bekir coşkun

entry623 galeri5
    201.
  1. ufacık köşesini dahi doldurmakta zorluk çeken, her kelimesinden sonra paragraf başı yapan, pragrafları arasında dahi en az iki satır boşluk bırakan, zorlama yazar.
    2 ...
  2. 202.
  3. müslümanları ve inançlarını eleştirmekten hatta hakaret etmekten ergenekon terör örgütü hakkında yazmaya vakit bulamayan fransız hatunla evli, devletçi hürriyet gazetesinin seçkinci yazarı.

    bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam tamlamaları şahsına aittir.
    1 ...
  4. 203.
  5. Yazılarının önünde eğilesi insan.Şu koca ülkede görüşlerimin uyuştuğu,ne olursa olsun doğruyu savunan nadide yazarlardan.inanılmaz derecede dürüst bir insan olduğuna inancım tamdır.Korkusuz büyük bir kalemdir.ince mizahıda sağlamdır şüphesiz.
    1 ...
  6. 204.
  7. hükümete esir bir gazetede ince mizah anlayışı ile insanlara gerçekleri göstermeye çalışan keskin bir kalem. ayrıca peltek olmasıda ona ayrı bir sevimlilik katıyor.
    1 ...
  8. 205.
  9. bugünü yine hayvanlara atfetmiştir gizliden gizliye. ama bu sefer kötü bir hayvan'a.
    4 ...
  10. 206.
  11. bugünkü yazısında yine edebiyatı parçalamış abimizdir,

    aslan abim saygılar.. *
    2 ...
  12. 207.
  13. bugünkü yazısı...

    HABERLER şöyleydi: "Başbakan, ABD'ye rest çekti..."
    Oooooo...
    Çeker çeker.

    Medyaya dağıtılan "Ulusa Sesleniş" metninde rest olarak "işimiz bitince çıkarız" diyordu Başbakan. ABD "çıkın" deyince acele yeni kayıt yapıldı ve Başbakan bu sefer "işimiz bitti" dedi.

    Herhalde izlediniz.

    Nasıl buldunuz "rest"i?..

    Ve uzmanlar "işimizin haftalar-aylar sonra biteceğini" hesaplarken, Kuzey Irak'tan çekilme kararı geldi, dün çekildik.

    *

    Kuzey Irak'a girerken Washington'a kadar gidip kimden izin alındıysa, çıkma işi de oradan sorulur.

    Niçin?
    Çünkü; büyük devlet olmak için; büyük ordu, büyük nüfus, büyük toprak, büyük millet olmak yetmiyor.

    Büyük devlet adamları lazım.

    Donanımlı, bilgili...

    Kendinden emin...
    Ve güven veren...

    Bakın; ingiltere tacının adaylarından Prens Harry'nin Afganistan'da savaştığı ortaya çıktı.

    Kraliçe göndermiş.

    Büyük devlet işte böyle olunur.

    ingiltere'de eğer meydanlara doluşmuş insanlar bir ağızdan "Bilal askere, Bilal askere..." diye bağırsalardı, ingiltere elbette büyük devlet olamazdı.

    Koyun bunun üzerine; Başbakan olmak için kendi parlamentosundan önce Washington'a koşmaları... "Stratejik ortağız" teslimiyetini... "Bu adamı delikten süpüreceğinize kullanın" ödünlerini...

    *

    ABD "çıkın" dedi, çıktık.

    Hepimiz biliyoruz ki, ABD ne derse o...

    Hepimiz biliyoruz ki, ABD'nin istemi dışında karşıya top mermisi bile atılamazken, bu arkadaşlar ABD'nin istemi dışında asla ve asla hareket edemez.

    "Rest"miş...

    Milleti aptal yerine koymanın lüzumu yok...
    4 ...
  14. 208.
  15. aslında iyi bir yazar olabileceğine dair işaretleri olsa da, muhalif tutumunda inatla devam edebilmeyi başarmış olsa da, ideolojik şartlanma sebebiyle çoğu zaman saçmalayan, birçok ulusalcı gibi inatlaşma* eğilimi gösterdiği için haklı olduğu yerde bile kendini haksız durumuna düşürmeyi kolaylıkla başaran kişi.

