"ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen
tanımadığın bir ülke gibi
içinde yaşamadığın bir zaman gibi
tam kendisi gibi mutluluğun
beni bekliyorsun
ve onu bekliyorsun beni beklerken"
günlerce sesini duyamadan bekledikten sonra 3 saatlik yolun zor gelmesidir. yürek delice çarpar, saniyeler bile zor geçer, sürekli saate bakılır. kavuşulacak şey dünyanın en önemli, en özel, en sevgili şeyiyse karmaşık hislerle, gözyaşları ve kahkahalarla geçen süredir.
kadın erkeği, hasta ölümü, anne bebeğini, öğrenci zili.. kişi birilerini, bir şeyleri bekler sürekli. bazısı heyecanla bazısı çaresizlikle, bıkkınlıkla bekler. hep bekler insan.
eğer bir söz verilmişse karşılıklı, her şeye değer.
çünkü sen hem kendi sevgini hem de sevdiğin insanın sözünü bekliyorsun.
o sözünü dahi tutamıyor ve seni bekletmekten zevk alıyorsa bu senin acziyetin değil.
beklemek ancak sevdiğine rağmen, sevgine rağmen, sözüne rağmen beklemek olunca acziyettir.
kimi ve neyi beklediğinize göre değeri değişmeyecek olan bir edim. önemli olan beklerken ne yaptığınızdır? insan doğar, büyür, sever,okur,aşık olur,iş bulur, evlenir, yer içer, ürer ve ölür. beklemek bunların arasında geçen zamandır. hep bir diğerine sıra gelsin diye bekleriz. kendi hayatımızdaki akış normal olsun diye, aslında kendimiz için uğraşırız..