her zaman söylemişimdir koyu bir galatasaraylı olarak bana fenerbahçe'den daha sevimsiz gelen takım. hele taraftarlarının lehlerine yapılan hataları görmeyip gevşek gevşek sürekli şerefli ikinciliklerden bahsetmeleri aziz yıldırım'dan bile daha daha itici yapıyor.
bilic ile daha da karakter kazanmistir. kulupteki oyuncular genelde genc. bilic'in karakteri ile yetisiyorlar. hareketin adini bilmiyorum ama oyuncu oyuna girerken bilic ile yumruklarini vurmalari bagliliktir. kendini bozan bir oyuncu yok. mac bittiginde oynamadi dediginiz bir oyuncu yok. ahme nuc cebi ve mete vardar surekli futbolcular ile beraber. bagi kuvvetlendiriyorlar. taraftar da bundan faydalaniyor.
sempatik bir kulüp olmakla birlikte medya ve basın tarafından ısrarla daha da sempati kazandırılmaya çalışılması yüzünden ufak da olsa antipati kazanan takımdır. beşiktaş zaten sempatik bir camiadır, medya ve basından sürekli bir sempati desteği görme ihtiyacı yoktur.
beşiktaş scout genellikle yabancı keşifler yapıyorla. ama bence yerlilere dönmeliler. özellikle yerli iskelette sağ bek ve stoper tam oturmamış durumda. belki de başkası kapmasın diye keşfettikleri futbolcuları yayınlamıyorlar bilemedim şimdi.
beşiktaş' ın antreman tesisleri fulyada iken, beşiktaş' ın her kötü döneminde fulya tesisleri beşiktaşlı taraftarlar tarafından basılmıştır, ilk futbolcu dövme eyleminin mücidi de 80' li yıllarda ki beşiktaş taraftarıdır, kötü geçirdiği sezonlarda bomboş tribünlere oynayan, en az kombine alan, futbolcusuna tribünden en fazla söven, başkanlarını küfürle yollamayı adet edinen de gene beşiktaş taraftarıdır buna rağmen sözlüğe gelip, sevinmek için sevmedik, kötü gün dostuyuz bla bla, bıdı bıdı, bık bık yazan da ne hikmetse gene beşiktaş taraftarıdır.
doğup, büyüdüğüm semtimin takımı, kendi takımının taraftar tarihinden bihaber birçok taraftarı olan spor kulubü.
Ya varya şimdi beşiktaşa duyduğum sevgi sinan akçıl'a duyduğum sevgiyle kapışır yani. Nasıl seviyorum belli değil. Böyle yenilince ağlayasım falan geliyo.çok garip çook.
1903' ten beri şerefli ve karakterli oyuncularla devam eden halkın takımı. Renkliler az ötede ağlasın fazla kalabalık olmasın buralarda. herzaman ki gibi beşiktaşlılık duruşu ve asiliği ile gururlandırmıştır bizleri. Kaybettiğinde bile karizmasın ulan.
konsantrasyon sorunu yaşıyor küçük takımlara karşı. fakat bu özgüven eksiltiyor.
belki de kupadan elenmek istiyor takım bilmiyorum.
kupada genç oyuncular oynatılmalı.
bilic rötasyonu iyi ayarlamalı.
evlenme hayalleri kurduğum kız kadıköy'de yaşıyordu. istanbul'a her gittiğimde kadıköy'de takılır, barlar sokağında biralarımızı içerdik. terk edildikten sonra fizy'de takılırken ezginin günlüğü şarkısı olan kadıköy'ü ilk kez dinledim. şarkı o kadar içime işledi ki kadıköy'e küstüm resmen. ayda bir istanbul'a giden biri olarak kadıköy'e geçme ihtimalimi sıfıra indirmek için anadolu yakasına bile hiç geçmedim. ama işte beşiktaş soma için düzenlenen turnuvada kadıköy'de fenerbahçe ve chelsea ile oynayacaktı. ilk iş gittim kartal yuvasından siyah formayı aldım ve kadıköy'e doğru yola koyuldum. geçtiğim sokakları, gördüğüm mekanları çok iyi biliyordum. hepsinde bir anım vardı. ama aklımdan tek geçen acaba chelsea'yi yenebilecek miyiz oldu. o an anladım ki ilk ve tek aşk beşiktaş. sikmişim karısını kızını.
bir fenerbahçeli olarak bu sene oynadığı temiz futbolla şampiyon olmasını istediğim takım. aziz yıldırım diktası yıkılana kadar beşiktaş şampiyon olsun hatta. sadece bu yıl derbilerde yenilmeyelim başka bir isteğim yok. aziz'li, emre'li, volkan'lı fenerbahçe'den hiç keyf almıyoruz.