geçen sene bir fb li olarak bjk-gs maçında bjk yi desteklediğim ve 90 dk lık maçta kanser olma sınırına geldiğim olmuştur. aklıma acaba bu takımı ömür boyu destekleyen insanlar nasıl yaşıyorlar adamı verem eder. en büyük özelliklerinden biri de lige iyi başlayıp ligin bitime son 5 hafta kala cortlayan takımdır. her sezon başı her takım ligde şampiyonluk parolası ile çıkar bjk ise lig de 3. lüğü hedefler.
Ben 11 yaşıma kadar beşiktaşlıydım. Sonra bi o olay oldu, fenerbahçeli oldum. (bkz: #28589770)
Benimki tercih meselesi, şampiyonluk falan değil. Ben beşiktaşlılık ruhu nedir bilirim çünkü. Şampiyonluk için değil, halkın takımı olduğu için sevmiştim ben.
11 yaşımdayken arkadaşlarla kafa bulmak için fenerbahçeli olduğumu söyledim. Olmamıştım gerçi, sadece owencan nasıl bjk'li olduğu halde fb'li taklidi yapıyorsa ben de aynını yapayım dedim.
Ama bunu nasıl açıklayacağımı bilmiyordum çünkü o zaman ne ekşi sözlük'ü bilirdim(yıl 2006) ne de owencan'ı bilirdim.
Onlar da gerçek sanıp benimle dönek diye dalga geçtiler. Ben de daha fazla geçmesinler diye fenerbahçe'de kaldım,
Fenerbahçe'yi tutuyorum ama sevemiyorum. Renkleri itici geliyor, zengin ve elit imajı var. Sanki kulüp batsa ve aziz kulüp kasasını komple boşaltsa bile zengin ve elit takımı olarak kalacak olmamız beni rahatsız ediyor.
Bir yandan fb'yi itici buluyor be bjk'li olmak istiyorum ama 18 yaşıma geldiğim için yine dalga geçerler diye korkuyorum.
Eğer bjk'li kardeşlerim kabul ederse beşiktaşlı olacağım. Evet derseniz kolumdaki fb bilekliğini çıkarmakla başlayabilirim..
Yensede, yenilsede sevdiğim. O siyah beyaz formayla dolaşırken mutlu olduğum, herşeyin şampiyonluk olmadığını anlatan. Taraftarına saygı duyduğum, bu taraftardan biri olduğum için kendimi mutlu eden takım. iyiki babam beşiktaşlı yaptı beni, dünyada var mıdır, yenil yine yenil ana hakkınla/şerefinle yenil diye takımına tezahürat eden bir taraftar vardır.
(bkz: Siyah beyaz bir aşk hikayesi)
pazar gunu icin hazirliklarimi simdiden yapmaya basladigim takimim. imkanim olsa kartal alirim bir tane, onunla beraber izleriz. neyse, kedi ile idare edicez artik.
kimse ile uğraşmayan, ama herkesin uğraştığı kulüp. hayır seninle uğraşanlara laf söyleyince bu sefer sen suçlu oluyorsun. üçüncüysek üçüncüyüz, sakatsak sakatız. sizene ulan ayı oğlu ayı. gidin kendi takımınızı eleştirin, onun muhabbetini yapın.
ortasahası raheem lawal ile kurtulmaz. gökhan inler ayarında futbolcu şart. çünkü lawal güçlü, dikine oynayabilen ve top kapma istatistikleri iyi olan bir futbolcu ama bize o bölgede tüm bu özellikler artı top dağıtma özelliği olan, geriden oyun kuran futbolcu lazım, yani veli ile oğuzhan'ın karışımı bir futbolcu lazım bize, o da gökhan inler. ha gökhan inler'in yanına raheem lawal'ı alırsın, necip'i yollar atiba'yı da joker kullanırsın o da olur.
bu transfer döneminde en yararlı transferleri yaptığına inandığım takım. orta sahanın ortasına da birini bulduklarında eksiği hemen hemen kalmayacaktır bence. tek sorun stoper ikilisi olarak rodolfo - ersan düşünülürse biraz ağır kalabilecekleri muhtemeldir.
antrenman sahasının altında yatır olduğundan şüphelendiğim takım.
belki de toplu olarak allah'a şirk koştular yada kuran yırttılar. nedir bu böyle arkadaş. transferini kap'a bildirdiği adam 2 hafta sahalardan uzak kalıyor.
ya kulüp doktorunda ya antrenman şeklinde veya antrenman sahasında bir hata var. Birileri bu konuları araştırsın lütfen.
kartalimdir. hantal denilen ama bence henuz tam bir uyum sagliyamamis takimimdir. bir kac haftaya daha iyi olacaktir. ama tek bir seyi anlayamadim. bu geceki macta niye brezilya gibi oynamaya calisiyorsunuz amk?