    8 köyden kovulmuş ama 9.da dikiş tutturmuş gibi. daha 10.köye uzun bir yolu var.
    2 ...
  16. 209.
  17. sert üslubu ve sağlam kalemi ile dikkat çeken yine hürriyette yazan Yılmaz Özdil den sonra yazılarını en beğendiğim, zati muhterem başbakanımıza ve cumhurbaşkanımıza demediği laf kalmamış,bugünkü yazısında ıraktan dönen askerlerimizi şiirsel bi anlatımla işlemiş okunası bi köşeyazarı
    1 ...
  18. 210.
  19. bugünkü yazısında cüneyt zapsu' nun türban ve don eşleşmesi ile ilgili sözüne güzel ayar vermiş yazardır.
    2 ...
  20. 211.
  21. avukatımı istiyorum adında güzel bi kitabı vardır..
    sahafçılarda bulabilirsiniz..
    2 ...
  22. 212.
  23. 3 Kasım 2002'de başlacak ve bu günlere gelecek olan iktidar saltanatını 5 Kasım 2002'de farkeden ve bu saltanatı farkedemeyen insanlara kapak gibi bir cevapla köşesinde karşılık vermiş dürüst insan.
    işte o köşe yazısı:
    Müstahak...

    SiZLERi kutlarım.

    Sizleri birçok şey için kutlarım.

    AKP'yi tek başına iktidar yaparak, Türkiye'nin çağdaş dünyada gerçek yerini almasında, bu inanılmaz tercihi yaptığınız için...

    iki gündür Batı medyası,"Türkiye'de siyasi islam iktidar oldu" haberleri veriyor.

    Haberin fotoğrafında; Tayyip Erdoğan ve türbanlı muhterem eşi.

    Yoksa Batı medyası uyduruyor mu?..

    Eğer siz seçtiğiniz şeyin ne olduğunu bilmiyorsanız, tümü Selamet-Refah-Fazilet-Saadet ekolünden gelen, Merve Kavakçı'nın Meclis'teki eylemini ayakta alkışlayan kadronun Türkiye'yi Batı uygarlığı ile bütünleştireceğine inanıyorsanız...

    Kutlarım.

    *

    Kim ne derse desin...

    Kim daha seçim sabahından başlayarak yalakalık yapmaya, yeni iktidara hoş görünmek için bahaneler-teoriler uydurmaya başlarsa başlasın...

    Bu; dinci siyasetin iktidarıdır.

    Ve onu tek başlarına iktidar yaptınız.

    Bu iktidarı vermenin en haklı gerekçesi olan, hırsız-soyguncu-yalancı partileri geçmişte nasıl yine siz iktidar yaptıysanız.

    Bizler burada yırtındık.

    Kaç yıl öbürlerini orada tuttunuz, şimdi de onlara kızıp bu sefer siyasi islam'ı tek başına Türkiye'nin başına getirdiniz.

    Kutlarım.

    Herhalde AB'ye girmeyi de bekliyorsunuzdur.

    AB'nin; diplomatik açıklamaları bir yana, artık Batı daha temkinli. Nitekim AKP'nin ilk iş AB ülkelerine koşması bundan...

    AB yolu daha zor.

    Niçin?..

    Çünkü tam Türkiye ile ilgili kararlar verilecek bir sırada...

    Oylarınızla AB'yi reddettiniz.

    Sizi kutlarım.

    *

    Yanılıp, bu yazı için sizden özür dilemeyi çok isterim.

    Sizler ise bundan böyle politikacılardan yakınmaktan, onları şikáyet etmekten vazgeçmelisiniz.

    Siz seçtiniz.

    Elbette Mustafa Kemal'in aydınlık çocukları ayrı.

    Onlar gözyaşlarını silsinler.

    Hayırlı olsun size AKP.

    Kutlarım...

