eski yunan mitolojisinde çalıp çırpma tanrısının ismi olan; türkiye de yol ve kaldırım endüstrisi olarak algılanan bir kamu tüzel kişiliğidir. ülkemizde ne yazık ki belediyelerin hemşehri hukuku geliştirme, sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürünü pekiştirme sivil toplumu destekleme ve şehri markalaştırma gibi ulvi amaçları yoktur. aslında kanunda var bu görevler. ama çoğunluğu imar ve altyapı sorununu çözememiş belediyeler bütçelerinin büyük bölümünü yol kanalizasyon ve sair ortak kullanım alanlarını geliştirmeye ayırıyor. buna bir de belediye yönetimlerinin kendilerine yakın olan müteahhitleri zengin etme hevesi eklenince tüyü bitmemiş yetimin hakkı belediyelerin eliyle verimsiz yatırımlarda heba oluyor.
özellikle son yıllarda kar amacı güden ticari bir kurummuşçasına, yaptıkları yada yapıyormuş gibi gösterdikleri faaliyetlerini süslyerek, insanın gözüne sokarak reklamını yapan kuruluşlar olmuşlardır.* bakın neler neler yapıyoruz, çok çalışıyoruz, insanüstü çaba sarf ederek refahınızı arttırdık gibisinden böbürlenmeler içerisinde birçoğu. zaten yapılması elzem olan faaliyetlerin bu şekilde reklamının yapılması doğru gelmiyor bana. rahatsız oluyorum ve kandırılmış hissediyorum. gerçi kendilerinin her söylemlerini peşinde koşan birçok seçmeni epey etkileniyor olsa gerek bu reklamlardan. bende ise tiksinti yaratıyor. öte yandan benim gibi bu durumdan rahatsızlık duyanların sayısı da az olmasa gerek.
Adalet ve hukukun,insan eşitliğinin sadece sözde varolduğunun gözle görülebilir bir yer olmasıyla ünlüdür.Memurda olsan,işçide olsan eğer; belediyenin personeliysen yalaka olmak ve onur kelimesiyle arandaki mesafeyi uzak tutmak zorundasındır.Ha bunları yapmıyor musun?O zaman durum senin için pek iç açıcı değildir?Her an tekmeyle tanışabilirsin.
türkiye'de ise adı yolsuzluklarla anılan yerel yönetim şeysi.* bir de fıkrası vardır, o da şöyledir:
yerel seçimlerde belediye başkanı adaylarından birine sormuşlar:
- "neden belediye başkanlığına soyunuyorsunuz?"
belediye başkanı adayı cevabı yapıştırmış:
- "daha iyi giyinmek için"
Çalışması keyifli yerlerdir. En üstten herhangi bir şekilde sıkıştırma, sorusturma, araştırma talebi gelmediği sürece kimse işleri bitirip bitirmediğiniz ile ilgilenmez.
yerinden yönetim kuruluşudur. herşeyi merkezden yapmayalım, halkın istekleri dikkate alınsın, hızlı hareket edilsin, demokratik yönetim olsun diye kurulmuştur. ama halkımız bunu da dost-ahbap ilişkileriyle rant kapısına çevirmeyi bilmiştir.