2 şampiyonluğun olduğu senelerle sonraki seneler arasinda statü olarak hicbir fark yok . bu sadece 2 buçuk senedir ezilen renkli ağlaması.zaten bunun hakkını biz gs-fb federasyonuna kalsaydı her zamanki gibi alamazdık. Avrupalı temsilciler gelip demiş statü aynı bu adamların şampiyonluğunu verin diye.
Tarihi kanıtli şikelerle dolu takimi tutanlar bu kulübün kupalarini sorgulayamaz.ne kadar inkar etsenizde son yazdiğim cümle %100 gerçek.avrupa hukuku bu ülkede olsaydı 5.lige kadar düşerdiniz.
Cahil adamlarla aynı sözlükte yazmak zor ama yine de ben Bilal'e anlatır gibi anlatayım.
Canım benim minik kuşum bak ne diyorsun? ismen diyorsun. Yani ismi değişmiş yani adamların pro liginin adı değişmiş, yani normalde resmi ligleri var adamların..
Yaşın yetmediği için hatırlamayabilirsin ama bizim ligin adı 2001 yılına kadar Türkiye birinci ligiydi. 1959 yılında resmen başlayan ligimizin adı 2001 yılında Türkiye süper ligi olarak değiştirildi. E o zaman bizim ligdeki 2001'den önceki şampiyonluklar nolacak, isim değişti diye çöpe mi gidecek.
Biraz araştırın düşünün olm, beyniniz acımaz merak etmeyin...
2 tane fazladan şampiyonluğunu bulunan garip takım. Lig kurulduğundan beri 13 kez şampiyon olmalarına rağmen lig öncesi 2 şampiyonluğunun da sayılıp toplam 15 şampiyonlukları olduğu iddaa edilen takım.
Ülkeye teşvik primini ve şikeyi sokan, biz var oldukça diz çökmeye mahkum olan ezeli ezik takımlara, özellikle kırmızı kanatlılara dert olmuş kulübüm.
Gassarayın 4 sezon üst üste şampiyon olduğu şaibeli yıllar da takımın adete başkanlığına soyunmuş fetttoş ve müridlerinin payı vardır. Pensilvanya nın fransız temsilcileri,beşiktaş ismi bu ülke futbolun da şike iddialarıyla anılacak en son kulüptür. Bunu ben söylemedim bunu bağımsız türkiye cumhuriyeti mahkemeleri beşiktaş şike yapmamıştır diyerek söylemiştir.
Ayrıca en büyük efsanesi ergun gürsoy olan ankaragücü nü şaibeli bir şekilde 8-0 yenip beşiktaşın şampiyonluğunu çalan bir takımın taraftarının söylemesi de ayrıca bi tuhaf...
cenk tosun'un yerine dünya yıldızı almayacak takım. o hayali unutun arkadaşlar. jackson martinez, balotelli, benteke falan olmayacak maalesef.
zaten negredo varken gerek yok. nispeten genç, yırtıcı, gelecek vaat eden hatta yerli bir forvet alınabilir. yerli olarak öyle bir isim yok. alınmazsa da demba ba kulubüyle anlaşır ve ikinci forvet pozisyonunu yedekler, tabi formda ve sağlıklıysa.
bu sene şampiyonlar liginde başarı sağlayan bir takımdır. yedek kadroyla leipzigi yendik. monacolu portolu gruptan çıktık.