    Kutlarım...
    kaynak:hürriyet gazetesi arşivleri 5 Kasım 2002 tarihli Bekir coşkun'a ait köşe yazısı.
    3 ...
  24. 213.
  25. 12 mart 2008 tarihli "Kendiliğinden memleket" başlıklı yazısı için;
    http://www.hurriyet.com.t...2&gid=61&sz=76664
    2 ...
  26. 214.
  27. 22 Mart 2008 tarihli muhteşem yazısı;

    Sıra size gelecek...

    TÜM bu olanlara şaşırmayın.

    Bunlar olacaktı.

    Çünkü karşı devrimdir bu...

    Niçin anlamıyorsunuz?

    *

    Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı hiçbir zaman sıradan siyasi çekişmeler değildi.

    Rejimdi ortada olan.

    Laik cumhuriyeti yıkıp, ABD nin BOP projesi kapsamında "Ilımlı islam" modelini kurmak isteyenler, masum maskeleriyle gelip saf kitleleri arkalarına alarak, önce siyasi iktidarı, yerel yönetimleri, bürokrasiyi... Peşinden bağımlı-bağımsız örgütleri-kurumları-kuruluşları ellerine geçirdiler.

    Sonra en dibinden tepesine kadar devleti...

    Sizler her sabah uyandığınızda bir başka parçanın "elden gittiğini" gazetelerden okumadınız mı?

    Ya da o "Kanlı mı olacak, kansız mı?" sinyalini nasıl anlamadınız?

    Adım adım geliyordu karşı devrim.

    *

    Ve uyuyordu Türkiye.

    Gaflet de vardı, ihanet de...

    Kimisinde; Batı medeniyetinden nefret eden dincilerin, Türkiye yi AB ye taşıyacağını umacak kadar ahmaklık...

    Kimisinde; kendi çıkarını Türkiye nin geleceğinden daha önde görecek kadar alçaklık...

    Ama en çok; küçük pis hesaplar, değmez çıkarlar, basit ikbal beklentileri içinde olan aydınlar yaktılar Türkiye nin canını. Biz onlara "aydınların ihaneti" diyorduk bu köşelerde.

    *

    Olan oldu.

    Bu gördükleriniz;
    direnen, cumhuriyet devrimine ihanet etmeyen, boyun eğmeyen, yürekli, yiğit insanların temizlenmesi aşamasıdır.

    Daha çok şey göreceksiniz.

    Daha sabahlar çok beter haberlere gebe...

    Sinmeyen, pısmayan, çocuklara sözü ve yüreği olan, vatana sevdalı insanların başlarına örülen entrikaları ve kirin-pasın içine sürüklenişlerini daha çok duyacaksınız.

    Hálá anlamayan-görmeyen varsa...

    Uzun sürmez...

    Sıra gelecek.
    2 ...
  28. 215.
  29. savcı, hakim ve infaz memuru.

    27 mart 2008 tarihli yazısında şöyle birşeyler zırvalamış.
    "Ama bu devirde laik cumhuriyete karşı suçlar işlenirken; suç işleyen partiye yalakalık yapmaktan utanmadılar.

    Suçun işlenmesinden değil de, suça ceza verilmesinden utanıyorlar.

    Siz hiç duydunuz mu; diyelim ki mahkemenin huzurunda hırsız utanmıyor. Ama hákim utanmış masanın altında, mübaşir çıkartamıyor...

    Şimdi de cezadan kurtulmak için ilgili ceza maddesini çıkartmaya çalışıyorlar Anayasa'dan.

    Dünyada görülmüş şey değil.

    Suç duruyor da ceza kalkıyor."

    evet evet zırvalamış, nedeni çok basit, anayasada bir kural vardır aksi ıspatlanana kadar herkes masumdur. ama bekir abimiz bunu es geçmiş daha iddianamesi üzerine görüşme yapılan bir kapatma davasını sonuca bağlayıvermiş.

    belki birilerinden birşeyler öğrenip ona görede yazmış olabilir, öyle ya dava açılmadan birilerinin cebinden çıkan iddianameler, davayı açtırıyoruz ile başlayan telefon görüşmeleri.

    kimbilir belkide bekir abimize birileri bu iş tamamdır sen ona göre yaz yazıları deyivermiştir.

