hal böyle iken hoca bir çok maçta dakka 30, 40, 55 farketmeksizin eline tahtayı alıp yeni bir şeyler denedi. Bazen tutturdu, çoğunlukla da 1 puana razı etti.
geçen seneki beşiktaş'tan hatta bilic zamanındaki beşiktaş'tan fark; bireysel performansın belirleyici olması ve quaresma gereksizine takımın mecbur bırakılması oldu.
beşiktaş bir sistem takımıydı. bu sene bu bozuldu, kanatlardan trivela kesen şoparın takımı oldu.
formsuz oğuzhan, 10 numara yokluğu ve caner'in sakatlığı da iyice düşürdü takımın oyununu. %70 civarı topla oynanan maçları 1-2 posizyonla bitirmeye alıştık.
peki çözüm ne olmalı;
çözüm kesinlikle transfer falan değil. elbette eksikler, ihtiyaçlar var ama çözüm oyun planı.
umarım çalışkanlığın ve işbirliğinin merkezde olduğu bir oyun planı geliştirilir.
hücumda ryan babel bir çok şeyi çözecek. artık hiç bir hücum kanadın ve hiç bir forvetin yeri garanti değil.
ayrıca takım baskın oynamasına rağmen hiç organize değil ileride. bu da defansı çok zorluyor. kanatlar çok formsuz, resmen bir sezonu tek kanat oyuncusu ile geçirdik.
çok acil hızlı stoper, mümkünse pivot forvete ihtiyaç var.
ayrıca talip çıkarsa ömer şişmanoğlu direk satılmalı, quaresma'ya 5 milyon euro ve üzeri veren olursa satılmalı ve yerine hoca'nın isteklerini karşılayan bir kanat alınmalı,visca olursa ne ala. aras özbiliz kiralanmalı.
bugün hürriyet gazetesinin, sözcü gazetesini kaynak göstererek yaptığı haberde 2586. geleneksel "mario gomez pişman olmuş tekrar beşiktaş'a geliyor" haberlerinden artık yıldığımız sevdamız.
Sarı öküz hikayesini bilirsiniz, beşiktaş ın sarı öküzü de quaresma yı geri almak oldu işte. 3 yıldır uğraşılan takım yaratmak, takım ruhu yaratmak bir anda boş beleş transfer politikalarıyla çöpe gitti. Şimdi takımda genç oyuncu bir elin parmağını geçmez. ihtiyar heyetine döndü takım.
Yıllardır olimpiyata, başakşehir e gelmeyen kolpa çarşı yı vodafone arena ya sokmak da ikinci sarı öküz oldu.
Geçen sene takımı sırtlayan, bize ezilmemeyi, winner liği kazandıran iki adam sosa ve gomez elde tutulamadı. Gomez in gs maçında oyundan çıkarken taraftarı ateşlemesini çok iyi hatırlıyorum. Takımın gerçek lideri, kaptanı aslında oydu. Fikret orman 'ın her oyuncunun yeri doldurulur söylemi de ici boş bir söylemden fazlası değil zaten.
Şu an takım o hırsından, gücünden, beşiktaş ı beşiktaş yapan ne varsa uzaklaşmış durumda. Geçen seneki o alayına winner takım yavaş yavaş tekrar looser liğe evriliyor.
elimiz kolumuz bağlı olan biteni seyrediyoruz. Tekrar eski günlere dönmek istemiyoruz ama gidişat oraya doğru malesef.
Edit : 2 aşağıdaki entry gözükmüyor. Troll alert.
Ayrıca yazdıklarımı eksileyen beşiktaşlı kardeşlerim, ülke yuvarlanırken ehonomi çok eyi diyen ler gibisiniz. Acın gözünüzü.
Kasimpasa yenilgisi ile lig de diger maclar icin yenilgi bekleyen takim. Ocak ayina kadar en azindan zirveye yakın kalmali ki;devre arasi yapacagi takviyeler ile yarista kalsin. Forvet hatti cidden cok vahim suanda!