şimdi ben bunları söyledim. sen galatasaraylı kardeşim niye sıkıntıya giriyorsun ki?
kim galatasaray avrupada başarısız bir klüp demiş veya beşiktaş daha başarılıdır demiş?
arkadaş yenilgisiz gruptan çıktık onun sevincini bile yaşatmıyorlar yahu.
biz 20 sene önce yaptık diye saçma saçma konuşuyorlar. bırak kardeşim bu işleri. beşiktaş bu sezon galatasaray ve fenerbahçeye nazaran avrupada daha başarılı oldu mu? evet oldu.
türkiyeyi avrupada en iyi şekilde temsil etti mi? evet etti.
bizim işimiz bu kadar. sizin tarihiniz falan umrumuzda değil. ki zaten sizin geçmiş başarılarınızla kendi başarılarımızı karşılaştırmıyoruz bile.
karşılaştıran vardır ben onları bilemem. onları ciddiye alarak hata eden de sensin kardeş kusura bakma da.
herkes kendi klübüne baksın diyorum ben. şahsen gs nin veya fb nin avrupa başarısı şu yıl gördüğüm beşiktaş düşmanlığından sonra umrumda bile değil zaten.
cenk tosun'un yerine enes ünal'ı alması gereken takım. enes yetenekli ama ispanya'da ingiltere'de olmadı büyük liglere hazır değil. fikret orman 7-8 milyon euroya halleder, şenol güneş'ten kalan eğitimini tamamlar ve avrupa'ya daha sağlam gider. iki tarafta kazanır.
Bir şampiyonlar ligi maçına yedek kadroyla çıkma rahatlığına erişmiş tek türk takımı. Ayrıca türkiye kupasını kazanmak istemesini lige bağlamak yanlış olur. Sezonu ilk beşte bitiremeyeceğini anlayınca yorumunu yapmak andavallıktır. 2009 şampiyonluğunda ilk devreyi 6. Bitirmesine rağmen ligi zirvede bitirdi.
ikinci yarı toparlanması için quaresma'dan vazgeçmesi, cenk'in yerini doldurması ve talisca'nın yerine merkezde top alış verişi ve mücadelesi iyi olan bir ofansif oyuncu alması lazım gelen takım.
gol atan oyuncu yok takımda. cenk, babel harici gol katkısı gelmiyor.
orta saha oyuncuları hiç atmıyor zaten. 6-8 numaralardan gol bulamıyor takım.
bu sezon talisca da suskun, orası da gol üretmiyor.
quaresma desen kariyeri boyunca attığı gol sayısını gs'li maicon yarım sezonda attı.
dolayısıyla rakipler de kapanınca, kilit bir türlü açılmıyor.
beşiktaş'ın en iyi yaptığı şey merkezden ikiye birlerle yahut oğuzhan'ın bireysel becerisi ile adam eksikterek hızlı bir şekilde kaleye gitmesi.
lakin bunun yerine quaresma'yı demarke şekilde topla buluşturup kanattan orta kesme taktiğini seçiyorlar. biraz da kolaycılık.
işin garibi rakipler de bu taktiği seçiyor. yani beşiktaş'ın taktiği, rakibin taktiği oluyor ve rakip "hazırlıklı yakalanma" oyununu oynuyor.
yakalanacağın kesinse, hazırlıklı yakalanmayı tercih edersin. adamlar da bunu yapıyor. zira açık oyunda merkezden yiyeceği akınlara çare bulamayacaklarını kendiler de biliyor.
peki şenol hoca?
sağ kanata devam. 50 tane orta açıp gol atamadığımız 4. deplasmandan sonra çıkıp "ortalarımız hedefini bulmadı" diyebiliyor.
umarım ikinci yarı bu sevdadan vazgeçer. beşiktaş'ın bilic'ten beri oynamaya çalıştığı bir oyun var. geçen sezon bundan biraz taviz verdik. bu sezon ise tamamen vazgeçtik.
bakın kanat organizasyonları da mutlaka olmalıdır ama tek plan bu olmamalıdır. dünya'nın hiçbir yerinde kanat futbolunu benimsemiş takımlar ve çizgiye hapsolmuş futbolcular başarılı olamamıştır. örneği yok. öyle olsaydı jesus navas dünyanın en iyi futbolcusu olurdu.
hoca aklını başına alıp, kadroya ihanet etmeden beşiktaş'ın gerçek oyununu oynatmalı. zira oyuncular buna müsait.
quaresma ve talisca'dan vazgeçerek bu işe başlayabilir. umarım.