bu sezonu galatasaray'ın üzerinde bitirebilirse, önünü daha net görebilecek olan takım.
sızlanmadan, bahanelere sığınmadan, ne yapıp ne edip bu ligi galatasaray'ın üzerinde bitirmelidir bu takım.
hakem mi? evet hakemi de yenmelidir.
görünen o ki, bu ibnelerin adil maç yöneteceği yok. saysak buradan cenevre'ye yol olur ama ağlamak yok. beşiktaş elindeki imkanlar dahilinde bu ligi her türlü galatasaray'ın üzerinde bitirebilir.
bunun için bilic'in akıllı olması lazım. necip'i sağ bek oynatmaktan vazgeçmelidir artık.
ve artık, almeida-pektemek ikilisini birlikte oynatacak yüreğe ulaşmalıdır.
Resmi kuruluşu 3 mart 1903 olan, 19 Mart'ında kuruluş tarihimize atıfta bulunmasıyla, kimliğinde doğum günü farklı yazan insan gibi olan aşktır. iki kere kutluyoruz yani.
111. yaşında da ilk günkü gibi...
(bkz: Kartalım nice senelere!)
111.yılını kutlamaktadır.
"bir Galatasaraylı olarak, olmasın böyle dediğimiz her anımızda siyahıyla beyazıyla yanımızda olan bir taraftar grubuna sahip bu takımın 111.yılı kutlu olsun. daha nice 111'lere efenim..." gibi bir entry girmeyi planlıyordum ama vazgeçtim.
bir takımın büyük veya büyük olmama durumunu belirleyebilmek için önce büyüklük nedir bunu belirlemek lazım. büyüklük şampiyonluk sayından mı geçer ? benim için değil. büyüklük taraftar sayısından mı geçer ? benim için değil. büyüklük yıldız futbolcu sayısından mı geçer ? benim için yine değil. büyüklük hakemleri baskı altına alıp maçlarda lehine karar verdirebilme yetisinden mi geçer ? benim için değil.
bir sevgiyi tanımlayamamaktır bazen büyüklük. niye bu kadar sevdiğini bilememektir bazen büyüklük. ben eğer beşiktaşı neden bu kadar çok sevdiğimin mantıklı bir açıklamasını kendime yapabilseydim belki de bu kadar sevmezdim bu camiayı.
benim için en büyük sensin beşiktaş, sebebini bilmediğim hala bana böyle düşündürdüğün için en büyük sensin.