1903 yılında kurulmuş olan, tek aşk.
renkleri ölümle yaşamı temsil eder.
mazbut kendi halinde bir kulüpken kendisine yapılan haksızlıklar sonucunda zıvanadan çıkmış bir camiaya sahiptir.
çaykur rizespor maçında 10 saniye içerisinde gerçekleştirdiği seri paslaşma trafiği futbol adına sevindirici bir organizasyon olan kulüp.
sadece taraftarının beşiktaş lehine yapılan hakem hatalarını görmezden gelip diğer kulüpleri sorgulaması ve 2 senedir gereksiz biçimde sürdürülen - zaten beşiktaş sempatikken - beşiktaş" a sempati kazandırma çabası bu kulübe yavaş yavaş antipati kazandırmıştır.
bunun dışında sempatiktir.
adam loser kelimesinin vücut bulmuş hali. ölene dek de öyle kalacak.
bilic in ne oynadığı belli hızlı futbol dan rakibi karşısına alarak oynanan bir oyuna geçildi.
olcay ın etkisiz kalması bu yüzden doğal. hızlı oyunlarda işe yarıyor ki gökhan da öyle...
tolgay döndüğünde veli de dönmüş olur ama bu takımda veli nin işi olmamalı. tolgay gibi her an her şeyi yapabilen ve oğuzhan dan bile daha iyi dikine giden bir oyuncu ne yapıp edip 11 de oynamalı.
ayrıca motta hem ismail den hem de tosic den daha iyi. bunu tartışmaya bile gerek yok. bir süre sonra formasına kavuşacaktır eminiz.
tolga ya güvenmiyoruz aynı şenol hocası gibi. kerim frei de garajda çürüyor. buna bir çare bulunmalı.
önümüzdeki yıl, ersan,cenk,oğuzhan,gökhan,feri,tolgay,olcay gibi takımın iskeleti olması gereken yetenekli oyuncular takımda kalır bir de lucescu gelirse -ki bu kısmı hayal- mükemmel iş başarılmış olur.
stsl 8.hafta maçında sahasında çaykur rizespor'u 1-0 yenmeyi başaran takımım.
beşiktaşımızın galibiyet golünü 63. dakikada ricardo quaresma attı.
maça rizespor daha iyi başladı.
ilk 10 dakika rizespor beşiktaşımız karşısında kanatlardan etkili pozisyonlar bulmayı başardı.
bir golleri ofsayttan geçersiz sayıldı,bir topları da direkten döndü.
10.dakikadan sonra beşiktaşımız oyuna dengeyi getirmeye başladı ve ilerleyen dakikalarda kontrolü eline aldı.
kısa ve isabetli paslarla pozisyonlar bulmaya çalıştık.
özellikle maçı izleyenler için pas alışverişi konusunda bir pozisyon çok güzel bir örnek oldu ama gol pozisyonunu yapamadık.
paslar etkiliydi fakat final paslarında kötü kaldık.
rizespor savunmasındaki o.viera ve oboabona çok iyi müdahaleler yaptılar.
bizim savunmamız da kweuke'yi çok dikkatli bir şekilde savunmayı başardı.
ilk yarı 0-0 eşiklikle sona erdi.
ikinci yarıya quaresma değişikliğiyle başladık.çıkan oyuncu olcay şahan oldu.
benim önceki entrylerde yazdığım bir konu vardı.
quaresma ilk 11 başladığı zaman oyuna ortak olamıyordu maalesef.
benim önerim quaresmanın sonradan oyuna dahil edilerek yaratıcı oyununu kullanmaktan yanaydı.
böylece beşiktaşımız gol sıkıntısı çektiği maçlarda daha alternatif çözüm yolları bulabilecekti.
nitekim bugün de böyle oldu diyebiliriz.
quaresma şu ana kadar tam oyununu gösterememiş olabilir fakat bu etkili bir gol ayağı olduğunu değiştirmez.
maça dönersek;
bu değişiklik ile birlikte beşiktaşımız ikinci yarı oyunu tamamen rakip sahada oynamaya başladı.
peşpeşe gelen ataklar süresince gol aramaya çalıştı.
beklenilen gol de kritik bir zamanda geldi.
oğuzhan ceza alanı içerisine topu getirdi ve düşürüldü,hakem penaltı kararı verse pek kimse itiraz etmezdi sanırsam.
rize savunması topu uzaklaştırmak isterken top quaresma'ya geldi.
quaresma ceza sahası dışından çektiği şutla golü bulmayı başardı.
sonrasında aynı oyunu takımımız korudu.
bu dakikalar içerisinde bir golümüz ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.
ve maçı 1-0 kazanmayı başardık.
takımda bireysel olarak pek gözüme çarpan oyuncu olmadığı için yorum yapmayacağım.
haftaiçi zor bir deplasman maçına çıkacağız.
rakibimiz lokomotiv moskova.
gruptan çıkmamız için bu maçtan puan çıkarmamız gerekiyor.
haftasonu da antalyaspor ile maçımız var.
aynı zamanda fb-gs derbisi var.
iki önemli rakibimiz karşı karşıya gelecek ve bizim avantaj yakalamamız için antalyaspor'u yenmemiz gerekecek.
desteğimizi eksik etmeyelim sayın renktaşlarım.
beşiktaşımıza ilerleyen maçlarda başarılar diliyorum.
çalınan marşlarından, siyasi malzeme olarak çalınan sözlerden sonra artık esprileri çalınmaya başlanan kulüp. koçum biz o 23 nisan esprilerini çoktan bıraktık.
Tuttuğum takımdır. Ancak 9 yaşındayken şöyle bi anım var beşiktaş ile ilgili. O yıl şampiyonlar liginde lazio, sparta prag, ve chelsea ile eşleşti beşiktaş. Gruplarda son maçlar oynanıyor ve beşiktaş 2-0 yenik chelsea karşısında ancak bu skora rağmen beşiktaş gruptan çıkıyordu çünkü lazio prag maçı 0-0 gidiyordu ve belki maçı izleyenler hatırlar, star son dakikalarda beşiktaş turlayacak diye alttan küçük ekranda prag maçının son dakikalarını da vermişti. Ve 90+3 gelip çatınca sparta prag'ın frikiği sırasında dünya durdu beşiktaşlılar için. Ama ben o zamanlar küçük olmamdan ötürü nedense aklıma yerleşen sparta prag'ın lazio'yu yenmesi gerektiği düşüncesiyle o frikikte ''allahım nolur gol olsun'' nidasını atıverdim. Ev ahalisinin ''lan oğlum ne diyosun saçmalama sus'' demesine kalmadan sparta prag o frikikte son dakika golünü buluyor ve beşiktaş üst tura değil uefa kupasına gidiyordu. O gün anladım beşiktaşa rakiplerinden hayır gelmeyeceğini ve kendi göbeğini kendisinin kesmesi gerektiğini. Hayatım boyunca Marek Kincl ismini unutmadım. Adamın adını hafızama kazımışım bildiğin. Böyle de acı hadiselerle boğuşmaktır beşiktaş.
başlık olduğunda şanlı taraftarından daha çok koduğumun renklilerin cirit atarak bok atmaya çalışmak için sıralandıkları ve büyüklüğü sırf buradan belli olan kulübün adıdır.