katillerin elimizden aldığı en son fidandır... umutları, geleceği olan ve arkasında gözü yaşlı ana baba bırakan gencecik bir geleceğimiz daha elimizden kayıp gitti. sorumluları da bu acıların kat be kat fazlasını çekmeden can veremezler umarım.
Allah rahmet etsin şu çocuğa. Anasına babasına, bütün ailesine sabırlar versin. 15 yaşında istanbulun göbeğinde bir çocuğu teröristmiş gibi göstermeye çalışan, üstünde patlayıcı çıktı diye sahte tutanaklar düzdürenleri de bu millet düzecek inşallah. berkin, gönlümüze batıp duracak. tıpkı ismail gibi, cengiz akyıldız gibi.
neden öldüğünü, ne uğruna öldüğünü anlayamayacak ufacık bir kalbe sahipti o öldüğünde. annesinin isteğini yerine getirmek istemişti sadece ekmek uğruna öldü. şerefsizlerin istekleri olacak diye öldü o 15 yaşında ki masum çocuk. kaç para, kaç ünvan, kaç koltuk bu 15 yaşında ki masum kalbi canı bize geri verebilir söyleyin lan.
nur içinde yat be çocuk, nur içinde ama merak etme hesabı sorulacak ekmek almaya diye çıkıp şerefsizlerin köpekleri tarafından öldürülüşünün. bu millet vicdan sahibi çocuk meraklanma sen hesabı sorulacak. sana orada ali ismail korkmaz abin sahip çıkıp anlatacak olup bitenleri, neden öldüğünü neden çocukluğunu yaşayamadan hayatını elinden aldıklarını.
Ne diyecez şimdi bir Berkin vardı ekmek almaya gitti giderken vurdular. 15 yaşındaydı cok direndi küçücük bedenınden korktular hastaneye ziyaret edenleri bile gözaltına aldılar. Belkı buraya bunları yazanları bile.
öldüğünde 15 yaşındaydı ve bunu o hiç bilemeyecek. yaşasa ve gözlerini açsa 14 yaşında olacaktı.
15 yaşında bir çocuk üzerinden siyaset yapmayı bırakın da bu terörizme bir bakın; evinden ekmek almaya çıkan masum bir çocuk kafasına atılan gaz fişeği yüzünden öldü ya da öldürüldü.
gezi parkını yine kapayın! eylem yapın! yakın - yıkın! bu masum çocuk geri mi gelecek? sadece dua edin. onun ızdırabını ancak ailesi yaşayabilir. diğerleri ancak bunu malzeme yapar.
ne demeliyim, ne yazmalıyım bilmiyorum. uyanır uyanmaz haberi okudum, kalakaldım. bilmem kaç zaman oturup ağladım. televizyonları açtım, ses seda yok. biri hayatını kaybetmiş. onlar fenerbahçe - trabzon maçını tartışıyorlar. 15 yaşında bir çocuk öldü lan. ekmek almaya gitti ve öldü. polisin attığı gaz kapsülü yüzünden öldü. bütün gün bangır bangır konuşulması gereken bir konuyken, her yerde başka başka haberler en ince ayrıntısına kadar inceleniyor.
hepinizin üzerinde o masum çocuğun kanı. sessiz kalan, susan, görmezden gelen herkesin üzerinde. yatacak yeriniz yok hiçbirinizin. katil adama oy veren de katildir bu saatten sonra benim gözümde.
tape'ler, seçim mitingleri, trabzon fenerbahçe maçı olayları ve ergenekon sanıklarının serbest bırakılması olayları arasında kaybolup gideceği düşünülen ancak duyarlı insanlar tarafından hatırlanan güzel insandır. ölmüştür. duyarlılığın simgesi olmuştur. umutların yeşermesine katkı sağladığını görseydi sevinecektir de.
14 yaşında başından gaz kapsülü ile vurulan 15 yaşında hayata gözlerini yuman kardeşimiz.
öldürülmüştür. polis eliyle ''emri ben verdim'' diyen tayyit tarafından öldürülmüştür.
Bu çocuk öldürülmüştür hayalleriyle umutlarıyla. direnebildiği kadar direnmiş ama artık minicik bedeni bu yüke dayanamamıştır. Allah rahmet eylesin. Hiçbir şeyden haberi olmayan bu çocuğun katili evet devlettir inkar eden öte tarafta hesabını veremez günahtır minicik çocuğa terörist demek. bu çocuğun ölümüne sebep olan hayallerini, ailesinin umutlarını çalmıştır. Berkin herkesin vicdanında olmalı, bu çocuğu unutmayın. Sadece bugün değil hergün hatırlayın.
Gezi Parkı eylemleri sırasında evinden çıkıp ''ekmek'' almaya giderken polis tarafından başından gaz kapsülüyle vurularak komaya giren, cumhurbaşkanı tarafından, olaydan 267gün / 3 mevsim sonra ailesine geçmiş olsun demek için aranılan, 45 kilodan 16 kiloya düşen küçük vücudu daha fazla dayanamayarak 269. günde aramızdan ayrılan küçük, çok küçük bir çocuk. sanki bir suçu günahı varmış gibi mekanı cennet olsun bile diyemiyorum, biliyorum cennete gideceksin, senin yaşındaki bir çocuğun ne günahı olabilir ki.
çocuktu daha ulan çocuk. ne bilsin gaz bombasını, kapsülünü, sisini.
en fazla ilaçlama aracının peşinden koşup, çıkardığı sis bulutunun içinde eğlenmekten anlayacak yaştaydı.
kafasına aldığı darbe, bisikletten düşüp 2-3 dikiş atılacak kadar olmalıydı, kaşının üstünde küçük bir iz bırakmalıydı en fazla.
269 gün uyuyup 45 kilodan 16 kiloya düşmemeli, annesinin dizinde uyuyup da büyümeliydi.
ama berkin elvan öldü. bir çocuk için söylenince o kadar acımasız ki bu kelime.. 'öldü'.
belki de hala fırına ekmek almaya gittiğini sanıyordur sonsuz uykusunda.
kim bilir?
ama kesin olan, o fırının yakıtı berkin'in katilleri olacaktır.