öncelikle gördüğüm takım hantal. bu da sezon öncesi yüklenmelerinin bir sonucu. bir kaç hafta daha devam edebilir. oğuzhan özyakup geçen sezonlara göre daha kuvvetlenmiş. omuzları bile daha bir genişlemiş gibi. kuvvet onun en büyük eksiğiydi ve hızlı bir şekilde bu eksiği kapatması gerektiğini anlamış nihayet.
gomez gibi bir santrfora sahipsen kanatların alevli olacak. orta gelecek. çabuk ve sık sık. bunu yapmaya çalışıyoruz ama q7 çabuk davranmıyor her zamanki gibi. bir kaç pozisyonda tekte kesse tehlike yaratabilecekken " lan buradan bir vareyete çıkar mı" diyor ve oyun o an kayboluyor. sanırım bizim bu yıl kaderimizi q7 belirleyecek. efsane bir düzelme sergilerse uçurur ama gerçekçi olmak lazım. 32 yaşında bir futbolcunun genel oyun karakteri değişmez. q7 oyunu yavaşlatır ve bireysel oynar net.
takım kimyamız çok düşük. nasıl olmasın ki geri dörtlünün üçü yeni. yani tamamı ilk kez oynuyor birbiriyle. ön libero bölgemiz gerçekten kan ağlıyor. gökhan inler bir çözüm olabilir mi? bal gibi olur. ozan tufan için bir şey söylemek çok zor adamın oyun karakteri oturmadı daha. sağ bekti ön libero oldu. sağ açıkta oynuyor. ofansif orta saha gibi bile oynuyor. ozan tufan çok potansiyelli bir soru işareti. bu riski almaya değer mi? bal gibi değer. yani ikisi birden gelsin. bırakın la gelsin.
gomez hazır olduğunda en az demba etkisi yapar. beck serdarın yerinde oynadığı için rahatlıkla dolduruyor orayı. ama çok yetenekli bir oyuncu değil. gelir gider hilbert gibi ama onun kadar yetenekli değil bence. tosic sıfıra inmeyi seven bir bek. bindirmeler yapan ve güçlü bir oyuncu ama o da çok yetenekli değil. biraz gergin başladı ama iş yapacak belli. rhodolfo çok kart görür belki ama taş gibi. güçlü ve havadan gayet iyi. ağır da bulmadım.
töre çok geberik yalnız. ben yüklenmelere bağlıyorum. bir de geçen seneki kadar rahat topla oynayamıyor. nedeni de bence açıkça quaresma. geçen sene topu 6-7 kere tıklamadan vermezdi şimdi gergin 2 tıkta çıkarıyor.
hazır mıyız değiliz ama geçem yıldan kötü müyüz? değiliz. en az geçen seneki kadar var bu takım. haydi hayırlısı
umursamama edebiyatı yapan 0-6 yaş grubu beyin takımının dönüp dolaşıp hakkında yorum yapma ihtiyacı hissettiği - (bkz: her ne hikmetse) - anlı şanlı kulüp.
ne kaşkolu boynundan sarkan bir beşiktaşlının karşısında dizleri titremeden durabilir ne de iki kelimeyi bir araya getirip ebebe hölölö dışında bir cümle kurabilir bu takım günlük hayatımızda.
bu insanımtrak ilginç yaratıklar 3.sınıf çocuklarının yaratıcılığı ve zeka seviyesi kıvamında ifadelerle 3 sayısını kullanarak şakalar,komiklikler yapmaya çalışır,ardından asosyal otuzbirci hayatlarına geri dönüp klavye ile ülke siyasetine yön verme,palyaçoluk ve soytarılık argümanlarıyla yazdıkları entryler ile bazı platformlarda tanınan olma -sözde- gibi misyonlar edinirler kendilerine.