türk spor medyasına göre bu sene bitmiş. fakat bakıyoruz daha resmi mağlubiyetimiz yok.
hayır işin kötüsü taraftar da gaza geliyor. vay efendim sosa ve gomez neden gönderilmiş. gönderilmedi ki, gitti ikisi de. hatırlarsanız üst üste atatürk havalimanı saldırısı ve 15 temmuz darbesi oldu. ikisi de bu nedenle gitmek istedi gitti. yani gönderilmediler gittiler.
beşiktaş buna rağmen iyi, eksikleri var ama iyi. eksikler de giderilmeyecek eksikler değil.
çift ön libero ile oynama hayalinden vazgeçmesi gereken bir adet hocaya sahiptir.
şenol yakma şu takımı. atiba-oğuzhan ikilisini sakatlık ve formsuzluk harici bozma. bozarsan da atiba'nın alternatifi gökhan, oğuzhan'ın alternatifi tolgay'dır. başka türlü takım top oynamıyor.
atiba-gökhan başlar, orta sahayı sağlama alırım dersen; gs maçını hatırlatırım. acımaz 2 tane saplarlar.
çok basit bir prensip vardır: "bozuk değilse tamir etme"
bu takım atiba-oğuzhan-sosa uyumu ile oynuyordu. sosa yerine kimi koyarsan koy, adam gitti çünkü. ama atiba-oğuzhan burda ve üstelik iyi durumdalar. bozma. bozma.
devre arasında pivot santrofor alması gereken takım. pascal nouma gibi bişey lazım bize. yeter aq sikicem yıldızınızı. alın yatabareyi karabükten. daha iyi bu iki maldan.
Bizi üzen ama yine de yolundan dönmediğimiz, isyan etmediğimiz, baş kaldırmadığımız, yeri geldiğinde sevgilimizden, babamızdan fazla değer verdiğimiz takımdır. Fakat durum şu ki bir büyüğümün de dediği gibi ha kanser olmuşsun ha Beşiktaş' ı tutmuşsun.