an itibariyle dünyanın her yerinde kiralanabilecek bir sol bek arayan bir yönetime sahip kulüp.
evet. bunun adı planlama. bunun adı profesyonellik. bunun adı önder özen. evet.
transfer bütçesini kendi keyfiyatına göre harcayan bir başkan, çıkıp bütçeyi aştık artık temkinli olmalıyız diyor. bu takımın transfer sezonu başında en büyük sorunu sol bekti, ilk hedef olmalıydı, fabricio, elderson, büttner, holebas gibi isimlerle de ilgilenildi. yani bir çalışma yapıldı bu bölgeye. fakat sezer öztürk'e yapılan çalışma kadar değerli bir çalışma yapılmadı ne yazık ki.
bugün holebas'ı 1 milyon euro için almıyor sevgili beşiktaş yönetimi. taş gibi sol beki, takımda sol bek yokken almıyor. ondan sonra da çıkıp, fütursuzca "har vurup harman savurma dönemleri bitti, daha önce yapıldı ve ne sonuçlar alındığı ortada" gibi bir cümle ile antidemirörenci tayfanın gazını alıveriyor. işlem basit.
kerim frei ve sol bek transferi paradoksunu aşması gereken kulüptür.
şöyleki sol bek alınacak paraya kerim frei alınıyorsa bu yanlıştır, ikisi birlikte halledilebilecekse mükemmel olur.
çünkü şöyle bir durum var ki dentinho kiralık, gökhan töre kiralık. dentinho sezon ortasında gidecek, gökhan töre sene sonunda.
dentinho'nun bonservisini almaya gerek yok ama gökhan töre bu performansı sürdürürse rubin kazan hayatta bonservisini vermez bize anasının nikahını ister. o yüzden bir kanat daha şart ama önce sol bek.
2013-2014 sezonu itibarıyla siki yağlamış kulüptür. çok mantıklı, çok başarılı transferlerin yanında, çok da hırslı futbol oynuyorlar. kıskanmakla beraber takdir ediyorum. helal olsun lan..
sol bek için ramon motta'yı 1 yıllığına kiralayan kulüp. işallah slaven bilic'in direktifi ya da beğenisi doğrultusunda transfer edilmiştir.
çünkü slaven bilic'in o bölge için en son dusca tosic'i istediğini duymuştuk. ramon'u bilmiyoruz ama tosic olsa sıkıntımız kalmazdı. çünkü tosic fizik olarak ve teknik olarak şampiyonluğa oynayan bir takıma çok şey katar.
işallah ramon motta'da böyledir hakkında hiçbirşey bilmiyoruz. genellikle güney amerika'da oynayan futbolcular buraya geldiklerinde fiziki olarak sıkıntı çekiyor, bilic fiziki yetersizliği hiç affetmeyen bir hoca, aynı durumu pedro farnco'da gördük, franco her ne kadar iyi futbolcu olsa da fiziksel yetersizliği var.
cok yakışıklı olan ve kızların durmadan çağırdığı ama cebinde 5 kuruş parasi olmadığından hic bir sey yapamayan delikanliya benzeyen takimim. ulan biraz para olsa ohoo neler yapardık ki ahhh!
ismail köybaşı hususunda ciddi hata yapan kulüptür. ismail 3 hafta sonra sahalara döndüğünde eski ismail'den daha iyi olacak sanıyorlar herhalde. ciddi hata. uzun sakatlıklardan dönen hangi oyuncu eski gücüne bir anda kavuşabilmiş. bir çoğu hiç kavuşamamış. bu anlamda neden bu tarz bir düşünce geliştirildi anlamış değilim. şu 5+0+3 tamamen bozdu yönetimin ve önder özen'in kimasını. mevcut kadroya ve kadrodaki yabancı oyunculara bakmadan bir anda telaşe oldular. hiç gerek yoktu. kaldı ki escude, dentinho gibi elden çıkacağı kesin 2 yabancın ve eneramo, holosko gibi beşiktal seviyesinde olmayan futbolcuların varken. fernandes ve almeilda'nın sezon sonu sözleşmelerinin bitiyor olduğunu da ekleyelim. yani demem o ki; bu takımın zaten bir yabancı sorunu yok. yerli kalitesi ve kadro derinliği iyi olan bir takım. senin bunu, kaliteli, kalifiye yabancılarla desteklemen gerekirken, ramon gibi ne olduğu belli olmayan adamları sırf beleş diye getirip kadroya ekliyorsun.
o mevkiye holebas lazımdı. tosic lazımdı. edson olabilirdi. ama hayatında brezilyadan hiç çıkmamamış, brezilyada dahi kulüp kulüp gezmiş ve az maç oynamış bir sol beki tutup beleş diye oraya monte etmek anc beşiktaş'ın yapabileceği bir işti. bunu demirören yönetimi de çok yaptı. diaattalar, schildenfeldler buna örnektir. aradaki fark, biri az para veriyor biri çok para veriyordu.
sol bek sorunu çözüldü mü çözülmedi mi herkesin kafasında soru işaretleri. tek avantajlı kısmı kiralık olarak kadroya katılması. üstelik bedava. ucuz etin yahnisi yavan olur. piyasa da sol bek yok anasını satayım ya. gerçi bizde de para yok.
dördüncü, beşinci haftalarda durumu belli olacak takımmış. hadi bunu renkliler dillendirip duruyor onu anlarım da renkdaşlara ne oluyor?! neyin durumu belli oluyor arkadaş. bu maçları kaybedersen takımın foyası mı meydana çıkmış olacak, şampiyonluk elden mi gidecek? ben hiçbir zaman ligin beşinci haftada bittiğini görmedim. bu iki maçtan alınacak 0 ya da 6 puan şampiyonluk yarışını taş çatlasa % 2,79 etkiler. eğer senin takımın iyiyse şu iki oyun oynanır. acaba gerçekten o kadar iyimisin diye itibarsızlaştırma veya şampi.. yazıp konsantrasyon bozma. bu algı manipulasyonuna gelmeyelim. lig 34 haftalık bir maraton, gerçekçilikten uzak öngörüler yapmak yerine tadını çıkarın.
zaman zaman sert eleştiriler getirsem de, genel anlamda bu transfer sezonunda kısıtlı bütçeye rağmen iyi iş çıkarmış takımdır. yerli kalitesini baya bir arttırdı, üstelik genç-yerli bir jenerasyon hedefli bir planlamaydı bu. ve görünürde gayet güzel şekilde uygulandı.
takımın yerli kalitesini ve kadro derinliğini yükseltecek bir planlama gayet olumludur. bu planlamanın seneye de kaliteli 2-3 yabancı ile devam edeceği kanaatindeyim. zira dentinho, escude, holosko, eneramo, ramon gibi yabancılar, hedef yükseltme veya hedeflere ulaşma konusunda yetersiz kalacaklardır.