elalem Eve geldiğinde annesine "ben onu çok seviyorum Ama o beni sevmiyor" diye ağlarken biz "iyi oynadık Ama kazanamadık" diye dert YANıyorsak, Burda benim Takımımım hakkında ileri geri konuşan ibneye ettiğim küfürü kimse yargılayamaz. Ya o ibneLEr adam olacak, ya da başımızdan sIKTIR OLUP gidecek.
bu takımın neden sevildiğini beşiktaşlı olmayandan gayrısının anlayamayacağı gerçeği vardır ortada. başarı desen pek yok, güzel oyun desen bazen, yönetim desen bombok. Ama o stadyuma girdiğinde sanki yıllar sonra evine gelmişsin hissi, takımın mücadele ettiğini gördüğünde destek vermek için ses tellerin yırtılıncaya kadar bağırma gerekliliği, takım gol attığında oluşan uğultu ve ardından marşlara daha yüksek sesle başlamak, sırf bir maçını daha izleyebilmek için dışarda 5 kere tavuk döner yiyebileceğin halde evde makarna yiyip para biriktirmek, sabahın ayazında yatağından kalkıp yollara koyulurken boynuna takmadan önce bir kere daha o atkıya bakıp bu takımı ne kadar sevdiğini bir kere daha kendine söylemek sadece bir kaç nedendir bu takımı sevmek için.
kendinden beklenen puanı fazlasıyla aldı. ama rakiplerinin kendinden beklenen puanı alamaması sonucu çok büyük işler yapmış gibi gözüküyor.
halbuki rakiplerinden beklenen 40 ve üzeri bir puandı. işler böyle gitmeyince ulan şampiyon olur muyuz a döndü iş.
rakipleri ile aynı takımlarla maç yaparak aynı puanı alan takım. rakipleri gidip madrid ya da barcelona ile maç yapmıyor sonuç olarak. takımlar aynı takımlar, lig aynı lig. yine aynı geyik başladı: "biz kötü olmasaydık siz de şampiyon olamazdınız, yeaaaaaa". hadi hayırlısı.
her şampiyon olduğunda sav olarak öne sürülen "biz çok kötüydük, ligi boşladık" zırvaları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. gülünür mü ağlanır mı bu duruma karar sizin.
edit: sike sike şampiyon olacak takım, rahat olun.
burak yılmaz'ın kendini yere atması sayesinde lider 3 puan önde, bjk 3 puan geridedir ha ayık olun, neymiş rakipler az puan almış, rakiplerinin -ki biri biz oluyoruz Fenerbahce olarak- 3 yedigi takıma deplasmanda 3 tane atmıstır, son 10 hafta da maglubiyet almamıstır ligin en cok gol atan takımıdır, seyir zevki de oldukca yüksektir. azcık takdir etmeyi bilmek gerek.
olm ilk yarı siz kullandınız ikinci yarı da bize verin fernandes'i alo kime diyorum lan!
bu forvetlerin yanısıra ortasaha ziyadesiyle üretken. ama yinede ortasahaya iki kanatta da oynayabilecek, ayağında top tutabilecek yırtıcı bir oyuncu alınabilir.
herkesin gördüğü üzere bu takımın defansif bir problemi var. stoperlerden escude ve ersan form tutars sorun kalmaz ama koca takım iki stopere bakıyor ve daha önemlisi ideal stoper ikilimiz yok. uyum sorunu var stoperler arasında.
bu akşam galatasaray'ın mağlubiyeti ile liderlik şansı yakalayabilecek takım. korktuğumuz başımıza geldi lider olma baskısı takımı etkileyecek umarım çok hırpalanmaz takım psikolojisi.
belki bir gün şampiyonlar ligi finalinde barcelonayı farklı devirecek takım.
Sadece hayal olarak kalmaması istenmekle birlikte tekrar edilmesi de istenmektedir. Gerekli mercilere duyurulur.
bu sezon şampiyon olsun yada olmasın herkese büyük ders veren bir takım profili çizmiştir.
fenerbahçe ve galatasaray gibi 10-15 milyon euro tarzı paralarla tek bir oyuncuya biçilen fiyatların yanında, göze fazla batmamış,yetenekli ve genç oyunculara (üstelik yerli) yatırım yaparak sadece bu sene değil gelecek 5-10 seneninde vizyonunu belirleyen bir takımdır.
ara transferde ve sezon başındada sadece as takıma değil alt yapıyada bir kaç genç oyuncu transferi yaparak, barcelona seviyesinde bir altyapı oluştaramasa bile deneme-yanılma yöntemiyle türkiye den en azından her sene bir seçluk inan, gökhan gönül çıkartma seviyesine gelecektir 3-4 sezon içinde.
malum tüpçü hezayının beşiktaşa maliyeti yaklaşık olarak 520 milyon liraydı.
bu borç geçilen süreçte 500 milyon liranın, belki ricardo quaresma felaketindende kurtulmasının etkisiyle biraz daha altına indi.
beşiktaş bu sezon ya da gelecek sezonlarda alacağı bir yada iki şampiyonlukla ve "biz 3 büyüklerdeniz heeyt ulan" gibi bir kasılmaya girmeyip yüksek transfer maliyetleri yapmayıp gene genç oyunculara yatırım yapıp hatta bu oyuncuları yüksek meblağlarla bizim transfer meraklısı takılarımıza satarsa, 5 sezon içinde bu borcun en azından yarısından fazlasını kapatıp diğer türk kulüplerine fark atacaktır.
fikret orman ağzıyla konuşursak "kolej takımı" olma yolunda gerçekten emin adımlarla ilerleyip bu vizyonu devam ettirmesini diliyoruz.
bizim gibi fenerbahçe ve galatasaray takımlarına gönül veren taraftara en azından her sene bir wesley sneijder ya da belhanda kıyameti kopmayıp, beşiktaş sayesinde aynı meblağlara türk oyuncularımız olur..