zor günler geçiren rakip. daha önce demiştim ama yine diyeyim; seneye simao ve q7 hariç mevcut yabancılarından asla iyi verim alamayacak takımdır. ve en az 7-8 adamı yollamak zorunda kalıp üzerine 45-50 milyon euro harcamak zorunda kalacaktır.
not: kupayı alamazsa da seneye avrupa'da da yok. dikkat!
noldu bunlara yahu dedirten takımım. "gökte yıldız kalmadı" diye başlıklar atıyodu dün gazeteler, umutlandırdılar beni.
alt yapıdakilerden, kendi çocuklarından vazgeçmiş, artık o da fb gs gibi yıldızlar alıyodu, "dünyanın konştuğu" bi takım olacaktı.
beşiktaş cola turkaya iverson'u aldığında herkes "iverson oynamaya gelmedi, ama türk basketbolunun dünyada duyulması adına, beşiktaş adına büyük adım" diyodu, bence de öyle. iverson'un onca yıllık nba kariyerinin sonlanması üstüne bi de kötü giden hayatı sonrasında avrupa basketboluna türkiyeye alışıp mükemmel şeyler yapmasını beklemiyodum bende.
ama futbolda farklıydı olay. quaresma, guti gibi "yıldızlar" geldi.
q7; avrupa ligi maçlarında izlediğimiz hareketleri yapıyodu, alışık değildik süper ligde bu hareketlere. hem türkiyeye gelen oyuncuların öyle numaraları olmazdı.
guti realden gelmişti. el classico belgelesi yapmıştı kanallar geçen yıl, oyuncuların takım otobüsüyle gelişleri taraftarın karşılayışı falan. ispanyollar ronaldo'dan çok guti'yi alkışlamıştı o zaman, guti dönüp artist bi selam vermişti hatta, o herif bu yıl gelip çubuklu formayı taşıyacaktı.
büyük yıldızdı ikisi de. sonra yeni teknik adam vardı başta, yeni bi oyun kurulumu, yeni düzen, yeni oyuncular.
ilk yarı bitti, daha oyuncular da teknik adam da alışamadı dendi, sonra tüpçü başkan yeni transferler yaptı, yeni yıldızlar, göktekileri bitirenler. herkes umutlandı işte, "17de 17 yapar beşiktaş" dedi yorumcular, "bu kadro kimse de yoktu" çünkü.
buca maçı mükemmeldi ikinci yarı başlarken, "korku salmıştı kartal rakiplerine".
sonraki maçlarda gördük ki korku falan değilmiş o, öylesine denk gelmiş buca maçı, hani belki yarın fbyle değil bucayla maç olsa o da zor maç olarak değerlendirilir.
bi takım kolay oluşmuyor kabul, kolay oturmuyor taşlar yerine, hele ki son kaptan krizinden sonra daha da zor günler var belki önlerinde, ama bu kadar yetenekli adamla niye olmuyo ki diye oturup düşünmek lazım sanki.
beşiktaş 5 yılda sadece 5 yılda çok değişti. yıldız adı altında kendi çocuklarına-alt yapı- önem vermemeye başladı. batuhan gibi beş para etmeyen adamları yıldız sandı, batuhandan sonra sıra ali kuçikte, demedi deme.
metin ali feyyaz atsın derken, portekizce marş söyler olduk, vaktiyle milli formayı tüm kadro sırtlamış takımdan şimdi bi oyuncu anca çağrılır oldu, ha evet "yıldızlar" kendi milli takımlarına çağrılıyorlar, haklısın. ama ay yıldız yoksa banane.
ben beşiktaşlı doğduğumda böyle değildi takım, bu gidiş de hiç hayra alamet değil. birileri yıldızları gökte aramak yerine, sahip olduğu elmasları parlatsa keşke, düşünmesek "ne olacak bu takım" diye. q7 guti almeida vs kötü ya da gelmesin demiyorum, aksine gelsinler oynasınlar, o artistik hareketleri görmek için illa diğer liglere bakmayalım. ama yapabildiklerinin en iyisini yaparak/çalışarak "takım" olarak oynasınlar.
"kimsede olmayan kadro"yla "kimsede olmayan başarıları" alalım. umutlar boşa çıkmasın.
ben beşiktaşlı doğduğumda böyle değildi takım, beşiktaşlı ölürken de böyle olmasın.
fenerbahçe'ye yenildikleri her maçtan sonra hakem diye ağlayan kulüp. mete düren ağlıyor an itibariyle hakem diye. yahu bu kadar yüzsüzlük olabilir mi ya? git ferrari'ye çemkir hocana çemkir. hangi yüzle neye itraz ediyosun. zaten penaltıdan 3 dakika önce bir tane penaltı verilmemiş, kart desen doğru. atsaydı portekizli büyük yıldızın karşı karşıya mına koyım.
yemin ediyorum galatasaray'ın kıymetini görüyorum şu güruh'un karşısında. aşırı büyük bir hata olmadıkça çıkıp da konuşmıyolar derbilerden sonra. yenildiyse adabıyla gidiyor.
tarihinin en iyi kadrosuna sahip beşiktaş, tarihinin en kötü kadrosuna sahip galatasaray ile aynı puanda... sahi, geçen haftaya kadar "cimbom kümeye!" diye bağıranlar arasında beşiktaşlılar da yok muydu? komik misiniz arkadaşım?
şimdi fenevliler gibi yok 8 yediniz, yok eziksiniz gibi şeyler yazıp liseli ergenler gibi "sizde türkiye kupasını kaç yıldır alamıyosunuz olm" yazacaktım ama, yemın ederım unuttum kaç yıl olduğunu.
kazanan kartalım olsaydı eğer, fenevliler şimdi fenevbahçe başlığının altında, aykut a ve takıma sövüyorlardı lan.
büyüklüğünün yanından geçemeyen renklilerin, bok atmaktan geri durmadığı şanlı takımım. gençler takım tutmak sadece iyi günde yapılan bi iş değildir, yenildiğinde takıma sövmek taraftarlık değildir. yense de yenilse de kalbimiz beşiktaş için atar. bu gün için bi laf istiyosanız yatı kalkın sonra tekrar yatın kalkın ferrariye dua edin, maçı izleyenler ne demek istediğimi çok iyi anladılar.