    yahu bekir abi bozuk bir saat bile günde iki defa doğru zamanı gösterir, bozuk saat kadar olmadınya ona yanıyorum.
    1 ...
  30. 216.
  31. her zaman lafı tersinden anlayan ve anlatan insan.

    mesela bekir coşkun'la muhabbet ediyorsunuz:

    x: naber bekir?
    bekir: nasıl olabilirimki akp iktidardayken. zaten italyan gelini öldürmüşler akp'liler.
    x: akp'liler mi öldürmüş?
    bekir: ne sandın! üç çocuk yap dersen millet de böyle çocuk yapıp sokağa salar.
    x: ha?
    bekir: sevgisiz çocuklar akp'lidir. işte onlar büyüyünce tecavüzcü oluyorlar.
    x: ne alaka ya!?
    bekir: tecavüzcüler akp'lidir.
    x: nasıl yani!?
    bekir: akp'ye oy verenlerin tamamı tecavüzcü sapıklardır.
    x: e pes yani.

    http://www.stratejikboyut...m/news_detail.php?id=6769
    11 ...
  32. 216.
  33. babasının ölümünden dolayı bir süredir ara verdiği yazılarına yeniden başlamıştır. köşesini süsleyen bu günkü yazısını ise okumaya değer, şu sözleri ise gerçekten insanı vuruyor:

    "yanımda o sert yüzlü adam.

    Ama bu sefer...

    Bu sefer arkasından ağladım.

    ilk kez elimi bıraktı babam. "
    2 ...
  34. 217.
  35. ortamı germek, halkı kutuplaştırmak için elinden geleni yapan adam. en son "davar sürüsü" demiş bir kesime. bu adamın seviyesi bu işte, hâlâ sevip sayıp okuyanların var olduğunu bilmek üzücü. *
    http://www.sonsayfa.com/y...surusu-gibidir-72529.html
    2 ...
  36. 218.
  37. 219.
  38. bu gidişle sanırım onbirinci köye muhtar olacak diye tahmin edilen hürriyet gazetesi yazarı.
    1 ...
  39. 220.
  40. gelip benim köyüme muhtar olabilir, hatta ülkeme başbakan bile olabilir. o derece severim, sayarım..
    3 ...
  41. 221.
  42. 28 subat devrinde bir bakan vardi, adini hatirlayamadim simdi. bir acilis sirasinda dua ediliyordu ama dua bittikten sonra bu bakan amca hocaya kafadan girdi; "icinde ataturk gecmeyen dua mı olur lann!" diyerekten. bekir coskun da ayni dogrultuda, ataturku elestiren universite mi olur lan..
    http://www.hurriyet.com.t...=2&gid=61&sz=8104
    1 ...
  43. 222.
  44. son bir yıldır yazdığı yazılarda 586 kere "laiklik" 139 kere "demokrasi" kelimesini kullananan hürriyet gazetesi yazarı.
    2 ...
  45. 223.
  46. atatürk'e vurmak yazısını yazarken daha yakın zamanda atilla yayla'nın atatürk'le ilgili sözlerinden ötürü üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldığını unutmuş, hafızası zayıf yazar.

    --spoiler--
    Bu mudur gurur duyduğunuz şey:

    "Bu üniversitede Atatürk'ü eleştirmeye izin var..."

    Bu mudur vasfınız...

    Böyle midir kaliteniz?..

    Vefanız böyle midir:

    Atatürk'e vurmak...
    --spoiler--

    ayrıca, yukarıda sağa sola spoil ettiği gibi, bir üniversitede atatürk'ü eleştirmeye izin olması "vasfını" "atatürk'e vurmak" olarak yorumlayarak beni benden almış, bay arkın'a salmış şahsiyettir.
    2 ...
  47. 224.
  48. bugunkü yazısını sakin sakin okurken birden beni kocaman gülümsetmeyi başarmış yazar.

    --spoiler--
    Ama Başbakan "En az üç çocuk doğurun" diyor.

    isimlerini Tayyip koymalı, kız olursa Tayyibe...
    --spoiler--
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük