın. illa birilerine haksızlık olur.
tek söylenebilecek şey ''sevinmek için sevmedik'' kafasını bırakmalılar.
çünkü insan başarı da ister, şampiyonluk da ister, kutlama da ister. bu gayet doğal bir şeydir.
bu insanlara yöneticileri 50 senedir aynı şeyleri söylüyorlar. onlara dürüst davranmıyorlar.
onlar da ''genelde'' mütevazi, etliye sütlüye karışmayan, hakkına razı insanlar olduklarından biz başarısızlıkta da beşiktaşlıyız, biz bütün takımlardan farklıyız, duruşumuz, felsefemiz var falan diyorlar.
ama gerçek şu ki beşiktaş son 20 yıldır ortalama 6 yılda 1 şampiyon oluyor.
bu beşiktaş potansiyelinde bir takıma hakarettir.
bugün bilic bu topu oynatıyor da messi'yle, ronaldo mu var? tamamen kulübe aşıladığı inanç var.
yöneticilerin, bilhassa geçmiştekilerin, a takıma bakıp kulübe yaptıklarından utanması gerek.
özet: beşiktaş'ın potansiyelini yansıtması için daha sağlam insanlara ve felsefe değişikliğine ihtiyacı var. her sene bi gaz girip sonra patlamaları böyle biter.
neymiş efendim bir gece silinip gitse taraftarından başkası farketmezmişmiş,ulan sizin gibiler bu dünyadan silinip gitse ananız bile farketmez haberiniz yok!
ekşi sözlükte şahit olduğum üzere beşiktaş'a ve beşiktaşlılara küfür edenleri dava etmek suretiyle çamurlu arazinin ortasında sikiyorlar. hani isim yapayım derken götten olmayın, abi ben şaka ettiydim, tek amacım troll olup iki meme caps'i görmekti falan dinlemezler.