Önümüzdeki hafta şampiyonluğunu ilan ederse şaşırılmayacak takım.
Fanatik bi Beşiktaşlı olarak kabul etmem gerekirse Beşiktaş son 15 senedir gs ve fb nin gerisinde kalmış onlar kadar büyük takım gibi davranamamıştır. Zirve yarışlarında bu sebepten ötürü baskıyı kaldıramamış ve yarıştan düşmüştür.
Ama şunu belirtmek lazım ki özellikle son 5 senedir Beşiktaş'ın oynadığı futbolu Türkiye'de hiçbir takım oynayamıyor. Zaten eşit şartlar altında olsak yani takımların futbol kalitesi aynı olsa Beşiktaş ligde çok gerilerde kalırd bu baskıylaı. Fakat Beşiktaş futbol kalitesi olarak diğerlerinden açık ara önde olduğu için baskıyı kaldıramayıp onların seviyesine inebiliyor ve bu sayede Beşiktaş'la zirve yarışına giriyorlar.
Geçen seneki şampiyonluğun verdiği özgüveni bu sene takım iliklerine kadar hissediyor. Eğer bu sene de şampiyon olursa ve takımda beklenmedik bi gelişme olmazsa bi zamanların olympic lyon u gibi 7 sene üst üste şampiyon olabilir.
Günümüz Türkiye'sinde kime sorarsanız sorun Beşiktaş'ı izlemekten zevk aldığını söyleyecektir. Futbolcularının kalitesi, oynanan futbolun kalitesi ve takımın gerçek bir takım oluşunun etkisi büyük bu durumda.
Ayrıca UEFA ffp gereği Beşiktaş'ın transfer kısıtlaması bu sene sona eriyor. 2 senedir bu kısıtlamaya rağmen yapılan transferlerin kalitesi ortadayken bu sene şampiyon olunursa seneye ilk devreden şampiyonluğunu ilan eden bi Beşiktaş görmek imkansız olmayacaktır.
Önümüzdeki 5 sezon içerisinde düşüş yaşayıp yıpranacak kulüp. Tarih böyle söylüyor.
Öte yandan oynadığı futbol takdir edilesi, taraftarının sık sık argoyu abartması üzücüdür.
Dereyi görmeden paçayı sıvamayıp erkenden 3 yıldızlı forma siparişi vermeyecek takım.
Bilmem kaç puan gerideyken şampiyon olacağız diyen birinden sonra katledilip şampiyonluktan edilen takım.
Şikelerle defalarca kez şampiyonluğu elinden alınan takım.
Şikecilerin her sıkıştığında şikeci diye suçladığı takım.
Skor odaklı düşünmeyip, sabırla Bilic'i 2 yıl tumanın meyvelerini muhtemelen bu sene de toplayacak ve 2 yıl üst üst şampiyon olacak takım.
Bizimkiler de her sezon 3 hoca değiştirip sistemsel düzelme bekliyor.
Sürpriz olmaz, çünkü Beşiktaş bu sene kritik bütün maçlarda hakemler yardımıyla kazandı. Güzel kardeşim takımınız kötü de oynasa bu sezon şampiyonsunuz. Demirören'in borcu bitene kadar sizi şampiyon yapma zorunluluğu var, başka türlü 100 milyon ödenmez zaten. Neyse şu federasyon başkanı bi değişse de feda demeye geri dönseniz.
türkiye'de kaliteli futbol oynayan tek takım. hala şike falan diye saçmalayanları gerçekten anlamıyorum. her hafta böyle oynasın, şampiyon olmasa da bize yeter.
rehavete kapılmadan önümüze bakmamız lazım. daha elde avuçta bir şey yok. önümüzde 13-14 maç var, lobiler var, tetikçi hakemler var. gevşersek biteriz.
Diyor ya hani,
Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz diye...
Çekilenlerin 10 da 1 ini yazayım dedim...
Şike davası patlak verdikten sonra alel acele TFF başkanı yapılan Demirören'den sonra kendisini sigaya çekmiş takım.
Öyle bir süreçten geçip geldi ki insan dönüp baktığı zaman hayretler içinde kalıyor. Eklemek gerekli ki geçmişin yanlışlarını ve batırma politikalarını tamamen temizlemek belkide 15-20 seneyi bulacak.
Fikret ormanın Başkan seçildiği ilk seçimde rakip bir zamanlar adına tezahüratlar yapılan Serdar adalı idi. Fikret ormanın stadı yıkacağım yenisini yapacağım ve Hormonlu büyümeyi bırakıp küçülmeye gideceğim vaadine sıkı sıkı muhalefet ediyordu. Açıkça stat yapmak bizim neyimize stat yıkılırsa elimizden alınacak diyordu. Küçülmeye tepki ise Türkiye'de ki şoven söylemin aynısı idi. Ezeli rakiplerimiz dünya yıldızları getirirken biz neden küçülelim.
Beşiktaşlı durumun vahametini görüp aklı ile kalbini birleştirip Fikret ormanı Başkan seçti. ilk günlerde de sevimsiz işler yaptı. Keşke daha çok yapsaydı. Ama bir realitede taraftar baskısıydı. Querasma fernandes almeyda gibi yıldızların tamamını göndermek kolay değildi.
O sezon Hasan türk lerle neciplerle velilerle Beşiktaş 3.oldu.
Para yoktu ortada. Transfer isteyen çoktu. Uefa Demokles'in kılıcı gibi duruyordu.
Alacaklıların biri geliyor biri gidiyordu. Haftalarda en az bir icra vakası yaşanıyordu.
Alt yapıya bakan yoktu. Antrenman tesisleri 15 sene önceden kalmış durumdaydı.
Samet Aybaba ile başlayan feda Bilic ile devam etti. Beşiktaş mutevazi kadrosu ile 2 kere son haftalarda şampiyonluk kaybetti. Zaten o dönemde şampiyon olsa ayrı bir destan konusu olurdu. Stat Yok. içerde oynadığın mallar Kasımpaşa stadında olimpiyatta... bahar gelince Konya Ankara izmir...
O sıkıntı dönemlerde bırakın kupa almayı derbide kazanamadık. Siyasi olayların tavan yaptığı günlerde tahriklerle bitmeyen derbilerde gördük.
O dönemin en güzel hatıralarından biri kuşkusuz Liverpool'u eleme heyecanıydı.
Good by liverpool good by!
Şu günlerde neredeyse tüm klupler hakem hataları yüzünden ağlıyor. Haklılar.
Sıkıntılı günlerde Beşiktaş'ın her maçı ayrı bir sıkandaldı. Atiba nın çizgiye basardın basmazdın die derbi öncesinde oyundan atılması, hırsız ın birinin ceza sahası dışında kendini yere bırakıp penaltı alması...
Beşiktaş yüzün hep gülsün, hiç ağlama.
Yenilsende başın dik olsun...
Şeref'inle oyna..
Hakkınla kazan.
Ve sen..
Şampiyon olma yeter ki savaş...
tam bu sezon da şampiyon olacağını düşünürken haşmetli galatasaray'ın eşsiz "winner"lığı* aklıma geliyor ve "neyse ya ikincilik de fena değildir" diyorum.
Ligde bilmem kaç hafta sonra bi maç kaybetmiş onda da Rakiplerinin hiçbiri maçlarını kazanamamıştır.
Bundan sonra en fazla 2 maç daha kaybeder Haydi 3 de beraberlik alsa 30 puan daha toplayıp rahatça şampiyon olur.