Şampiyonluk yarışından Nisan ayı itibari ile koptuğu kesinleşen takımdır. Oynayacağı Galatasaray maçı şampiyonun kendisi hariç kim olacağını belirleyebilir.
bu ülkede takım bırakana adam gözüyle bakılmıyor ya yoksa çoktan bırakırdım. heder oldum aşkından Beşiktaş ama azıcık sende karşılık ver bu aşka. nereye kadar platonik aşk, nereye kadar gözyaşı ve hüzün.
bu ülkede takım bırakana adam gözüyle bakılmıyor ya yoksa çoktan bırakırdım. heder oldum aşkından Beşiktaş ama azıcık sende karşılık ver bu aşka. nereye kadar platonik aşk, nereye kadar gözyaşı ve hüzün.
tek eksiği motivatör bir teknik adamdır diye düşündüğüm spor kulübü. fakat bu demek değil ki biliç kötü teknik adam. biliç çok harika bir teknik adam. fakat kıyasen inceleyecek olursak; fatih terim çok üst düzey bir motivatör. fakat şimdiye dek fatih terimin genç bir oyuncuyu geliştirip pişirdiği şimdiye kadar pek görülmemiştir. görülmemiştir derken, bu demek değil ki fatih terim oyuncu geliştiremez. semih kaya gayet ortada. fakat genel olarak teknik direktör profiline bakınca fatih terim motivatör kimliğiyle öne çıkıyor, yani yeteneğini kanıtlamış selçuk inan'ı motive edip sahaya sürerek en yüksek verimi alıyor, fakat furkan özçal'ı -olağanüstü haller dışında- sahaya sürüp yeni oyuncular yetiştirmek konusunda pek bi endişesi olmadığı aşikar. fakat biliç tam zıttı olarak bir çok genci yetiştirip parlatmanın peşinde, en basit örnekleri gökhan töre, oğuzhan özyakup ve kerim frei. dolayısıyla takım kalitesinin belki de farkında değil. bir anadolu takımına karşı -ciddiye aldığı maçlarda- gayet güzel oynarken nedense galatasaray, fenerbahçe gibi takımlara karşı yolunda gitmeyen bir şeyler karşımıza çıkıyor. benim gözümde bu motivasyon eksikliği, yoksa beşiktaş'ın diğer takımlardan çok da aşağı kalır bir yanı yok. tabi ki arada kalite farkı var, fakat beşiktaş'ın bu takımları yenmesine engel olacak büyüklükte bir fark söz konusu değil. bence artık beşiktaş içindeki gücü ortaya çıkarmalı. ortaya çıkarmak için de keşfetmeli.
psikolojik olarak havlu atmasının en büyük sebebi taraftarıdır.
çünkü diğer takımların taraftarı takımlarını tepki göstererek takımlarını hizaya getirebiliyorlar. beşiktaş taraftarı kızınca bilic'in küpesi bilic'in gitarı diyorsun sonra şerefli üçünlüğe razı oluyorlar. olay bu.
kulüp bürüje ilk maçta 60dk top göstermeyip sahayı dar etmişken, fark atacağı yerde şansını teperek maç verdiği gün havluyu atmıştır arkadaşlar kusura bakmayın. bu kadar duygusal bir camia ya destan yazar, ya sıçar. sıçmıştır nitekim.
biliçin aklında ing var o yüzden baktı ki futbolculardan da bir şey olmuyor pek sallamamaya başladı takımı bunun herkes farkında yönetimde lucescu ile görüştü şimdi düşünsün biliç.bu takım bir üçüncülüğü daha kaldırmaz.
Gökhan töre ve demba ba haricinde yaratıcı oyuncusu olmamasından dolayı psikolojik olarak çökmüş takımdır.
Hoş bildiğimiz demba ba da buydu özüne döndü, ligin başlarında hepimizi şaşırtmıştı, ama chealseanin demba bayı gönderip 35lik drogbayı almasından bjklilerin anlaması lazımdı. Eto ve torres gibi bitik futbolculardan formayı alamıyordu sebebi de bugünkü performansıdır.
Ve Hala kendilerini uzay takımı sanan taraftara sahiptir. Neymiş sneijder ve muslera hariç kimse bjkde kadroya giremezmiş.
Bizim semih-chedjou ikilisini göndersek havada kaparlar, serdar kurtuluşa bakın bizim kadro dışı bıraktığımız sabriye eboueye bakın, koşmaktan başka hiçbir özelliği olmayan veliye bakın meloya bakın,yasinin katkısına bakın bide at hırsızı olcaya bakın
Burak yılmazı saymıyorum çünkü demba ba penaltı atmasa bugün ligde 9 golü olacaktı. Yedek forvetimiz umut bulutun penaltısız 10 golü var.
Taraftarı kendilerini "los galacticos" görmeye devam ettikleri sürece başarılı olamayacak büyük takımdır.
Gökhan töre hariç hiçbir oyuncunuz Gs ve fbde 11e giremez.
hakkında taraftarından çok başkalarının yorum yaptığı kulüp. tabii bu yorumlar ekseri olumsuz manada. çoğu da ağır hakaret, küfür vs içeren.
en büyük argüman da beşiktaş'ın büyük takım olmadığı. bazıları güya insaf ederek, aslında daha çok aşağılamak için buçuk büyük diyorlar. birisi sigma olumuc'tan ( adını yanlış bile yazmış olabilirim, o denli isimsiz bir kulüp) 7 yemişken, diğeri kendi sahasında real'den daha dün 6 tane sindirmişken ( 6 rakamını sever keratalar ) hala döne döne 8 'lik liverpool maçını anlatırlar.
doğrudur beşiktaş'ın şampiyonluk sayısı diğerlerinden azdır, taraftar olarak epey azınlıktadır, birisi uefa ve süper kupa kazanmış, diğeri hiç değilse bir yarı final oynamışken beşiktaş'ın kayda değer avrupa başarısı yoktur.
üstelik beşiktaşlıların biz şöyle büyüğüz, size çakarız, havada karada basarız gibi iddiaları yokken, aga biz sevinmek için sevmedik gibi bir sloganla adeta peşin kabullenmişliğin içinde iken bu renkli kardeşlerin gelip gelip beşiktaş'a sarmalarının nedeni üzerinde çok düşündüm.
tarafsızlıkla düşündüm inanın. makul bir neden bulamadım. sonuç itibarı ile vardığım nokta şudur.
a) bunlar zayıf ve güçsüz olana vurmaktan haz duyuyorlar ki bu büyük şerefsizliğe delalet eder,
b) beşiktaş bunlara öyle bir koydu ve daha da büyük koyacağından o kadar tırsıyorlar ki canlarının acısı ve götlerinin korkusuyla feveran ediyorlar.
olay budur.